İSTANBUL'A BİR MÜHÜR DAHA: TAKSİM CAMİİ

Allah emeği geçenlerden râzı olsun.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / EDEBİYAT
Okunma Sayısı: 3509
Yazar: Beşir Ayvazoğlu
EDEBİYATIN ÇAMLICASI

Hayır, Çamlıca'ya inşa edilmek istenen "selahaddin camisi"nden değil, eskilerin bir "yeryüzü cenneti" olarak gördükleri, son otuz kırk yılda bir çeşit cehenneme dönüşen bu tabiat harikasının nasıl keşfedildiğinden ve edebiyatımızdaki yerinden kısaca söz etmek istiyorum.

On dokuzuncu yüzyıla kadar bazı padişahların av veya tenezzüh için çıktıklarında dinlenmeleri için yaptırılmış birkaç av köşkü dışında binanın bulunmadığı Çamlıca, II. Mahmud devrinde hânedan üyeleri ve yüksek tabaka tarafından keşfedilerek zarif köşkler ve konaklarla donatılır. Tanzimat devri şair ve yazarları bu sebeple Çamlıca'ya özel bir ilgi göstermişlerdir. Namık Kemal'in İntibah romanı Çamlıca tasvirleriyle başlar. Recaizade Mahmud Ekrem'in Araba Sevdası'nın kahramanı alafrangalık heveslisi mirasyedi Bihruz Bey de gönül maceralarını Çamlıca'da yaşar.

Yahya Kemal, 1921 yılında yazdığı "Üç Tepe" başlıklı yazısında bu tepeden "Namık Kemal ve arkadaşları Hâmid, Ekrem, Sezai ve ötekilerinin elli sene evvel âleme baktıkları tepedir. Eserlerinde Çamlıca havası eser, Çamlıca bahçelerinde bülbül sesi dinledikleri sezilir, şiveleri o semtin vezir konakları gibi ağır, harab ve şairanedir" diye söz etmiştir.

Sami Paşazade Sezai, çocukluğunu babası Sami Paşa'nın yazları geçirmek için Çamlıca'da kiraladığı kırk odalı köşkte yaşamıştı. Hekimbaşı Behçet Efendi'nin oğlu Hayrullah Efendi, komşu köşkte oturuyordu. Sami Paşa'nın oğulları ve torunları çok geçmeden Hayrullah Efendi'nin oğullarıyla, özellikle Abdülhak Hâmid'le sıkı bir dostluk kurmuşlardı. Maarif Nâzırlığı da yapmış, entelektüel kapasitesi yüksek bir bürokrat ve eğitimci olan Sami Paşa, ders halkasına aldığı Hâmid'e de küçük çocuklarıyla birlikte Gülistan okutmuştu.

Sezai'nin Hâmid'le hiç sarsılmayan dostluğu, aralarındaki sekiz yaşa rağmen o günlerde başladı. Sabahları az mı tepelere çıkarak güneşin doğuşunu seyretmiş, geceleri az mı bülbül dinlemişlerdi! Hâmid, bir mektubunda ona "Çamlıca, efkâr-ı şairânemizin mâderidir" diyor, bir şiirinde de bu tepeyi "en hoş tepe" diye anıyordu. Yıllar sonra bir gün uğradığı Çamlıca'da harabe halindeki Sami Paşa köşkünü görünce hüzünlenmiş, burada geçirdiği güzel günleri düşünerek "Mazi Mesirelerinden" isimli şiirini yazmıştı.

Sezai'nin muhtemelen 1924 sonlarında yazdığı, 1925 yılı Ağustos'unda Servet-i Fünun'da tefrika edilen Bir Yaz Gecesi adlı bir hikâyesi vardır. Altmış yaşlarındaki Osman Paşa, bir muhacir arabasıyla Çamlıca'daki köşküne giderken Hukuk Mektebi'ni yeni bitiren yirmi iki yaşındaki oğlu Nail'le eski ve yeni edebiyat üzerine konuşmaktadır, bu arada yazar tarafından Üsküdar-Çamlıca yolu uzun uzadıya tasvir edilir. Abdülhak Şinasi Hisar'ın da Çamlıca'daki Eniştemiz isimli romanının "Çamlıca" başlıklı bölümünde, Üsküdar'dan Çamlıca'ya giden birinin yol boyunca gördükleri bir fotoğraf makinesi sadakatiyle tespit edilmiştir. Bülbülderesi'ni geçtikten sonra Fıstıkağacı, Bağlarbaşı, Servilik, Nuh Kuyusu, Nakkaştepesi gibi "safvetli ve şiirli isimler" taşıyan, "isimleriyle birer şiir yatağı olan" bölgeye geçildiğini söyleyen Abdülhak Şinasi'nin şu cümlesine dikkatinizi çekerim: "Keşke uzun bir ömrüm olsaydı da zaman­larımı bu yerler arasında taksim ederek her bi­rinde ayrı ayrı seneler yaşıyabilseydim!"

Çamlıca'daki Eniştemiz'in "Çamlıca'da Günler ve Geceler" başlıklı bölümü de bir zamanlar Çamlıca'da yaşanan hayat hakkında önemli ipuçları taşır. Çamlıca demek, Abdülhak Şinasi'ye göre, "bütün Osmanlı devrinin son ihtişamları demektir." Yazarlık hayatına, Tanzimat yazarlarını okuyarak başlayan Halide Edip'in gençlik dönemi romanlarında, Çamlıca, karşımıza zengin, ihtişamlı bir hayatın ortamı olarak çıkar.

Yakup Kadri'nin Nur Baba adlı romanına konu olan Bektaşi dergâhı, Çamlıca'daydı. Yahya Kemal, bu dergâha ilk defa bir Nevruz günü Yakup Kadri tarafından götürüldü. İbrahim Hakkı Konyalı, Nur Baba Tekkesi diye zikrettiği Çamlıca Bektaşi Dergâhı'nın İstavroz deresinin üstünde olduğunu, bir mescidinin ve âyin yerinin bulunduğunu söyler. Nur Baba'dan sonra oğlu Ali Baba'nın şeyhlik yaptığı bu dergâh, hiçbir iz kalmamacasına yok olmuştur. Reşat Ekrem Koçu ise, İstanbul Ansiklopedisi'nde Çamlıca Bektaşi Dergâhı'nın İstanbul'un fethinden yüz yıl kadar önce Çamlıca Baba adında biri tarafından kurulduğunu, tepenin adını bu tekkeden aldığını, Vak'a-i Hayriye'den sonra kapatılan tekkenin Abdülmecid devrinde Nakşi kisvesi altında açılarak Tahir Baba Dergâhı adıyla Cumhuriyet devrinde bütün tekkelerin kapatıldığı tarihe kadar faaliyet gösterdiğini anlatır.

Nâzım Hikmet'in annesi Celile Hanım'ı ilk defa Çamlıca Bektaşi Dergâhı'nda gören Yahya Kemal, bu tepeyi ve bu tepeden İstanbul'u seyretmeyi hep sevmişti. Burası Eyüp ve Üsküdar gibi uhrevî semtlere benzemiyor, tam aksine insana dinlenmeyi ve hayatın tadını çıkarmayı telkin ediyordu. Onun için "cânan"la gezerken öncelikle tercih ettiği yerlerden biriydi. "Bir Tepeden" ve "Bir Başka Tepeden" şiirlerindeki tepelerden biri hiç şüphesiz Çamlıca'dır. "Karnaval ve Dönüş" şiirinde de, İstanbul'a bir dönüşünde ufukta Çamlıca tepesini bir an önce görmek için nasıl sabırsızlandığını anlatmıştı.

Bana ayrılan köşeyi doldurduğumun farkındayım. Fakat Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur'unda, Mümtaz'ın Küçük Çamlıca'da bir kahveye, Mustafa Tab'î Efendi'nin "Çıkmaz derûn-i dilden efendim muhabbetin" güfteli Bayati ağır semaisini Nuran'dan burada dinlediği için "Derunidil" ismini verdiğini kaydetmeden geçersem bu yazı eksik kalır.

İstanbul muhabbetinin "derûn-i dil"de ebediyyen muhafaza edilmesi temennisiyle...

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Beşir Ayvazoğlu
12-07-12
E mail: zaman.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
EDEBİYATIN ÇAMLICASI
Online Kişi: 38
Bu Gün: 173 || Bu Ay: 5.645 || Toplam Ziyaretçi: 1.780.305 || Toplam Tıklanma: 44.709.281