HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / DİL KALESİ
Okunma Sayısı: 2198
Yazar: Önder Saatçi
ÜNİVERSİTELERDE TÜRKÇE NE ÂLEMDE?

Dünyaya açıldıkça yerliliÄŸini her geçen gün biraz daha geriye iten Türk toplumu dilini ihmal etme girdabından da kurtulmuÅŸ deÄŸil. Merkezî sınavlar bütün bir eÄŸitim sistemini kıskacına almış eÄŸitimi bir arenaya çevirmiÅŸken bu gidiÅŸattan en çok ana dilimiz Türkçenin yara aldığı bir gerçek. Dilimiz, okullarımızda doÄŸru dürüst öÄŸretilmediÄŸi ve kullanılmadığı gibi eÄŸitimin en üst seviyesindeki üniversitelerde de üvey evlât muamelesinden kurtulamıyor.

Bugün için, üniversitelerimizde yabancı dilin, Türkçenin önüne geçtiÄŸini kabul etmeliyiz. Akademik yükselmelerde yabancı dille yapılan yayınlara Türkçe yayınlardan daha fazla puan verilmesi bunun en belirgin örneÄŸi. Bu tutum Türkçeyi resmen, Türkiye Cumhuriyeti’nde, hem de devlet eliyle ikinci dil konumuna düÅŸürmektir. Bir süre önce, bir yardımcı doçent arkadaşım, yabancı dil yayınlarını İran, Pakistan gibi ülkelerin İngilizce akademik dergilerinde gerçekleÅŸtirdiÄŸini anlatıyordu. Bu dergilere yayın karşılığında belli bir ücret de ödeniyor. Böylelikle, Türkiye’de üretilen bir bilgi, üstüne para da verilerek, bütün dünyaya servis edilmiÅŸ oluyor. Bu akademisyen arkadaşımı suçlamak deÄŸil, niyetim. Zira o da sistemin kendinden beklediklerini karşılıyor. Ancak, ÅŸunu da düÅŸünmeden edemiyor insan: EÄŸer, bizim ürettiÄŸimiz bilgi o bilim dalında gerçekten kayda deÄŸerse yabancı bilim adamları o bilgiyi elde etmek için ister istemez bir çaba içine girmeyecekler mi? Meselâ, Türkçe öÄŸrenmek gibi…

YÖK Kanunu’yla halen okutulmaya devam edilen zorunlu ortak Türk dili dersi de öÄŸrencilerin gözünde angarya, idarecilerin gözündeyse formalite olmaktan öteye geçemiyor. Popülist bir kararla normal öÄŸretim (gündüz öÄŸretimi) harçlarının kaldırılmasından sonra bütçe darlığına düÅŸen üniversiteler zorunlu ortak dersleri de bütçeye yük olarak görüyor.

Bazı üniversiteler bu dersleri uzaktan eÄŸitime havale ederken bazılarında da sınıflar birleÅŸtirilip kurum dışından istihdam edilen personel sayısı azaltılıyor ve kadrolu okutmanların haftada 40 saat civarında derse girmesi isteniyor. Bununla birlikte, üniversitelerde Türk dili okutmanı istihdamı her zaman en alt seviyededir. Bütün bunlar dersin de amacından sapmasına, veriminin düÅŸmesine yol açıyor.  Halbuki, bugün içinde bulunduÄŸumuz dil kirliliÄŸi sorununu aÅŸmak için birçok tedbirin yanında, üniversitelerimizdeki Türkçe derslerinin daha da yaygınlaÅŸtırılması yoluna gidilmeli. Dil kullanımının önemli bir yer tuttuÄŸu bilim ve meslek dallarında, meselâ hukuk, ilâhiyat, iletiÅŸim, tiyatro gibi alanlarda tahsil gören öÄŸrencilere ortak zorunlu Türk dili dersinden baÅŸka, çok ciddi ölçülerde dil bilgisi ve kompozisyon dersleri de verilmeli.

Bu arada, Türkiye’de yabancı dille eÄŸitim veren üniversitelerin varlığı da ayrı bir mesele. Üniversitelerin yabancı dille öÄŸretim uygulanan dallarına giriÅŸte, Türkçe öÄŸretim veren dallardan daha yüksek puan aranması Türkçenin, bir baÅŸka ÅŸekilde dışlanmasıdır. Üniversitelerimizde yabancı dil öÄŸretimi yabancı dil derslerine hasredilmeli bu derslerin verimliliÄŸinin arttırılmasına bakılmalıdır. Yüksek eÄŸitim sürecinin tamamına yayılan yabancı dil dersleri meslekî ağırlıkla okutulup baÅŸarılı öÄŸrenciler desteklenmeli ve ödüllendirilmelidir. Daha da önemlisi yabancı dili yabancı dil dersinde öÄŸretmek gibi bir anlayışı, artık, Türk toplumu ne yapıp edip kavramalıdır.

Åžüphesiz, bütün bu sorunlar daha baÅŸka sorunlarla iç içedir. Bugünden yarına çözülmesi de pek mümkün görünmüyor. Gerçek çözüm için sorunların ardında yatan ve bir zamanlar bir YÖK baÅŸkanınca dile getirilen “Türkçeyle bilim yapılmaz.” zihniyetinin ortadan kaldırılması esas hedef olmalı. Ne demiÅŸler, bir peÅŸin hükmü yıkmak atomu parçalamaktan zordur.

Yeni YÖK kanun tasarısının bu meselelere de çözüm getirmesi temennisiyle…

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Önder Saatçi
04-12-12
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 1
uÄŸurlu
Varlık meselemiz DİLimiz
Tarih : 08-12-12

Dil meselesine hassasiyet duyan, dikkat çekenler inÅŸallah çoÄŸalır da etkili yetkili mercilerimiz harekete geçer. Ümit ederiz ki Türkçe konuÅŸmanın yazmanın duymanın ve araÅŸtırmanın zevkini, hazzını, güzelliÄŸini ve dahi zenginliÄŸi fark edilir. Yarınlara güvenle bakılır. Zira, Dilimiz varlık meselemizdir.

 
ÜNİVERSİTELERDE TÜRKÇE NE ÂLEMDE?
Online KiÅŸi: 25
Bu Gün: 690 || Bu Ay: 6.668 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.199 || Toplam Tıklanma: 58.640.322