HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM
Okunma Sayısı: 2914
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
LEVLÂKE RİVAYETİ VE NUR-I MUHAMMEDÎ MESELESİ-7

“Bu rivayet şu hususu sarih olarak ifade etmektedir: Takdir (mahlûkatın mukadderatının tayin ve yazılması) Arş’ın yaratılmasından sonra, Kalem’in ilk yaratıldığı esnada vaki olmuştur. Zira Ubâde b. Es-Sâmit (R.A.)’ten Hz. Peygamberin (S.A.V.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: `Allah’ın ilk yarattığı şey Kalem’dir. (Kalem’i yaratınca Allah Teala ona) `Yaz’ buyurdu. Kalem, `Ne yazayım?’ dedi. Allah Teala, `Her şeyin miktarını/kaderini yaz’ buyurdu. Bunu et-Tirmizî rivayet etmiş ve sahih olduğunu belirtmiştir.

Ancak Ebû Rezîn el-Ukaylî rivayeti olarak gelen ve İmam Ahmed ve et-Tirmizî tarafından –sahih olduğu belirtilerek– nakledilen bir başka sahih hadiste suyun Arş’tan önce yaratıldığı ifade buyrulmuştur.  Yüce Allah’ın, `Arş’ı su üzerindeydi’  kavl-i ilahisinde de bu duruma işaret ve delalet vardır. es-Süddî müteaddit senedlerle şöyle rivayet etmiştir: Allah Teala, sudan önce hiçbir mahluku yaratmamıştır.

Bütün bunlardan da anlaşılacağı gibi, ilk yaratılan şey Nur-u Muhammedî’dir. Ondan sonra su, sonra Arş ve sonra da Kalem yaratılmıştır. İlk yaratılan şey konusunda Hz. Peygamberin (S.A.V.) nurundan başkasının zikredildiği rivayetler de vardır. Yine şöyle rivayet edilmiştir: `Allah Teala Âdem’i yarattığı zaman bu nuru onun sırtına koydu. Nur alnında parlıyordu. Sonra Allah Teala onu, mülkünün tahtına kaldırdı ve meleklerinin omuzlarına yükledi. Sonra da melekûtunun harikuladeliklerini seyretmesi için onu semavatta dolandırmalarını emir buyurdu.’

Ca’fer b. Muhammed (İmam Ca’fer es-Sâdık, E.S) şöyle demiştir: O nur, Hz. Âdem’in başında yüz yıl durdu. Bacağında ve ayaklarında yüz yıl durdu. Sonra Allah Teala ona, bütün mahlûkatın isimlerini öğretti. Sonra da meleklere, ona –tıpkı Hz. Yusuf’un kardeşlerinin secdesi gibi– ta’zim ve tahiyye (selamlama) secdesinde –ibaret secdesi değil!– bulunmalarını emir buyurdu. Hakikatte kendisine secde edilen, Allah Teala’dır. Bu durumda Hz. Âdem, kıble mesabesindedir.

İbn Abbâs (R.A.)’dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Bu durum, Cuma günü zeval vaktinden ikindi vaktine kadar devam etti. Sonra Allah Teala Hz. Âdem için, sol kaburga kemiklerinden birisinden eşi Havva’yı yarattı. O sırada Hz. Âdem uyuyordu. Ona `Havva’ denmesi, hayat sahibi bir canlıdan yaratılmış olması sebebiyledir. Hz. Âdem (A.S.) uyanıp da onu görünce, ondan dolayı kendisine bir sekinet geldi. Elini ona doğru uzattı. Melekler, `Yavaş ol ey Âdem!’ dediler. Hz. Âdem, `Niçin?’ dedi, Allah Teala onu benim için yarattı?”

Devam edecek.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
25-02-13
E mail: milligazete.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
LEVLÂKE RİVAYETİ VE NUR-I MUHAMMEDÎ MESELESİ-7
Online Kişi: 27
Bu Gün: 795 || Bu Ay: 6.773 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.361 || Toplam Tıklanma: 58.643.015