HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 3274
Yazar: D. Mehmet DoÄŸan
MEHMED ÂKİF HAKKINDA BİRKAÇ DÜZELTME

Günaydın Hasan Pulur!

Bazı yazarlar, gazeteleri ile anılır, gazeteleri de onlarla. Milliyet, 1950’de çıkan ve hâlâ yayınını sürdüren bir gazete. Hasan Pulur 1958’de bu gazetede yazmaya baÅŸlamış. Yarım asırlık “Milliyet”çi!… Milliyet “ben köklü bir gazeteyim” demek isterse, yaÅŸayan ÅŸahidi Hasan Pulur olur her halde.

Eskiden çok okunurdu. Onun tarzı halkın ilgisini çekerdi. Åžimdi de öyledir muhtemelen.

Son yazısı Mehmet Âkif üzerine idi…
Sanki Mehmet Âkif’i yeni tanıyormuÅŸ hissine kapıldım, yazıyı okuyunca.
Atatürkçülük hamasetine sarılmadan Mehmed Âkif’i anlamak. Bunu ondan beklemeliyiz.

Mehmed Âkif, Mustafa Kemal PaÅŸa tarafından Meclis açılmadan önce Ankara’ya davet edildi. Daha hiçbir gazeteci, yazar, ÅŸair davet edilmeden o davet edildi. “İslâm Åžairi” sıfatıyla. Ankara’ya geliÅŸini, PaÅŸa’nın Ankara’da yayınlanmasını saÄŸladığı Hakimiyet-i Milliye haber yaptı. BaÅŸlığı “İslâm Åžairi Mehmed Âkif Bey” idi.
İslâm Åžairi, Milli Mücadele’nin manevî cephesini güçlendirmek için Ankara’da idi. Bunu hakkıyla yaptı. Bütün sıkıntılı bölgelere, cephelere giden, konuÅŸan, vaaz eden oydu. Dergisi SebilürreÅŸad Büyük Millet Meclisi’nin bütçesinden basıp dağıttığı iki süreli yayından biri idi. (DiÄŸeri Hakimiyet-i Milliye).
Ankara’da bulunuÅŸuna bir vesile, bahane gerekiyordu. Burdur milletvekili yapıldı… Siyaset için deÄŸil, hizmet için kabul etti Meclis üyeliÄŸini. Meclis’in kütüÄŸüne “İslâm Åžairi Mehmet Âkif” diye kaydedildi…
Savaşın sadece ordularla, askerlerle, silahlarla kazanılmadığına inanıyorsak, Mehmet Âkif’in Milli Mücadele zaferinin kahramanlarından olduÄŸu ÅŸüphe götürmez.

Mücadele zafere ulaÅŸtıktan sonra Âkif’e ve onun temsil ettiÄŸi düÅŸünceye ihtiyaç kalmadı. Hatta, artık o muzır bir düÅŸünceyi (irtica) temsil ediyordu. Dergisi kapatıldı, yayıncısı İstiklâl Mahkemesi’ne gönderildi…

Emekli deÄŸildi, baÅŸka bir iÅŸ yapacak durumu da yoktu. Âkif’e sen artık “kumda oyna” denildi… Polis takibatı altında idi… O da Mısır’a gitti ve ölümü yaklaşıncaya kadar dönmedi…
Ölümüne altı ay kala doÄŸduÄŸu İstanbul’da idi. İçiÅŸleri Bakanlığı DışiÅŸlerinden sordu: “Bu mürteci ÅŸairin Türkiye’ye gelmesine kim izin verdi?” diye…
Milyonların gür sesle ÅŸiirini okuduÄŸu İstiklâl Marşı’nın ÅŸairi, bir garip olarak öldü… Ölümü gazetelerde üç beÅŸ satırlık haberlerle geçiÅŸtirildi. Resmi tören yapılmaması talimatı geldi İstanbul’a. Tek üniversitenin rektörüne de, ne hocaların ne de talebelerin cenazeye katılmaması bildirildi…
28 Aralık sabahı, Bayezit camii avlusunda Akif’in tabutunu Tıbbiye talebesi bir genç fark etti. O zaman Tıbbiye merkez binada idi. Bütün öÄŸrencilere yaydı. Ve İstiklal Marşı ÅŸairi ÅŸanına lâyık bir merasimle, gençlerin omuzları üzerinde taşındı ve topraÄŸa verildi…
Hasan Bey’in seyrettiÄŸi Mehmet Âkif’le ilgili televizyon programını biz göremedik. Prof. Mehmet Çelik konuÅŸmacı imiÅŸ. Fethi GemuhluoÄŸlu’nun Mehmet Âkif’in cenazesini fark ettiÄŸine ve gençleri uyardığına dair bir hatıra aktarmış.

Elbette Fethi Bey bir Mehmet Âkif muhibbi idi. Fakat, bu hadise onun başından geçmiÅŸ olamaz.
1922 doÄŸumlu Fethi Bey, 1936’da 14 yaşında idi.
Dolayısıyla Üniversite öÄŸrencisi olamazdı…
Hadi lise öÄŸencisi olsun. Fakat, HaydarpaÅŸa Lisesi’nde okumuÅŸ… Bayezit’e bir hayli uzak…
Sözlü tarihte böyle zuhüller olur!
Peki, Bayezit camii avlusundaki tabutu fark eden kimdi? Bizim bildiÄŸimiz, Fethi TevetoÄŸlu’dur. Daha sonra bunu anlatmış ve yazmıştır. Tabipti ama, sosyal ve kültürel konulara meraklıydı. Neredeyse bir raf dolusu telif eseri vardır.

Hasan Pulur’a söyleyeceÄŸimiz ÅŸu: Cumhuriyetin 90. yılındayız, Cumhuriyet tarihinde madalyonun öteki yüzüne bakmak lâzım. Mehmet Âkif’in, Âkiflerin hayatını da bilmek lâzım. Ancak o zaman taÅŸlar yerine oturur…

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: D. Mehmet DoÄŸan
19-09-13
E mail: habervaktim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MEHMED ÂKİF HAKKINDA BİRKAÇ DÜZELTME
Online KiÅŸi: 30
Bu Gün: 276 || Bu Ay: 7.081 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.822 || Toplam Tıklanma: 58.649.773