
| Kategori : TÂRÝH / ÝSLÂM TÂRÝHÝNDEN | Okunma Says: 5111 |

“Gazze bir açk hava hapishanesi” diyordu yabanc gazeteci, denizden, karadan, havadan srail tarafndan kuatlm. Tek nefes alabilecei delik Refah, onu da Msr darbecileri kapatt m, “ört ki ölem”! Hazr olalm, kara harekâtna dönüen srail saldrs sahilde krlangçlar misali 4 çocuun taretlerle biçilmesini aratacak sahnelerle dolduracak günlerimizi.
Hayatn kaybedenlerin çetelesini tutmak dünyaya kalacak ve bir süre sonra atekes ilan edilip yine unutulacak Gazzeliler, Bat eriallar, Kudüslüler, ezcümle Filistinliler, kaderleriyle ba baa kalacak. Yine evler buldozerlerle dümdüz edilecek, yine krlangç yavrularnn bedenleri kundaklarnda veya kumsallarnda bombalara maruz kalacak, yine camiler hedef alnp yklacak.
Bombalarla tant m bilmiyorum ama Gazze’den bir cami geliveriyor aklma. Seyyid Hâim Camii. Avlusunda çocuklar oynar, güngörmü ihtiyarlar günein hainliinden onun sayesinde kurtulurlar. “Seyyid” yazdna bakarak onun Peygamber Efendimiz’in (sav) torunlarndan zannetmeyin. Bu cami, Efendimiz’in büyük dedesi Hâim b. Abdu Menaf adna Osmanl Sultan Abdülmecid tarafndan 1850’de yaptrld. Minaresini yenileme erefi ise cennetmekân 2. Abdülhamid’e ait.
Külliyedeki bir kubbenin altnda Efendimiz’in büyük dedesi Hâim’in yattn yazyor kaynaklar. Merakm çekti dorusu, neden Mekke veya Medine’de deil de Gazze’de vefat etmiti Abdülmuttalib’in babas?
Cevabn ararken ilginç ayrntlara rastladm. Bulduklarm paylayorum.
Tarihçi bnü’l-Esir Hâim’in asl adnn Amr olduunu yazar. Öyleyse neden Hâim denilmi? Sebebi u: “Mekke’de kavmine ilk olarak ekmek dorayp tirit yapan ve halka yediren kimse olmas.” “Hâim” Arapçada ‘kran, ufalayan’ demek. Peygamber Efendimiz’in tiridi çok sevdiini bildiimize göre bu âdeti Kurey’e getiren kii oluyor. Yine de anlalmyorsa “Siret-i bn Hiâm”a göz atabiliriz.
Cahiliye Mekke’sinde iki önemli görev vard: “Sikâye” ve “rifâde”. Bunlar ne anlama geliyor? diyorsanz açklayaym. “Sikâye” haclara su datma; “rifâde” ise vergi toplama görevi demek. te bu görevleri üstlenen Hâim, isterdi ki, haclarn bütün ihtiyaçlarn kendi karlasn. Lakin güç yetiremedii için onlardan bir miktar harç alr ve karlayamad ihtiyaçlarn o parayla görür, kimseyi madur etmezdi.
kapak
Giriimci bir Kureyli
Bir seferinde ktlk vard. Kimse haclara yardm edemiyordu, haclarn da anlalan durumlar iyi deildi. Bunun üzerine Hâim “bütün maln am’a götürerek onunla “ka’k” satn ald. Sonra hac mevsimi geldi ve bu ka’k’in hepsini ufalad ve onu dödü. Ondan haclar için tiride benzer bir yemek yapt.”
“Ka’k” kelimesini özellikle çevirmedim, çünkü anlurfa, Gaziantep, Hatay gibi ehirlerimizde ‘kâhke” diye piirilip satlan ve kolay bayatlamayan yiyecein kendisidir ki, imdilerde sosyete pastanelerinde boy göstermektedir. Hatta Avrupa dillerine “kek” olarak geçen ve sonra dönüp bize gelen yiyecein asl da Arapça “ka’k”dir (kef ile). Yabanc zannetmeyesiniz.
Hâim’in Abdu ems adl kardeiyle ikiz doduklar rivayet edilir. kizlerin büyüü Hâim’dir ve ayak parma kardeinin alnna yapk olarak domutur. Babalarnn onlar klçla ayrd abartl olsa da, ayrma srasnda kan akt bilinir. Hatta bu kann sonradan Ümeyye oullar ile Hâim oullar, yani Muaviye ile Hz. Ali arasnda dökülecek kana iaret olduu söylenmitir (Hâim, Hz. Ali’nin dedesidir, Abdu ems ise Muaviye’nin).
Hâim’in Mekke’de ne kadar nüfuzlu ve faal olduuna dikkat çekelim. te bu nüfuz ve etki, Peygamberimiz’in mücadele verdii ortam hakkndaki bilgilerimizi yerine oturtan bir ayrnty gizler.
Fihr, yani Kurey adl atadan beri Mekke’nin önde gelen tüccar ailelerinden biri olmutu Kurey kabilesi. Öyle ki, Hâim’in babas Habelilerle ticaret anlamas yapm ve hatta bir tür ‘kapitülasyon’ olan ahidname veya emanname (ilâf) alarak ticarî bir baarya imza atmt. Oullar da babalarn mahcup etmemi ve her biri bir yerden kapitülasyon kopararak Kurey’in zenginlik ve etkinliini artrma yolunda ilerlemilerdi.
Hâim, Bizansllardan ve am’da bulunan Gassanîlerden birer ahidname almt. artc ama bn Sa’d’n “Tabakât”na baklrsa Peygamber Efendimiz’in büyük dedesi Bizansllar tarafndan iyi tannrd ve ileriyle ilgili olarak Ankara’ya kadar gidip gelirdi!
Sizi bilmem ama Peygamberimiz’in dedesinin Ankara’ya kadar gelmi olmas bende farkl duygular uyandrd. Tpk Gazze’de vefat etmi olmas gibi. Galiba tarih ve corafya algmz yeniden ekillendirmemiz gerekecek; hem slam tarihini, hem de kendimizi iyi anlamak ve kimliklendirmek için.
Hâim’in Gazze’si
Taberî’ye göre ikiz kardei Abdu ems, Habe kral Necâi’den; kardei Nevfel ran Kisralarndan; öbür kardei Muttalib ise Himyerli hâkimlerden ticarî imtiyazlar ve yolculuk srasnda güvence tezkereleri almt.
Hâim ayrca kervan yolu üzerinde yaayan kabilelerle de anlamalar yapmt. Buna göre Kureyliler bu kabilelere ait mallar Bizans topraklarna götürüp satacak, parasn masraf almadan kendilerine teslim edecekler, buna karlk kervanlarn güvenliini salayacaklard.
Demek ki, Kurey ve Mekke büyük ticaret yollarnn kavandaki kritik konumunu Peygamberimiz’in büyük dedesi ve büyük amcalar zamannda idrak etmi ve ticari potansiyelini geniletme çabasna girmiti. Kurey deve kervanlar bu sayede bu bölgelere rahatça gitmi ve kabilenin muazzam serveti bu giriimci ruh sayesinde canlanmt.
Bu tablo karsnda Peygamberimiz’in gençliinde ticaretle uramasnda artc bir taraf olamazd, zira Mekke’ye hakim bir tüccar kabilesi ve büyük bir tüccar ailesinde domu olmak ona baka seçenek brakmyordu. Öyle ya, Kurey Sûresi’nde geçen yaz ve k ticaret yolculuklarn balatan kiiydi büyük dedesi.
Hâim’in yolu Suriye’ye yapt ticarî seferlerin birinden dönüte Gazze’ye dümütü. Burada hastalanp vefat etti (497). Ya epey gençti ama çou klasik metinlerde geçtii üzere 20-25 yalarnda olduuna ihtimal verilemez. 40’na yakn olmaldr. Halk tarafndan o kadar benimsenmitir ki, onun adna yaplan camide namaz klan Gazzeliler ehirlerine de, “Gazzetü’l-Hâim” derlerdi, yani “Hâim’in Gazze’si”.
Olu Abdülmuttalib yana kadar Medine’de kaldktan sonra amcas Muttalib tarafndan Mekke’ye getirilecek ve zaman döne döne Nur’un inecei vakte doru ilerleyecekti.
Velhasl ne Ankara Ankara’dadr, ne Gazze Gazze’de. Ortada Efendimiz’in maneviyat varken Gazze’ye düen bombalar iftar sofralarna da düer. Düer mi sahiden de?
Yazar: Mustafa Armaðan |
07-08-14 |
||
| E mail: mustafaarmagan.com.tr | Tweet | ||