HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / GEÇERKEN UĞRAYAN YAZARLAR
Okunma Sayısı: 2305
Yazar: Bir okuyumuzdan mesaj
ANNE

Nene Hatun

"Lakin annem cenneti sağ yanında cehennemi sol yanında taşıyormuş gibi güçlü bir imana sahipti. Kendisine bütün mahalle kadınları emanetlerini verir, sözlerini dinlerdi. Annem her bir emaneti yerine koyar. Zamanı gelince teslim ederdi. Annem dürüstlük abidesiydi. Yanında herhangi bir adamın lehine dahi konuşulsa aman dikkat edin, gıybet etmeyin, derdi. Bu abide kadının hayatında yalanın, riyanın, gıybetin yeri yoktu. Her sayfaya üç ihlâs bir fatiha okuyunca Kur'an-ı Kerimi hatmettiğine, sevabını alacağına inanırdı". (Hasan Nail Canat'la mülakattan)

Yukarıdaki ifadeler, Anadolu toprağında yetişen ve yaşı ortaları birazcık geçen ekserimizin bizzat  analarında görüp, baba ocaklarında pek aşina olduğumuz bir durumdur. Aynı zamanda bu ifadeler, cemiyet olarak bağrımızda tuttuğumuz en gizemli hazinemizin, en büyük sırrımızın dahi ifşaıdır. Binlerce yıldır dünya coğrafyasına evinin avlusu misali hükmedebilmenin sırrıdır. Müslüman Türk cemiyetini doğuran, büyüten, ayakta tutan bu yüce sırrın adı: ANNE...

İster evimizde, ister sokakta; ister mahallede isterse tüm cemiyette, aklımıza gelen her sahada çöküş, yukarıda tanımlanan "anne"lerimizi kaybedince başladı.

Bugün aradığımız "Doğruluş"un, düzelmenin, tek ve yegâne çaresi kaybettiğimizi bulmak değil midir? İktisâdî meselelerden eğitime, sanattan günlük hayata ne kadar "bozuk" diye şikayet ettiğimiz mevzu varsa hepsinin halli için  önce "anne"mizi yeniden bulmamız lazım.

Elbette bilime ve onun araştırmalarına saygımız var lakin bu mevzuda uzun sosyolojik, antropolojik ve psikolojik izahatlara pek de lüzüm yok. Eğer biz, "torunumun annesi gelinimden, gelinim eşimden, eşim annemden, annem de babaannemden daha üstün vasıflara sahip" diyebilirsek, o zaman cemiyet terakki ediyor; ya da tersi durum var ise  cemiyet geriye gidiyor demektir.

Büyük Veli'ye sormuşlar: "Efendim ne olacak bu ümmet-i Muhammedin hali? Cevap kısa lakin çok manalı: Sen bana o ümmeti göster, ben sana kurtulduğunun müjdesini vereyim."

Şimdi biz hep beraber yukarıdaki vasıfları haiz annelerden müteşekkil bir cemiyet bulalım, bilâistisna tüm meselelerimizden kurtulduğumuzun müjdesidir.

Haşiye: Rahmetli annem, ben ÖSS imtihanına hazırlanırken "önce konu komşunun çocuğuna, sonra oğluma" diye dua ederdi. Eminim ki komşu evlerde de benzer dualar edilirdi. Ya bugün?

Yazar: Bir okuyumuzdan mesaj
12-04-10
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ANNE
Online Kişi: 16
Bu Gün: 342 || Bu Ay: 342 || Toplam Ziyaretçi: 2.890.844 || Toplam Tıklanma: 58.281.555