HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÅžUUR YAZILARI
Okunma Sayısı: 1735
Yazar: İsmail Kılıçarslan
ŞU KÜLTÜR MESELEMİZ...

ÅžU KÜLTÜR MESELEMİZ... Kültür: Bir kez daha'

İletiÅŸim imkânlarının böylesine geliÅŸtiÄŸi ve yaygınlaÅŸtığı bir dönemde elbette kendimizi bir cam fanusun içine hapsedemeyiz, tarihin bir noktasında dondurup bırakamayız. Karşılıklı etkileÅŸim mutlaka olacaktır ama biz bu etkileÅŸimi tek taraflı yaptık. DiÄŸer alanlarla birlikte kültür sanatta da sadece, üzülerek söylüyorum, kopya çektik, taklit ettik, üstelik onları da kötü bir ÅŸekilde yaptık. Kendimize ait olanları geliÅŸtirmek ve biraz önce ifade ettiÄŸim etkileÅŸimi saÄŸlamak ÅŸöyle dursun mevcuda dahi sahip çıkamadık. Bu sürecin sonunda ise ne özü ne ÅŸekli itibarıyla dünyaya söyleyecek sözü olmayan bir ülke ve toplum haline dönüÅŸme tehlikesiyle karşı karşıya kaldık.'

Bu sözleri ben söylüyor olsaydım muhtemelen bazı yazar-çizerler ile bazı gençler bana 'hain misin? Nasıl böyle konuÅŸursun?' sorularını yöneltecekti. Zira bu satırlardaki eleÅŸtiriler öyle yenir-yutulur ÅŸeyler deÄŸil. 15 yılı geride bırakmaya hazırlanan AK Parti iktidarının kültür politikalarına doÄŸrudan yöneltilen kaya gibi sert sözler bunlar.

Peki kim söyledi bu sözleri? Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde Sayın CumhurbaÅŸkanımız. Dolayısıyla bu sözler bir eleÅŸtiriden çok bir itiraf…

Åžurasını çok konuÅŸtuk, yine konuÅŸalım. Siyasal iktidarı elinde tutuyor olman aynı zamanda kültürel iktidarı da elinde tutuyor olduÄŸunu göstermiyor. Sözgelimi Avrupa ile iliÅŸkilerimizde belirleyici olan hala kültürel iktidarı elinde tutma iddiası taşıyan kesim. Avrupa'daki Türkiye algısını neredeyse tamamen bu kesim oluÅŸturuyor.

Åžurasını da hatırlayalım. 2002 ÅŸartlarında 'acil sorunları daÄŸ gibi bir ülke' devralan AK Parti hükümetinin sırayı 'kültür hamlesi'ne getirmesini sabırla bekledik. Ancak bir türlü olmadı, olamadı. Yanlış bakan tercihleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ağırlığı sürekli 'döviz getiren' turizme yönlendirmesi ve benzeri hatalarla bugünlere geldik. Bugünlere geldiÄŸimiz için de CumhurbaÅŸkanımızdan böyle acı bir itiraf geldi.

İşin diÄŸer kısmı ise sosyolojik elbette… Sözgelimi kültür hamlesini destekleyecek bağımsız finansörler konusunda bir geleneÄŸe sahip deÄŸildi AK Parti kitlesi. Dahası, camii yapılmasını çok önemseyen, ancak o camileri dolduracak nitelikli gençlik yetiÅŸtirme iddiası taşıyan kültür merkezlerinin yapılmasına burun kıvıran bir kitlenin varlığı da sır deÄŸildi.

Peki bu böyle mi devam edecek? Kültürel iktidarın el deÄŸiÅŸtirmesi, en azından AK Parti'nin aldığı oy nispetinde kültürel iktidar temsili hayata geçemeyecek mi?

İşte tam burası umutları tazelemenin ve bu soruya 'hayır' cevabı vermenin sırasıdır. Niçin peki? Birkaç sebeple.

Bir kere Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda Mahir Ünal ile baÅŸlayan olumlu ivme, Nabi Avcı Hocanın görevi devralmasıyla daha da hız kazandı. Her iki bakan da 'öncelik kültürde' diyerek sıvadı kolları zira. Nabi Hocanın kültür politikalarının nasıl olması gerektiÄŸini belirleme hususunda Türkiye'nin en donanımlı birkaç isminden biri olduÄŸunu hatırlatmaya bilmem gerek var mı? Ayrıca toplumun tamamı tarafından kabul gören ÅŸahane bir sempatisi de var ki bu da son derece olumlu bir katkı saÄŸlıyor yaptığı iÅŸe.

Ve tabii ki Nabi Hocanın ekibi… GördüÄŸüm ÅŸudur: Kültür ve Turizm Bakanlığı, bakan yardımcısından müsteÅŸarına, genel müdürlerinden daire baÅŸkanlarına kadar bir 'altın kadro' yakaladı Nabi Hoca ile birlikte. Bu ekibin en önemli artısı bana kalırsa 'bürokrat gibi' davranmayan bürokratlardan oluÅŸuyor olması ve alanlarındaki yetkinlikleri.

Zannediyorum önümüzdeki dönemde hem Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın muazzam kültür hamlelerini, hem de AK Parti kitlesinin içinden neÅŸet eden ve doÄŸrudan 'kültür endüstrisine dahil olan' atakları göreceÄŸiz. Burada umudumuzun yeÅŸermediÄŸi tek alan kültür endüstrisinin motor gücü mesabesindeki özel sektörün yani AK Partili iÅŸadamlarının kültürü finanse etme konusundaki vizyonsuzluÄŸudur. Umalım ki bu abiler de bu husustaki hatalarını telafi etsinler kısa zamanda. Onlara bir de tüyo vereyim. Önümüzdeki dönem, kültür endüstrisine yapılacak doÄŸru yatırımların büyük kazançlar saÄŸlayacağı bir dönem olacak.

Bakanlığın yapacağı iÅŸlere dönersek… Zaten bir süredir emarelerini gördüÄŸümüz bazı hususların 2017 ve devamında hızla hayata geçeceÄŸini göreceÄŸiz. Yurt dışındaki algı yönetimimizden kütüphaneler konusundaki ataÄŸa, uluslararası kültür-sanat organizasyonlarından gençlere yönelik olarak geliÅŸtirilecek kültür hamlelerine deÄŸin uzun bir listesi var bakanlığın ve hepsini hızlıca hayata geçirme amacında.

Tabii, 15 yılın ihmalini derhal ortadan kaldırmak zaman alacak; ancak hızla mesafe alındığını da göreceÄŸiz bir yandan. Yeter ki topyekûn bir 'kültür-sanat vizyonu'na sahip olabilelim. Gerisi çorap söküÄŸü gibi gelecek. Umudum bu yöndedir.

Ne diyordu Messi: 'Bak bu yazdıklarının takipçisi de ol yeÄŸen. Bu dediklerin hayata geçerse takdir et. Hayata geçmezse ÅŸikayet et. BaÅŸka türlü düzelmeyecek bu iÅŸler.'

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: İsmail Kılıçarslan
01-01-17
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ŞU KÜLTÜR MESELEMİZ...
Online KiÅŸi: 23
Bu Gün: 668 || Bu Ay: 7.473 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.457 || Toplam Tıklanma: 58.657.377