HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 1911
Yazar: Faruk BeÅŸer
KUR'ÂN-I KERÎM, TÂRİHSELLİK VE TÂRİHSELCİLİK

KUR'ÂN-I KERÎM, TÂRİHSELLİK VE TÂRİHSELCİLİKBiliyoruz, mesele böyle gazete köÅŸelerine sığacak bir mesele deÄŸildir. Ama yazmamız konusunda çok talep aldığımız için, avami ifadelerle de olsa, kafası karışıklara, ilahiyat öÄŸrencileri düzeyinde bir ÅŸeyler söylememiz vacip oldu.

Önce tarihsellik ve tarihselcilik kavramlarından ne anladığımı söyleyeyim: Tarihsel/tarihî olma, bir zamana, bir tarihe ait olma, mutlak olmama, zaman ve mekân üstü olmama demek. Sanıyorum bu anlamda Allah'ın dışındaki her ÅŸey varoluÅŸu itibariyle tarihseldir diyebiliriz. Bu anlamda Kur'an-ı Kerim'in kendisi Kelamullah olarak mahlûk olmasa bile, nüzulü ve Gazalî'ye göre Arapçalığı dahi mahlûktur, dolayısıyla da tarihseldir. Yani tarihselcilerin, karşı görüÅŸte olanları kolay alt edebilmek için iddia ettikleri gibi, tarihselciliÄŸi kabul etmeyenler Kur'an-ı Kerim'in hiçbir ÅŸeyi tarihsel deÄŸildir demiyorlar.

Bir hükmün tarihsel olması ise, konduÄŸu tarihe ait kalmasıdır.

Tarihselcilik ise biraz daha farklı. BaÅŸta Kitab-ı Mukaddes olmak üzere özellikle vahye ait metinlerin sadece varoluÅŸlarının deÄŸil, içerdikleri deÄŸerlerin ve hükümlerin dahi sırf var oldukları zamana ve ÅŸartlara ait olduÄŸu, ilerleyen zamanlar için geçerli olmayacağı varsayımıyla yorumlanmasıdır.

En basit örneÄŸiyle, Kur'an-ı Kerim ilk İslam toplumunda hırsızın elinin kesilmesini istemiÅŸse bu sadece o ÅŸartlar için geçerli bir hükümdür. O ÅŸartlar bir daha aynen tekrarlanmayacağına göre sonraki zamanlarda yapılacak hırsızlıklar sebebiyle hırsızın elinin kesilmesi gerekmez. Yani bu âlemÅŸümul/evrensel bir hüküm deÄŸildir. Biz bu nastan sadece ÅŸunu alabiliriz: Demek ki hırsızlık kötü bir ÅŸeymiÅŸ, onu kendi zamanımıza uygun bir baÅŸka yöntemle engellemeliyiz. O yöntemi de biz bulmalıyız.

Kadının mirası, ÅŸahitliÄŸi, dövülmesi, çok evlilik gibi meselelerin hepsi zamanımız için ancak bu yolla 'insanileÅŸtirilebilir' (demeye getiriyorlar).

Söylenenlerden bu anlaşılabilir. Yoksa bu konuda çok farklı tanımlamaların, felsefi ve tarihsel temellendirmelerin yapıldığı, konuÅŸanların hepsinin aynı ÅŸeyleri söylemediÄŸi de bilinen bir husus. Bunlara cevap vermeye çalışacağız ama buracıkta hemen kafamıza takılan ÅŸu soruyu sormadan da geçmeyelim: Mesela hırsızın elinin kesilmesinin hükmünü tarihsel sayıyoruz da, hırsızlığın kötülüÄŸü hükmünü neden tarihsel saymıyoruz? Nitekim bugün hırsızlık bazı gruplarca bir baÅŸarı göstergesi olarak da görülüyor.

Bu giriÅŸe ÅŸunu da ekleyelim: Kur'an-ı Kerim hakkında tarihselci 'yorumsama'nın İslam dünyasındaki ilk baÅŸlatıcısı sayılan Fazlurrahman'dan beri bunu savunanların niyetlerinin kötü olduÄŸunu söyleyemeyiz. Müslümanların yaÅŸamakta olduÄŸu 'tarihsel' bir maÄŸlubiyetten çıkış yolu aramak istiyor olmalıdırlar. Ama ÅŸunu söyleyebiliriz; bu konuda oluÅŸturulan edebiyatın kahir ekseriyeti bir varsayımdan, felsefi bir retorikten ibarettir. Meseleyi anlamayanlar bu konuda yazılanları okurken bir takım felsefi kavramlar içerisinde bocalayıp durur ve çok önemli ÅŸeyler anlatılıyormuÅŸ intibaına kapılabilirler. Oysa bendeniz o kanaate vardım ki, konu hakkındaki bunca retoriÄŸin sonucu ÅŸairin dediÄŸi gibi, 'yek beyza'vü sad hezar gıgıdak'tan ibarettir. Bir yumurta ama yüz binlerce gıdgıdak.

Söyleyeceklerimize baÅŸlamadan önce, izninizle yazılış tarih sırasına göre bir kaç tane alıntı yapacağım. Ta ki, bu fikir nerede ve niçin ortaya çıktı anlaşılsın. Parantezler yazının öncesiyle baÄŸlantıyı kurabilmek için bize aittir.

“(ModernleÅŸme sürecinin baÅŸlamasından itibaren) Hıristiyan kutsal metinlerinin anlaşılması çalışmalarında tarih veya tarihsellik, baÅŸvurulan en önemli “teknik” olmuÅŸtur… (Yani tarihselci okuyuÅŸ önce Kitab-ı Mukaddes'i anlaşılır kılmak için(!) doÄŸmuÅŸtur).

(Bu yolla) kutsal metin artık kutsallığı içinde, yaÅŸanan ve ritüelin bir parçası olarak okunan bir kitap olmaktan çıkmış, ilk dönem Hıristiyanlarının veya tabiri caizse tanrının psikanalizinin yapılmasına imkân veren ipuçlarının koleksiyonuna dönüÅŸmüÅŸtür. Kutsal metnin bilimsel bir okuması metin ile metni okuyan arasına bir mesafe konulabileceÄŸini, dolayısıyla metnin nesnel bir biçimde anlaşılabileceÄŸini varsayıyordu. Metni nesnel olarak anlamaya çalışan modern insanın selefleri ise ilk etapta İncil'deki olaÄŸanüstü anlatımların akıldışılığına karar verdiler. Bunun sonucunda dinden vazgeçemeyenler için bile din, hâkim olan ve daha olumlu bir statüsü olan düÅŸünce açısından negatif bir deÄŸer olarak, hayat içinde alakasız bir unsur olarak hayatiyetini sürdürdü”. (Yasin Aktay, 1996)

“Toplumlar tarihi laboratuvarı belirleyecek güçten yoksunlarsa, o toplumda otokritik esnasında genellikle kutsal olanla iliÅŸki sorgulanmaya baÅŸlanır. Bu da son derece tabiidir. Yahudilerin Babil sürgünü esnasında metin kritiklerinin artmış olması, Hıristiyanlığın Protestanlık reform hareketleri içinde metin kritiklerine yönelmiÅŸ olması bu açıdan ÅŸaşırtıcı deÄŸil”. (Ahmet DavutoÄŸlu 1998).

Başlamış olduk.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Faruk BeÅŸer
05-02-17
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 1
İhsan Efendioğlu
KENDİSİ HİMMETE MUHTAÇ DEDE, KALDI Kİ GAYRİYE HİMMET EDE.
Tarih : 05-02-17

Bu ve bunun gibi mevzuları, Fetö'yü müctehid ilan eden, "Fethullah Gülen Fıkhını Anlamak" diye kitap yazan bir profösörün hem de ilâhiyat profesörünün yazısından okumak yerine E.Sifil, S.Demirel, A.Eren, K.MısıroÄŸlı gibi Fetö'yü çok önceden teÅŸhis eden yazarların kitaplarından okumayı tercih ederim.

 
KUR'ÂN-I KERÎM, TÂRİHSELLİK VE TÂRİHSELCİLİK
Online KiÅŸi: 24
Bu Gün: 618 || Bu Ay: 7.423 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.381 || Toplam Tıklanma: 58.656.376