
| Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar) | Okunma Sayısı: 1785 |
Z neslinin anne babaları da bir tuhaf. Ne pahasına olursa olsun, akademik başarıya odaklanmış bir ebeveyn portresi var karşımızda. Çocuklar da bir o kadar rahat ve vurdum duymaz.
“Hasta çocuğumu okulun deneme sınavına soktum, sınavdan sonra hastaneye serum takmaya götürdüm.” diyen bir anneyle karşılaştım hafta sonu. Öylece bakakaldım. Nereye gittiğimizi düşünmeye doğru daldım. “9 yanlış, 10 yanlış çok fazla. Niye o kadar yanlış çıkartıyor ki benim çocuğum? Ben çocuğumu akademik olarak koşturacak öğretmen severim.” gibi sözler uçuştu o gün havada. Daha çocukları 4. Veya 5. sınıfa giden annelerin etrafında. Bunların 7 ve 8. sınıfa gelmiş hallerini düşünemedim.
Tabi her ailenin bu gibi istekleri olabilir. Çocuğunu tam bir yarış atına çevirmeye gönülden istekli ebeveynler olabilir. Bunun için “ilkokul çok geç” demek istiyorum. Şimdiye kadar bir şey yapmamışsan, sen istesen de çocuğun kolay kolay yarışa giremiyor.
Ne mi yapacaksınız?
En donanımlı çocuk kitaplarını alıp, “Çocuklarınızı başka çocuklarla kıyaslamayın.” kısmını yırtacaksınız. Çocuğunuz küçükken ideal anne olup, büyüdüklerinde onlardan süperlik beklemek olmaz.
Mesela ben, küçüklükten itibaren çocuklarımı başkalarıyla kıyaslamayacağım derdiyle yırtınırken, kendine hiçbir şekilde rakip tanımayan çocuklar yetiştirdiğimin farkına vardım. “Rakip tanımamak” dediysem, mükemmeli kastetmiyorum. Rekabete girmeye gerek bile duymayan tembellikten bahsediyorum.
Oysa bu yarışçı sisteme çok daha önce adapte olmamız gerekiyordu. Doğuştan itibaren dersek, abartmamış oluruz.
Gerekli gıdalarla donanımını yaptıktan sonra (bu konuda sıkıntı yaşayacağınızı sanmıyorum, özellikle de organik gıda takıntılıları size yardımcı olabilir), agulamaya başladığı andan itibaren çocuğunuz yarış için hazır demektir. Sizin çocuğunuz yaşındaki komşunuzun çocuğu aguluyor, sizinki agulamıyorsa, derhal harekete geçin. Onu agulattırmak için karşısında saatlerce şebeklik yapın. Hatta uykularını kısaltıp agulama egzersizleri bile yaptırabilirsiniz.
Komşunun aynı yaşlardaki oğlunun dişleri mi çıktı? Eğer sizin çocuğunuzun çıkmamışsa, derhal bir diş doktoruna götürüp ilave vitamin katkıları alın. O da olmadı, sürekli dişlerini bir yerlere sürttürün. Diş mineleri uyarılırsa belki erken çıkar.
Şimdi de emekledi mi komşunun oğlu, siz hala minderleri dayayıp oturtuyor musunuz yoksa çocuğunuzu? Cık cık cık cık, olmadı şimdi. Bi koşu emekleme halısı alın. Üzerinde çeşitli oyuncaklar olsun. Yüzükoyun yatırın çocuğunuzu. Ayaklarından ittire kaktıra egzersiz yaptırın. Gündüz siz, akşam eşiniz devam etsin bu egzersizlere. Önüne cazip şeyler koyarsanız, daha hızlı sonuç alırsınız. Sakın çok yedirip de çocuğunuzu hantal yapmayın, yoksa kolay kolay sonuca ulaşamazsınız. Gerekirse diyet tavsiye ediyorum.
“Nihayet emekledi” deyip başarınızın üzerine yatmayın sakın. Bir bakmışsınız komşunun oğlu almış başını gidiyor. İyisi mi bu sefer sizin ki geçsin onu. Emekledikten bir süre sonra yürüme egzersizlerine geçebilirsiniz. Onlar için fazla detaya girmeyeyim. İnternette bir tık, her şeye ulaşabilirsiniz.
Bu arada dil gelişimini de ihmal etmeyin sakın. Komşunun kızı bıcır bıcır konuşurken, sizin oğlan evin içinde fır dönmesin. Arada bağlayın bir sandalyeye, konuşma egzersizleri yaptırın. Kitapları yığın önüne, konuşma kartları alın, sesini kaydedin vs. Hem bu kadar uğraşırsanız, sizin çocuk anaokuluna gitmeden okuma yazmayı bile öğrenebilir. Süper olur, dimi ya…
Anlamaya başladığı andan itibaren de, sürekli birilerini örnek gösterin. İlla ki vardır mükemmel bir komşu çocuğu. İşte çocuğunuz o komşu çocuğunu rakibi bellesin. Mutlaka onu geçmeye programlasın kendini.
Yarış atınız artık hazır. İlkokulda her arkadaşı onun için rakiptir. SBS mi? Dert etmenize gerek bile yok. Rakiplerini çoktan seçti o. Hadi bize geçmiş olsun. Geçti Bor'un pazarı.
Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.
Yazar: Sevda Dursun |
16-05-17 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||