HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÅžUUR YAZILARI
Okunma Sayısı: 1279
Yazar: Kemal Öztürk
GELECEĞE DÂİR HAYÂLİNİZ BİTTİYSE MUTLULUĞU GEÇMİŞTE ARARSINIZ

GELECEÄžE DÂİR HAYÂLİNİZ BİTTİYSE MUTLULUÄžU GEÇMİŞTE ARARSINIZYaÅŸ ilerleyince insanların sürekli geçmiÅŸ yılları hatırlamasının ve konuÅŸmasının bir sebebi vardır: Yaşı itibariyle gelecek için bir hayali yoktur artık.

GeçmiÅŸ yıllarda insanı gururlandıran, heyecanlandıran anıların anlatılması bizi mutlu eder. Oysa bu, sıkıntıları geçici olarak unutturur, avutur sadece.

İnsan hayalleriyle var olmaz sadece, onunla mutlu olur aynı zamanda. Bir hayaliniz, bir ütopyanız, gelecek kurgunuz varsa, onun varlığı sizi gerçek anlamda motive eder, huzur verir ve diri tutar.

GELECEK İÇİN HAYAL KURAMIYORUZ ARTIK

Sanırım en büyük kaybımız, bizim artık gelecek için bir hayalimizin olmamasıdır. Bu yüzden olsa gerek, çoÄŸumuz geçmiÅŸ güzel yıllarımızı anlatıp, onun verdiÄŸi mutluluk ve huzur ile kendimizi avutuyoruz.

Genç bir siyasetçi, “2002 ruhuna” dönmekten, o ruhla çalışmaktan bahsetmiÅŸti önceki gün. Yaşı biraz daha ileri olan bir arkadaşım da “94 ruhu ile çalışmalıyız” dedi. Birçok kiÅŸiden, AK Parti’nin ilk on yılının nasıl muhteÅŸem olduÄŸunu dinledim son günlerde.

Benim kuÅŸağım yazarları bir araya geldiÄŸinde, entelektüel serüvenimizin muhteÅŸem hikayesini konuÅŸuyoruz hep. Ve bunu zaman zaman kaleme alan yazarlardan biriyim.

Dün, deÄŸerli dostum Nihal Bengisu Karaca’nın köÅŸesinde yazdığı bu türde bir yazı, sanırım günün en çok okunan yazısı oldu. Nihal Hanım bu yazıyı yazarken hem aÄŸladı, hem okuyanları aÄŸlattı. Bizim kuÅŸağın mutlu, mesut yıllarını, zengin entelektüel dünyasını daha iyi anlatan bir yazı olamaz sanırım. Lakin bu yazıdan yüreÄŸimizin sızlamasının sebebi sadece mutlu günlerimizi kaybetmemiz deÄŸildir bence. Yeni mutlu günler hayal etmemizdir aynı zamanda.

İki gün önce çok önemli bir siyasetçiyle konuÅŸurken, “Bizim büyük hayallerimiz vardı. Dünyayı deÄŸiÅŸtirecek ütopyanın peÅŸinden koÅŸtuÄŸumuz için Ankara’ya geldik” dedim. Sonra kendime sordum. “Peki o hayale ne oldu? Åžimdi nedir ütopyan?”

Yaşı deÄŸil de sanki ruhu yaÅŸlanmış insanlar gibi olduk. Gelecek için hayal kurmayı bıraktık. GeçmiÅŸin hatıralarıyla avutuyoruz kendimizi.

Oysa siyaset üstü, partiler üstü ne büyük hayaller kurardık. O hayalleri, 80’lerde, 90’larda kurduÄŸumuz için, İki binlerde ortaya muazzam bir fikir, proje, vizyon ve enerji çıktı.

Peki ÅŸimdi hayal kurmuyorsak, ütopyamız yoksa 15-20 yıl sonra ortaya ne çıkacak?

BİZİM SİYASET ÜSTÜ DERTLERİMİZ VARDI

Zihinlerimiz aşırı politize olduÄŸu için konuyu siyasetin etrafında tartışmadan edemiyoruz. EleÅŸtirince nedense orayı eleÅŸtirdiÄŸimiz sanılıyor hep.

Oysa bizim siyaset üstü, partiler üstü dertlerimiz var. Ya da vardı.

Bugün yazarlarımızın, ÅŸairlerimizin, aydınlarımızın, edebiyatçılarımızın, müzisyenlerimizin en büyük sıkıntısı yeni ÅŸeyler üretememesidir. Buna eÄŸitim kurumlarımızı, sivil toplum örgütlerimizi, cemaatlerimizi de ekleyin. Sebebi nedir? Politik prangalarımız var sanırım. Cemil Meriç’in ‘maÄŸara’, Ali Åžeriati’nin ‘zindan’ dediÄŸi, insanı hapseden kavramlara, ‘politika’yı da eklemeliyiz.

Bu yüzden zihinlerimiz özgür deÄŸil. Özgür olmayan bir zihin hayal kuramaz. Hayal kurmayınca, eski hayallerimize ve onun için yaptıklarımıza sığınıyoruz.

AMAÇSIZ İNSAN SÜRÜKLENMEYE MAHKUMDUR

İnsanın bir hayali varsa, amacı vardır. Amaçsız insan rotasız gemiye benzer. Denizde akıntı, rüzgar ne taraftan gelirse oraya doÄŸru sürüklenir.

Bugün, “her devrin adamı, her iktidarın yalakası, gücün payandası” diye eleÅŸtirdiÄŸimiz insanlar, rotasız gemilerdir. Bir hayalleri, bir ütopyaları ve amaçları yok. Rüzgar ne yandan kuvvetli eserse o yöne sürüklenirler.

Etrafınıza bakın, dünya adeta tufanı yaşıyor. Medeniyetler çöküyor, paradigmalar iflas ediyor, insanoÄŸlu mutsuz ve huzursuz. Peki insanlığın kurtuluÅŸu için inÅŸa ettiÄŸimiz bir gemimiz ve rotamız var mı? UlaÅŸmak için hayalini kurduÄŸumuz yeryüzü cenneti neresidir? Sığınacağımız adanın, demir atacağımız dağın planları var mı elimizde?

YENİDEN KURTULUŞ GEMİSİNİ İNŞA ETMELİYİZ

Biz insanlığın yeryüzü ve öteki dünya mutluluÄŸu için kurduÄŸumuz hayallerin hala doÄŸru olduÄŸuna inanıyoruz. Belki bu hayalleri gerçekleÅŸtirmek için inÅŸa ettiÄŸimiz gemide ve çizdiÄŸimiz rotada sorun vardı ve bu yüzden sürükleniyoruz.

Bu yüzden zihnimizi özgürleÅŸtirerek yeniden hayal kurmalı, yer yüzü cennetimizi kurgulamalı, saÄŸlam gemiler inÅŸa etmeli ve rotamızı çizmeliyiz.

Aksi takdirde hayalsiz, amaçsız yaÅŸarsak, mutluluÄŸu geçmiÅŸte ararız ve sürüklenmeye devam ederiz.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Kemal Öztürk
05-02-19
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
GELECEĞE DÂİR HAYÂLİNİZ BİTTİYSE MUTLULUĞU GEÇMİŞTE ARARSINIZ
Online KiÅŸi: 29
Bu Gün: 657 || Bu Ay: 6.636 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.145 || Toplam Tıklanma: 58.639.423