HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 723
Yazar: Kemal Çopuroðlu
DÝL YOBAZLARI

DL YOBAZLARIOrtaokuldaym...Türkçe öretmenimiz, yazl imtihan neticelerini açklyor.
Hepimiz nefeslerimizi tutmu, heyecanla bekliyoruz.
Bana sra bir türlü gelmek bilmiyor.
Okunanlar içerisinde düük not olmamas bana ümit ve teselli veriyor. O anki hâlet-i rûhiyemle bana çok uzun gelen bu süre nihâyet bir son buluyor ve Türkçe öretmenim Suzan Hanm, ismimi okuduktan sonra kötü haber veren insanlara has bir yüz ifâdesiyle beni mânidâr biçimde süzüyor. Daha fazla heyecanlanyorum ve kalp atlarm tok bir ekilde kulaklarmda hissediyorum.
Hoca bir eyler söylüyor ama duymuyorum.
Sâdece:
"Efendim hocam!.." diyebiliyorum yutkunarak...
Hocam kalarn çatarak bana baryor:
"Hocam yok! Öretmenim diyeceksin!.. Ben sizlere kaç defa söylemedim mi?.."
Kendimi daha hrpalanm hissederek:
"Tamam, öretmenim!" diyebiliyorum ve ekliyorum:
"Yazldan kaç aldm acaba?"
"Demin söyledim ama duymadn, anlalan... ki aldn."
Ben donup kalyorum.
10 üzerinden yaplan bir deerlendirme sistemine göre, yeni nakil yaptrdm bir okulda, yabancs olduum bir çevrede, henüz tanmadm öretmen ve örenciler arasnda, en sevdiim dersten, Türkçeden zayf almtm...
Hâlbuki ben çok iyi bir not bekliyordum ve âni bir çkla öretmenime:
- Ben çok daha iyi bir not bekliyordum öretmenim, diyebildim.
Beni yanna çard, kâdm çkartt,
"Bak..." dedi. "Yantlar yerine cevaplar yazarak ilk yanl burada yapmsn.
Sonra srayla devâm etti:
"Adl yerine zamir, tümce yerine cümle, koul yerine art..."
Kullandm pek çok kelimenin üzeri krmz kalemle çizilmiti. Verdiim cevaplar doruydu fakat öretmenim sâdece kullandm kelimeleri beenmemi ve bunlardan teker teker puan krmt.

Öretmenim devam etti:
- Ben sizleri Arapça, Farsça sözcük kullanmayacaksnz diye uyaryorum, Öz Türkçe olanlarn öretiyorum, yine de kullanmamakta srar ediyorsunuz...

Ben arm ve hiçbir anlam verememitim. Kendimi savunabilecek ya ve bilgiye sahip deildim. Sâdece "Ben bu okula yeni geldim, bilmiyordum öretmenim; geldiim okuldaki öretmenim bize bunlar öretmedi..." diyebildim...
***
Daha sonra anladm ki Türkçe öretmenimiz Suzan Hanm örencileri üzerinde bir devrim (!) yapmt.

Aslnda bunun ad tam mânâsyla dayatma ve zorbalkt; ömrümün ileriki zamanlarnda örencilik ve öretmenlik dönemlerinde de bu nevi yobazlklarla karlatm ama eskisi gibi kuru gürültüye pabuç brakacak hâlim de yoktu artk...
***
Edebiyat öretmenliimin ilk yllarnda, 24 Kasm Öretmenler Günü münâsebetiyle düzenlenen liseler aras 'öretmen' konulu iir ve kompozisyon yarmasna katlan örencilerin çalmalarn deerlendirmek üzere, ya kemâle ermi Türkçe öretmeni bir hanmefendinin bakanlnda toplanmtk.
Örencilerden gelen bütün çalmalar teker teker gözden geçirilerek bir ayklama ile kayda deer olanlar ayrld. Sra bunlar içerisinden bir seçim yapmaya gelmiti. mam Hatip Lisesi'nin kz örencilerinden bir yarmac adaynn "Zirvelerin Mahkûmlar" isimli kompozisyonu çok anlaml, dokunakl olmakla birlikte kompozisyon kurallarna da çok uygun biçimde yazlmt. Ben jüriye bu kompozisyonu mutlaka deerlendirmeye almamz gerektiini belirttim.
Jüri bakan öretmen hanm, isteksizce kâda bir göz att ve dedi ki:
-Bu kompozisyon dereceye giremez...
Ben armtm.
Sebebini sorduumda, jüri bakan öretmen, kompozisyonun balnda geçen; "mahkûm" kelimesinin Arapça olduunu, bu sebeple deerlendirmeye bile giremeyeceini belirtti. Jüride yer alan dier öretmenler de bakan tasdik edercesine balarn sallyorlard ve hepsi de yalarn balarn alm, emeklilikleri gelmi öretmenlerdi. Ben ne olursa olsun, böyle bir saçmala izin vermeyecektim.
Jüri bakanna dönerek: "Mahkûm Arapça olmasna Arapça da kullanlamaz diye bir hüküm mü var hocam? Hüküm, mahkûm, hâkim, hakem, muhâkeme... Biz bu kelimeleri halk Türkçesinde, günlük hayatta çok sk olarak kullanmyor muyuz?.. Bunlar asrlardr kullanlagelen ve artk Türkçelemi olan kelimeler deil midir? Srf Arapça mene'li bir kelime kullanm diye bu örenciyi cezalandrp baarsn engelleyemeyiz!..
Genç yam ve meslekte yeni olmam sebebiyle kimse benden böyle bir çk beklemiyordu.
Ksa bir sessizlikten sonra, benim birinci olmas yönünde teklifte bulunduum örenciyi oy çokluuyla üçüncülük gibi hak etmedii bir dereceye lâyk görmülerdi.
Ama en azndan vicdânen müsterihtim; saçma sapan, akl d ve kastl bir bahaneyle deerlendirmeye bile lâyk görmedikleri bir örenci üçüncülük ödülünü almt.
Dilde dayatma, zorbalk, dil yobazl ve kelimelere sansür gibi fiiliyâtlarla bir kez daha karlamtm. Buna karlk,
Osmanl Türkçesini bile "yabanc dil" zannetme gefleti-cehâleti içerisinde olan bu takntl öretmen neslinin nihâyete ermesi, örencilerimizin istikbâli bakmndan bir tesellîmiz olacakt.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Kemal Çopuroðlu
14-10-20
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
DÝL YOBAZLARI
Online Kii: 30
Bu Gn: 323 || Bu Ay: 6.302 || Toplam Ziyareti: 2.929.603 || Toplam Tklanma: 58.628.535