HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TASAVVUF / TASAVVUFA DÂÝR
Okunma Says: 858
Yazar: Faruk Beþer
TASAVVUF YENÝDEN DÜÞÜNMEYE DEÐMEZ MÝ?

TASAVVUF YENDEN DÜÜNMEYE DEMEZ M?Müslümanlar olarak dünya çapnda ve bu ölçüde bir zillet yayorsak, izzetimizi bu derece kaybetmi isek, hatta bu izzeti nerede arayacamz bile bilemiyorsak, kendi evinde garip, kendi yurdunda parya olarak yayorsak slam’da deil ama bizim slam’ anlamamzda bir problem var demektir. Çünkü biz biliyoruz ki, slam’n doru anlalp düzgün yaand zamanlarda Müslümanlar aziz idiler. Hatta onun tamamnn deil, yüzde ellisinden biraz fazlasnn yaand zamanlarda bile Allah bu ümmeti zelil etmedi. Çünkü bir fkh kuraldr ki, bir eyin yarsndan çou varsa o ey var saylr, yoksa ona var hükmü verilemez.

O halde her yönüyle yeniden Müslüman olmal deil miyiz? Kur’an anlaymzda, Sünnet, mezhep, haram helal, hak-hukuk ve özellikle de ahiret hesap-kitap anlaymzda her eyi yeniden ele almal ve önce kendimizi muhasebe etmeli deil miyiz? Çok kii bunun böyle olmas gerektiini söylüyor, o halde biz bunu ciddiye almalyz.

Peki, tasavvuf ve tarikatlar konusunda da bu hüküm geçerli midir?

Bir ey zahirden ne kadar uzaksa sapma ihtimali de o kadar fazladr. Fkh mezhepleri zahir yani bir bakma objektif delillere dayanmak zorundadr. Onun için dört deil, sekiz fkh mezhebini ele alsanz farkllklarn derin ayrlklar oluturmadn, farkl görülerin olmayacak eyler olmadn görürsünüz. Hatta ihtilafn nimet olduu alan tam da burasdr. Çünkü bu zahir ölçüler esas alndnda nassn ihtimalleri dâhilinde bulunan her anlam dile getirilmi ve farkl hal ve artlar için istifadeye sunulmu, böylece de geni bir hareket alan domutur. Ama bu farklln, Usulü Fkh gibi muhteem bir ölçüsü vardr. En azndan kesin olmas gereken eylerle, hiç olamayacak eylerde ittifak edilmitir.

Fkhtan sonra çerçevesi belli olan, bu sebeple de kayma ihtimali nispeten az bulunan ilim Kelamdr. Çünkü onun alan da naslarla snrldr. Ne var ki, nas ve akl dengesi salam kurulamazsa akl nassa hükmetmeye kalkr ve Kelam felsefeye kayabilir. O halde Kelamn kontrolü de ancak Usulü Fkhla salanabilir. Çünkü Usulü Fkh anlama usulüdür ve burada anlamadan maksat naslarn anlalmasdr. Öyleyse Kelam da bu usulü yok sayp kendi bana buyruk bamsz bir cumhuriyet kuramaz.

Peki, Tasavvuf bamsz bir imparatorluk mudur? Onun da bir meruiyet usulünün olmas gerekmez mi? Allah’n dini bir ise bütünüyle Fkh, Kelam ve Tasavvuf mezhepleri hep bu dinin temel kurallarna bal kalmal deil midir? Aksi takdirde Allah’n vahdet için, yani temel meselelerde, gayede ve hedefte herkesi toplamas ve birletirmesi için gönderdii din parçalanm olur. Bu ümmet, Ümmet-i Vahide’dir. Böyle olmazsa Allah’n defaatle yasaklad frkalama ortaya çkar. Vahdeti temsil eden Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in dndaki bütün frkalarn cehenneme götürdüünü bu dinin ilk muallimi söylüyor. Ama kimse kendine Ehl-i Sünnet demekle de Ehl-i Sünnet olmaz, frka olmaktan kurtulamaz. Onun da ölçüsü ve snrlar bellidir. Kimse de piyasa Ehl-i Sünnetçilerine bakarak bu ana gövdeyi yok sayma, aalama, alaya alma keyfiliini kendisinin bir hakk olarak göremez. Böyle yaparsa cahilliini ortaya koymu olur.

Ksaca bu din bizden hem ‘Kelime-i Tevhid’i hem de tevhid-i kelimeyi istemektedir. O halde Tasavvufun da bir usulü olmak zorundadr ve o da yine Usulü Fkhtr.

Ksaca Usulü Fkh dinin bütünüyle doru anlalmasnn usulüdür. slam’n bütünüyle bilgi felsefesidir, slâmî bilginin kaynaklarn ve bu kaynaklardan bilgi alnmasnn yolunu ve yöntemini tantan ve herkesin bal olmak zorunda olduu disiplindir. slam söz konusu olduunda hangi bilginin ie yaradn, hangisinin yaramadn bütün snrlar ve detaylaryla ortaya koyan bir ilimdir. Dinin esas nasslardr, nasslar dil metinleridir, dilin de bir mant, tahammülü ve esnetilebilme snr vardr. Kimse kendi hissedilerine, arzularna ve olmasn istedii eylere göre dili oyuncak hamuru haline getirip, din adna istediini söyleme hakkn kendisinde göremez.

Onun için biz Tasavvufun en büyük problemi epistemolojiktir diyoruz. Yani slam’n bilgi kuramn tanmamasdr. Dinî bilginin kaynaklarn, yolunu ve yöntemini deitirmesidir. Ehlisünnet çizgisinden çkp Batnîlie kaym her tarikatn kendine özel bir bilgi yolu edinmesidir.

Tasavvufla ilgili yazacaklarmzda öncelikle Tasavvufa nasl baktmz söyleyeceiz ki, bir acizlik ve karalama ifadesi olarak skça kullanlan ‘tasavvuf düman’ silahn bize hemen dorultmasnlar, biraz bekleyin.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Faruk Beþer
16-10-20
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TASAVVUF YENÝDEN DÜÞÜNMEYE DEÐMEZ MÝ?
Online Kii: 35
Bu Gn: 323 || Bu Ay: 6.302 || Toplam Ziyareti: 2.929.605 || Toplam Tklanma: 58.628.623