AYASOFYA ARTIK CAMİ

Bugünleri gösteren Rabbimize şükürler olsun!

 

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 62
Yazar: Ahmet Doğan İlbey
EFENDİMİZ ALEYHİSSALÂTÜVESSELÂM DOĞDUĞUNDA

EFENDİMİZ ALEYHİSSALÂTÜVESSELÂM DOĞDUĞUNDA(İçimde cevelan eden âciz kelimelerle mevlidi-i nebi'yi kaleme almak cüretimi, Efendimiz Aleyhissalâtüveselâmın iltifatına nail olan “Kasîde-i Bürde” nin şairi Ka'b bin Züheyr, “Su Kasidesi”nin büyük şairi Fuzûlî, “Mevlid”in şairi Süleyman Çelebi ve “Müseddes-i Mütekerrir”in şairi Şeyh Gâlib üstadlar bağışlasınlar)

Bir kutlu sancı dolaşır Âmine Hatun'un evinde / Âmine Hatun alıp sancılarını saçar bir göğe, bir toprağa / Rüyasına yatar da bekler muştucusunu / Bir doğumun müjdesiyle uyanır nurlu bir şafakta / Dilinde dualar mukaddes bir ateş gibi yürür damarlarına /Anlamıştı yüreğinde kutlu bir sancının vurduğunu / Hissetmişti yüreğinde nurun bir topak gibi durduğunu / Gagasında hurma dallarıyla pencereye konarken beyaz kuşlar / Cebrail aleyhisselâm nurdan sevinciyle girer pencereden / Âmine Hatun'un açık ellerine bir demet gül bırakıp gider /Âmine Hatun'un sağ omuzunda gül kokulu bir çocuk doğar / Merhum Abdullah oğlu, Abdülmuttalib torunu / Cümle Âlemin Efendisi dünyâyı teşrif ettiler /Allâhu Teâlâ, Cebrâil a.s.'a dünyayı teşrif eden Efendimiz için / Yeryüzünü gül kokusuyla taçlandırmasını buyurdular / Selâm Güllerin Efendisine / Selâm Kâbe'ye / Selâm Hira Dağı'na /Selâm Efendimiz'in doğduğunu müjdeleyen Cebrâil aleyhisselâma / Ne mutlu yeryüzündeki cümle yaratılanlara / Ne mutlu hayvanata, nebatata, toprağa / Veyl zâlimlere ve putperestlere / “Vahdetin Gül”ü doğduğunda / Nurunun şavkı vurdu yeryüzüne / Bütün kuşlar o gün Gül hecesiyle öttüler / Şiirler ve nağmeler Gül adıyla çınladı göklerde / Çölde “Ayın On Dördü Yetim” doğduğunda / Kumlar sevincinden semâya dönüp serinliğe erişti /Azgın insanların yürekleri yerlere döküldü / Muhammed Mustafa o gün “Gül” oldu / Gül bir çiçek adı olmaktan o gün çıktı / O gün herkes Gül'ü sevdiğini söyledi / Gül'ün yaydığı koku ile ruhlar temizlendi / Gül zamanıydı, Gül çağına girilmişti / Her amel ve niyet Gül adına yapılır oldu / İnananların yüzünde Güller açılmaya başladı / Bundandır ki o gündür bugündür / Allah dostları Gül alıp satmaya başladılar / Gaibten bir yel esti Mekke'nin kuytularına / Enva enva kuşlar göğe çekildi / Kuşlardı esen yelin ulvî nağmesiyle muştulanan / Kuşlar havalandı Âmine Hatun'un evine doğru / “Balıklar sudan çıktı” Âlemlerin Efendisi doğdu diye / Kurtlar Mekke'nin kapısına geldi ceylanlarla yan yana / Mekke'nin sêmasında nurdan bulutlar / Buluştular kutlu müjde için / Birer tutam akça bulut, birer tutam yıldız gönderdiler / Âmine Hatun'un kutlu evine / Şifâ Hatun duyurdu kutlu doğumu / Ey Abdülmuttalib, veriyorum işte müjdemi! /Âmine Hatun'un bir oğlu oldu / Doğduğunda evin içi nurla doldu / Doğan çocuğu melekler yıkadı / İki omuzu arasına risâlet mührü basıldı / Bunu duyan Abdülmuttalib eve yürüdü / Âmine Hatun rüyasını anlattı / Semâdan gelen nurlu kişiler / Muhammed adı verilsin doğan çocuğa, dediler /Abdülmuttalib kucağına aldı / Doğuştan sünnetli, doğuştan göbeği kesilmiş / Bir nur topu tutuyordu / Baktı maşallah dedi, gözü kamaştı / Sevinci yerden göğe, gökten yere dolaştı / Geldi Mekke'nin üzerinde toplandı / Kâbe'ye gitti Allah'a şükretti / Ey Mekkeliler! Bir torunum oldu sevinin /Adını Muhammed koydu melekler / Göktekiler ve yerdekiler onu övsün / Fakirlere ziyafet verilsin, yetimler ve âcizler doyurulsun, dedi /Hanifler, Muhammed Mustafa hakkında / Kâbe'de dua ettiler İbrahimce / Mekke'nin uluları toplandı / Dünyâya nur doğdu, bereket geldi / Âmine'nin Muhammed'i kutlulansın / Dağlara, taşlara dualanmış yemler bırakılsın / Âmine'den doğan çocuk bizim şânımız / Kutlulandı, bereketlendi dört bir yanımız, dediler / Bir Mekke bilgesi şöyle dedi: Böyle doğum görülmedi dünyâda / Âmine'nin evinde doğan ışık /Aydınlattı “Kudüs ve Şam arasını / On dört burç yıkıldı Kisra'nın sarayından / Semâve Vâdisi sular altında kaldı / Sâve Gölü kuruyup çekildi / Bin yıldır yanan ateşler söndü Mecûsî diyarında / Sâsânilerin ihtişamı, Bizans'ın zulmü çöktü” / Kâinatın künhüne açılan âyettir O / Mazlumların umut kapısıdır O / Karanlık devirleri nurlu şafaklara çevirendir O / Câhiliye idrakleri kül eden nur-ı beyzâ aşktır O / Hâsılı, Efendimiz Âleyhissalâtüvesselâm doğduğunda / Dünyâ karanlıktan çıkıp nûra boğuldu / İnsanlığın kalp ve dimağında ulvî inkılâplar oldu.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Ahmet Doğan İlbey
29-10-20
E mail: yenisoz.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
EFENDİMİZ ALEYHİSSALÂTÜVESSELÂM DOĞDUĞUNDA
Online Kişi: 25
Bu Gün: 138 || Bu Ay: 4.247 || Toplam Ziyaretçi: 1.649.155 || Toplam Tıklanma: 42.346.302