
| Kategori : SANAT / MÛSÝKÎ-Ses Coðrafyamýz | Okunma Says: 925 |
Bu yazlar takip edenler biliyor ki sahilde “Salkl Yaam Kousu” yapan bir edal kzmz var. Onun saçlarndan ve yüzünden çkardmz netice bizi “kozmetik” sanayiine götürmütü.
Kzmz koarken kulaklk ile müzik dinliyor. Müzik de artk “Tüketim Toplumu”nun mayasn karan unsurlardan biri, belki de önde gelenidir. Bu sebeple müzie yer verdik, daha da vereceiz.
Acaba bu edal kzmz hangi müzii dinliyor? Televizyon kanallar içinde Acun Ilcal’nn yapt “O Ses Türkiye” en çok izlenen program oldu. Uzun ömürlü olan bu “yarma” programna baktnzda müzik üzerinden “Türkiye”yi (yani yürüdüü yolu, durduu yeri, benimsedii deerleri) yorumlayabilirsiniz.
“O Ses Türkiye” ülkemizi ne kadar temsil edebilir ki, demeyin. Bu bir veri. Sessiz ynlarn sesi çkmyor ki elimizde baka bir örnek bulunsun.
Dikkati çeken unsurlarn banda “ngilizce” geliyor. Yarmaya katlan 14-18 ya aras gençler çokluk bu dilde arklar söylüyor. alacak ey deil. ngilizce eitim o kadar yaygnlk kazand ki; gençler ana dillerini onun kadar iyi örenip güzel kullanmaya gayret etmiyor. Bu manzara kültür emperyalizminin ülkemizi de hakimiyeti altna aldnn göstergesidir. Eitim kurumlarmz örenciye ne kadar iyi ngilizce örettikleri ile iftihar ediyor; bu örenciler kendi ana dillerini ne kadar biliyor acaba?
yi ve güzel Türkçe bilmeyen bir örenci ngilizce’yi ne kadar mükemmel kullanabilir ki (!)?
Hemen her devirde hakim sermaye hakim kültürü dourur. Küresel sermaye kültürel alan da hegemonyas altna ald. Bu yolda ona güç veren teknolojidir. Baknz, ne zaman ki balamann bir ucuna elektirik fii takld, yeni balamann ad “elektrosaz” oldu. Halk Müzii o anda hap yuttu. Krda-bayrda, köyde-kentte sazn sesini bastran bir gürültü Tarm Toplumu’nda bulunmaz. Etrafta ya ku sesi olur, ya da su sesi. Balama, insan sesi ile tabiatn bu ilahî orkestrasna itirak edebilir. Ama dozer, motor, matkap, siren ve sayamayacanz kadar devasa makina homurtusuna kar zavall balama ne yapabilirdi ki? Metropol müzik salonlarnda elektrogitar’n yannda elektrosaz art olmutu. (Mikrofonla ezan okunup hoperlorla duyurulmas dahi ayn zaruretin eseridir. Doal olandan yapay olana doru mecburî bir yolculuk).
Küresel sermaye tüm iletiim kanallarna hakim olan teknolojiyi kullanarak müzik alanna da el att. Dünyann tüm müzisyenleri bu endüstrinin imal ettii elektronik âletleri kullanmaya balad.
Sesini duyurmak için çldran müzik gruplar stadyumlar dolusu hayranlarn kendilerinden geçirecek, kulak zar patlatan orkestralar devreye soktular.
Âletler gibi müzisyenlerin klk-kyafetleri, sahne düzenleri, k oyunlar, dans figürleri ve guruplar tam bir “gösteri” sergiler.
Günümüzde Kore’den Krgzistan’a, Makedonya’dan ili’ye kadar tüm dünyada müzik endüstrisinin hükmü yürümekte; sinema ve televizyonda olduu gibi star sisteminin “ikona”lar tüm gençlii büyülemektedir.
Öyle ki artk tüm ülkelerin müzii ayn ritim, ayn dans, ayn sahne ve k düzeni ile bezenmi olup u slogan her topluluun slogan olmutur:
“Bütün eller havaya”.
Stadyumlar hnca hnç dolduran müzikseverler “gösteri” karsnda âdeta bir “pagan âyini”ne itirak etmilerdir. Kendinden geçenler, baylanlar olur.
Tüketim Toplumu’nun “hzla akan rma” budur ite. Tam bir teslimiyet.
Ülkemiz modern müzii de gidiata ayak uydurmutur. Dünyadan bîhaber olduumuz söylenemez. lk ona giren müzik parçalarn çounun birbirinden fark farkedilmez. Ortak özellik “Bütün eller havaya” slogannda sakldr.
Küresel gücün dikte ettii hayat tarz tüm dünyada “tek tip” anlay ve davrana cevaz veriyor.
Buna direnmek teknolojiye kar çkmaktr ki, maazallah “bilim”e kar durmak mânasn tar.
(Haftaya müzikteki dijitalleme sonucu ülkemizde yaananlara deineceiz)
Yazar: Mustafa Kutlu |
04-11-20 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||