
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 689 |
3) Kemalist Cemaatin Nepotist Bir Yaplanma ile Devlette Yuvalanmalar
Yukarda “Ehliyet ve liyakate dikkat edilmiyor” demiler, kendileri ülkeyi ‘nepotizm krall' haline getirmilerdir.” demitik. efin devleti ile toplum adeta bütünlemiti. Bir yandan da devlette ‘nepotizm' frtnas esiyordu. CHP Demirtepe Ocak Bakan Übeyde Hanm'n kocas Türkiye'nin sviçre Büyükelçisi idi.
Sonraki yllarn Devlet Bakan . Hakk Birler bu anlamda bir hatrasn öyle anlatmaktadr: Staja balayabilmem için, mezuniyet yazsnn haricinde CHP'den de istifa etmem gerekiyordu. Demirtepe Oca'na gittim. Übeyde Elli beni görünce, “Neredesin, günlerdir yoksun!” dedi. mtihanlarmn olduunu, ama artk okulu bitirdiimi söyledim, tebrik etti. Übeyde Hanm, ocaa, istifam vermek üzere geldiimi bilmiyordu tabii. CHP Demirtepe Ocak Bakan Übeyde Hanm'n kocas Türkiye'nin sviçre Büyükelçisi idi (Birler,2010:30).
‘Nepotizm' frtnasnn bir baka tezahürünü sonraki dönemin bakanlarndan Orhan Ouz öyle anlatyor: CHP Hükûmetinin azametli bakanlarndan Devlet Bakan Cemil Sait Barlas Paris'e gelmiti. OECD (Avrupa Ekonomik birlii Tekilat) yeni kurulmutu. Cemil Sait Barlas Paris'teydi. Ben de sknt içinde doktoram hazrlyorum. Arkadalar dediler ki: “Burada Türkiye'nin ‘OECD'yle ilgili misyon kuruluyor. Kâtiplik yapacak insanlara ihtiyaç var. Bu görev için Türkiye'den lise mezunu birisini getireceklermi. Sen müracaat edersen, belki orada bir ie alrlar.”
Bunu örenir örenmez Cemil Sait Barlas'n kald oteli buldum. Lobiye indii zaman kendimi tanttm ve i istedim. “Ben” dedim, “burada zor artlarda doktora yapyorum. Doktora çalmam Avrupa Ekonomik birlii ve Türkiye konusu üzerinde toparlayabilirim. Sizin kuracanz misyonda idarî memur olarak görev alabilirsem doktora çalmalarm daha rahat yürütebilirim. Hatta burada daha fazla kalma ansm da olabilir.” Beni dinledi: “Sen kimin nesisin?” dedi. Sualden maksad hemen anlamtm. O sralarda Paris'te tahsil yapmakta olan Öztrak'lar var, Orhan Öztrak, Adnan Öztrak, bir ksm CHP'li bakan ve milletvekillerinin çocuklar… Bizin Turan Güne vs… Onlarn hepsi “kodamanzadeler”di.
Paris'te ayda 150 lirayla kt kanaat geçinmeye çalan ben, onlarn yanna bile sokulamazdm. Cemil Sait Barlas böyle sorunca, gençlik ateinin tahrik ettii cesaretle ve geçmi dernekçilik ve particilik tecrübelerimin de tesiriyle öyle bir dorularak ve dik bir tavrla, “Ben” dedim, “Eskiehirli zahireci Hakk Ouz'un oluyum.” Cevap bu… yerini buldu, bulmad, bilemem.
Cemil Sait Barlas, “Peki” dedi, ama olur da demedi, olmaz da demedi. “Bakarz” dedi. Kalkp gitti. Ama onun o tavr ve suali bana çok dokundu. Bir müddet sonra da duyduk ki, bana verecekleri 200 liralk bir göreve mukabil Türkiye'den 800 lira aylkl bir lise mezununu Paris'teki Türk misyonunda memur yapmlar (Ouz,2004:280).
Orhan Ouz, bir baka nepotizm örneini öyle anlatyor: stanbul Üniversitesi'nin arkasnda, imdiki letme Fakültesi'nin yeni binalarnn olduu yerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin yurdu vard. Fakat oraya ancak iltimasllar alnyordu. Buna ramen müracaat ettim. Tabiî sram çok gerilerdeydi. Fakat snf arkadalarmdan biri bir gün oraya girdi. “Nasl girdin?” diye sordum. “Yavuz Abadan vastasyla… Bana bir mektup verdi. Onu götürdüm, aldlar” dedi. Yavuz Abadan o sralarda parti müfettiiydi (Ouz,2004:49).
Findley, durumu öyle özetlemektedir:1930'larda siyaset üzerinde kurulan parti-devlet tekeli muhalefeti bütünüyle bastramadndan onunla ba edecek yollar bulmak zorunda kald. Direni, kimi zaman, vatandalarn seçimlerde oy kullanmamasnda olduu gibi, pasifti. Kimi zaman ise aktif (Findley, 2015:258).
Yukarda “Demokrasi ve insan haklar ampiyonluu yaptklar halde kendileri iktidara gelince bu kavramlar mumla aranr hale getirmilerdir” demitik.
Yazar: Hüseyin Yaðmur |
08-12-20 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||