
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 873 |
Türk eitim tarihinin önemli kurumlarndan olan yabanc okullar ve aznlk okullar, eitim öretim hizmetlerinden çok, eitim d eylemleri; uluslararas ilikiler alar ve misyonerlik faaliyetleri ile gündeme gelmitir. Gayrimüslim okullarnn, eitimi araç olarak kullanan, siyasi faaliyetlere programlanm kurumlar olduu iddia edilmitir.
Osmanl Devleti’nde gayrimüslimlere ait okullar, aznlk okullar ve yabanc okullar olmak üzere iki türlüdür. Bunlardan Aznlk Okullar (Cemaat Mektepleri) Osmanl Devleti’nin idaresi altnda yaayan; aralarnda dil, din, rk fark bulunan, özel anlamalarla verilen haklardan yararlanan bata Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler olmak üzere baz gruplarn açt okullardr. Ecnebi Mektepler (yabanc okullar) kavram ise gayrimüslim topluluklarn açtklar ve sonradan yabanc devletler tarafndan himaye edilen okullarla dorudan yabanc devletler tarafndan açlan okullar için kullanlmaktadr.
Toprak genilii 22 milyon kilometre kareye kadar ulaan Osmanl Devleti, deiik kültürel gruplar kendi himayesi altna almt. Osmanl egemenliinde yaayan bu gruplarn kendi dinlerini, milli ve kültürel kimliklerini uzun süre koruyamamas ve asimile olmas beklenebilirdi. Ancak Osmanl Devleti’nin himayesinde kalan bu topluluklar hem dillerini, hem dinlerini, hem de kendi kültürlerini 600 yla yakn bir süre korumay baarmt. Bu durum, Osmanl Devletinin ihmalinin bir sonucu deil, bilinçli olarak uygulad ve slâm Hukuku’nda (Fkh) yer alan zimmi hukuktan domaktayd. Nitekim II. Mehmet stanbul’u fethedince bata Rumlar olmak üzere karlat topluluklara, Galata Ahitnamesi ile kendi mekteplerini, kiliselerini ve hastanelerini istedikleri gibi idare etme hakknn yannda, dillerini konuma ve anadillerinde eitim görebilme hakkn da vermiti. Bu tarihlerde devlet, Türk ve slam mekteplerinin programlaryla ilgilenmedii gibi aznlk okullarna ve uygulad programlara da karmamt.
Nitekim Osmanl mparatorluunda Türk ve Müslüman okullar ve kurumlar çounlukla devlet tarafndan deil zenginler ve hayrseverler tarafndan yaplp yönetiliyordu. Benzer uygulama aznlk okullar için de geçerliydi. Nasl ki her caminin yan banda bir mektep bulunuyorsa her kilisenin yannda da bir aznlk mektebi bulunmaktayd. Hatta Müslüman mekteplerinde eitim hocalar tarafndan yapld gibi aznlklara ait okullarda da eitim, papazlarn elinde bulunuyordu. Devlet bu hakk önce Rum cemaatine vermi, daha sonra Ermeniler ve Museviler de bundan yararlanmt. Kilise bünyesinde kurulan Ruhban Okulu niteliindeki küçük çaptaki bu birimler, zamanla yaygnlamaya balam, giderek çehreleri deierek birer örgün eitim-öretim kurumu olma yolunda ilerlemilerdi.
Osmanl Devleti’nin, güçlü olduu dönemlerde aznlklara ait eitim birimlerini tehdit olarak görmemesi ve hatta tekilatlanmalarna izin vermesi, yabanc devletleri cesaretlendirmiti. Çünkü yabanc devletler, Osmanl snrlar içerisinde yaayan aznlklar kendi hâkimiyeti altna alarak, aznlklarn faydaland haklardan faydalanmak istiyorlard. Nitekim sonraki aamada aznlk okullar birçok hakkn sahibi olacak ve yabanc devletlere ait kurumlar da bu durumdan fazlasyla faydalanacakt. Böylelikle de Osmanl Devletini etki altna almak için aradklar frsat bu ekilde elde etmi olacaklard. Bahsi geçen hedefler dorultusunda harekete geçen yabanc devletler, ilk i olarak kendilerine yakn gördükleri aznlk grubunu seçti. Seçilen aznln, himaye altna alnmasnn en kolay yolu da maddî yardmlard. Bu düünceyle yabanc devletler, belirledikleri aznlk grubunun okullarna karlksz olarak para, eitim malzemesi ve öretmen gibi destekte bulunuyordu. Öte yandan aznlklar da, himaye altna girmek için çok istekli davranmaya balamt. Çünkü yabanc devlet-aznlk ilikisi yabanc devletler kadar aznlklara da fayda salyordu. Aznlklar, okul masraflarndan kurtulmann ve eitim kalitesini arttrmann yannda yabanc devletlerin tüccarlarna tannan kapitülasyonlardan yararlanarak rahatlkla alveri imkânna ve gümrük indirimlerine kavumutu. Ayrca Osmanl Devletinin denetiminden de kurtulmulard.
Böylece aznlk okullar, yabanc devletlerin etkisi altna girmi, maddî ve manevî yardmlar sayesinde saylarn artrmaya balamt. Okul saysnn artmasnn birçok sonucu vard. Bunlardan en önemlisi de himayesinde olduu devletin siyaseti dorultusunda, Osmanl Devleti’nin aleyhine çalmaya balamalardr. Bu gelimeler sonucu, aznlk okullar dnda yabanc devletlerin sahneye çkmasyla, elçilik okullarn da aan bir “yabanc okul” kavram dodu. Bunda Fransz ihtilalinin yayd milliyetçilik akm ve yabanc devletlerin propagandalar etkili olmutu. Verilen tüm imtiyazlarn suiistimal edilmesiyle salanan serbestinin esneklii ile önceleri çeitli ekillerde aznlk okullarna nüfuz eden Fransa, talya, Amerika, Bulgaristan ve ngiltere gibi devletler, hukuki düzenleme olmadan ve denetimden de uzak biçimde kendi eitim ve öretim kurumlarn açmaya baladlar.
III. Selim döneminde balayan ve II. Mahmud döneminde devam eden reformlar, her alanda olduu gibi eitim alannda da etkili olmu ve yenilikler Abdülmecit’in tahta çkmasndan sonra ilan edilen Tanzimat Ferman’yla somutlamt. Gerçi 1839’da ilan olunan Tanzimat Ferman’nda, aznlk okul ve müesseselerine dair herhangi bir ibare bulunmamaktayd. Ancak aznlklar, kanun karsnda eitlik ve kanunun üstünlüü vurgusu yaplan bu fermann ilanyla Türklerle bir bakma eit hale gelmiti.
Tanzimat Ferman’ndan sonra gayrimüslimlere yönelik dier bir hukuki düzenleme 1856 Islahat Ferman ile gerçeklemitir. Ferman gayrimüslimlere okul açma ve gelitirme izni verirken, ayn zamanda Osmanl uyruu olan herkesin, devlet okullarnn yönetmeliklerindeki koullar yerine getirmek artyla askeri ve mülki mekteplere kabul edilmesini de karara balamt. Ancak Osmanl içindeki aznlklar, çocuklarn devlet okullarna gönderebilme hakkna sahipken, yabanc ve misyoner okullarna göndermeyi tercih etmilerdir.
Dier taraftan yabanc devletler, kendilerini balayc bir nizamname olmad için Osmanl topraklarnda rahatlkla okul açabilmilerdir. Gerçi 1869 ylnda çkarlan Maarif Nizamnamesinin 129. maddesine göre yabanc okullarn ruhsatsz çalmas mümkün deildi. Ancak buna ramen birçok okul ruhsatsz olarak faaliyetlerini sürdürmütür. Çünkü bazen Osmanl Devletinin hogörüsü ve kaytszl, bazen yabanc okullarn prosedürleri uygulamamas, ruhsatn tehlikeye girecei durumlarda ise yabanc devletlerin devreye girmesi denetim zincirinin kopmasna yol açmt. Kald ki, yabanc okullarn teftiini veya programlarnn Maarif Nezaretince onaylanmasn istemek oldukça zordu. stanbul’daki her yabanc okul, kendi anavatanndaki okullarn programlarn ve orada okutulan kitaplar aynen kabul eder, okutur ve buna Maarif Nezareti bir ey diyemezdi. Ayrca eitim materyallerinin eksiklii hatta yokluu, tercüme odalarnn ihtiyac karlayamamas, dini farkllklar, ekonomik nedenler de denetime engel faktörler olarak ortaya çkmaktayd. Buna kar Osmanl Hükümetinin alm olduu tedbir, Müslüman çocuklarnn yabanc okullara devamlarn yasaklama kararndan ibaret olmutur. Ruhsatsz çalan bu okullarn Maarif Salnamelerinde eitim kurumlar arasnda yer almas, Osmanl Devleti’nin bu okullara göz yumduunu göstermektedir.
Yabanc okullar, on dokuzuncu yüzyln sonuna kadar himayesi altnda olduklar devlet isimleriyle deil, bal bulunduklar mezhebe göre snflandrlmt ve ilk srada Katolik okullar gelmekteydi. Protestanlar sonradan bu ie balamlard. Mezheplere dayal bu okullar, bir süre sonra himayesi altnda bulunduu ülkelerin ismiyle anlmaya balanm, bilahare Osmanl topraklarnda okul açan ülkelerin says giderek artmt. Srp, Bulgar, Rus, Avusturya Macaristan hatta ran bile Osmanl topraklarnda okul açmt.
Ticaret yapabilme izninden yola çkarak eitim-öretim kurumlar açmaya kadar birçok hakka sahip olan yabanc devletler, önce aznlklar akabinde de Osmanl Devleti’ni etki altna almak istemilerdi. Böylece yer alt ve yer üstü zenginliklerinden yararlanlabilecei düünülmütü. Ayrca okullarn, siyasi amaç ve çkarlara uygun corafyalarda ve sayca çok olmasn amaçlamlard. Bu nedenle yasal boluklardan faydalanarak, Osmanl Devletinin birçok bölgesinde -gerek olmasa da- kendi okullarn açma yoluna gittiler. Mesela Bulgar okulunun Bulgar halkndan kimsenin bulunmad yerde açlmas, Kudüs’te ngiliz Protestan halktan 232 kii olmasna ramen yedi okul açlmas gibi çalmalar, okul açmada asl amacn siyasi faaliyet olduunun açk bir göstergesiydi. 1904 ylna gelindiinde sadece Franszlarn Osmanl topraklarnda faaliyet gösteren 878 okulu bulunmaktayd. Bu sayya Amerikan, ngiliz, Avusturya, talyan, Rus ve Alman okullar da eklendiinde kaçak çalanlar hariç iki bine yakn yabanc okul mevcuttu. Okullarn programlarnda, kendi dinleri ve dilleri, tarih, corafya, aritmetik, geometri, fizik ve tabii bilimler, müzik, yabanc dil gibi dersler yer alyordu.
Yabanc okullardaki bu çoalma ve yaylmann bir baka sebebi de, on dokuzuncu yüzyla gelindiinde Osmanl eitim-öretim kurumlarnn ihtiyaca cevap veremez duruma gelmesidir. Devletin çeitli kurumlarnn hantallamas yannda, özellikle eitimli olmayan kiilerin öretmenlik mesleine liyakatsiz balatlmas, Rumeli’deki yenilgiler sonras büyük kentlerde özellikle de stanbul’da nüfus younluu ve savatan kaçan sivil halkn medreselerde iskân edilmesi, yabanc okullardaki eitim sisteminin yararlarnn geç anlalmas gibi birçok faktör bu gelimeyi hzlandrmt. Aslnda medreselerin yan sra, sbyan mektepleri ve dier derecelerde birçok okul da ihtiyac karlayacak durumda deildi. Bu nedenle okullarn güçlü ve etkin klan yabanc devletler eitimi bir gerekçe, okullar da imkân olarak kullanmlardr. On dokuzuncu yüzyln sonunda Osmanl Devleti topraklarnda 106 bin ilkokul örencisinin 30 bini Müslüman okullarda, geri kalan 76 bini ise gayrimüslim okullarda öretim görmekteydi. Bu 76 bin örencinin de 7 bini yabanc okullarda eitim almaktayd. Ortaöretimde ise toplam 16 bin örenci eitimine devam ediyordu. Bunlarn 5 bini Müslüman, 11 bini ise gayrimüslim okullarnda eitim alyordu. 11 bin gayrimüslimin 8 bini yabanc okullarda okumaktayd. Anlald üzere ilkokullarda aznlk okullar, ortaöretimde ise yabanc okullar revaçtayd.
Osmanl Devleti, kendi kontrolü altnda bir ‘özel öretim’ imkân salamak ve Müslüman olmayan cemaatleri Osmanl kimlii altnda toplamak amacn gütmekteydi. Lakin Osmanl Devleti’ndeki “Müslüman okullar” günden güne önemini yitirdi; yabanc ve aznlk okullarndaki eitim kalitesinin daha iyi olmas nedeniyle Müslüman aileler çocuklarn bu okullara göndermek için yarr hale geldi. Aslnda yabanc okullarla aznlk okullarnda verilen eitimin yararlar yannda Müslüman çocuklar için uygun olmayan içerik de mevcuttu. Özellikle II. Abdülhamit devrinde gayrimüslimlere ait okullarda Türkçe önemsenmiyor, örencinin dikkati, okulun bal olduu ülkeye çevriliyordu. Mesela corafya dersleri, okulun himayesinde bulunduu devlete ait bilgilerle balyordu. Bunun sonucunda örenciler yabanc bir ülkenin corafyasn öreniyor, kendi ülkelerine dair hiçbir ey bilmiyorlard. Ayrca bu okullarda Türk çocuklar, Hristiyan ibadet ve dualarn öreniyor, dinî merasime itirak ettiriliyorlard. Hatta cezalar affedilsin diye Salibi (haç, istavroz, çarmh) öptükleri bile oluyordu. Müslüman örencilerin velileri okuldaki bu olaylardan haberdar olduklar halde hiçbir ikâyette bulunmuyorlard. Aksine Müir Fuat Paa 8 çocuunu Kadköy’deki Sen Jozef Kolejine gönderebilmek için bütün arln koymak durumunda kalmt. (Daha sonraki yllarda da Müslüman aileler çocuklarn bu mekteplere göndermeye devam etmitir. Nitekim Müslüman örencilerin oran 1890-1900’de yüzde 15 iken, bu oran 1911’de yüzde 56’ya yükselmitir.)
Yirminci yüzyln banda durum daha da içinden çklmaz bir hal ald. Yabanclar, okul açmak için Osmanl Hükümetine bavuruda bulunuyor, verilecek cevab bile beklemeden kendi okullarn açabiliyorlard. Osmanl Hükümeti kendi tebaas olan Ermeni, Rum ve Bulgarlara bile okullar hususunda tam hükmedemiyordu. Yabanc devletler ise kapitülasyonlara dayanarak arzularn fazlasyla yaptrabiliyordu. Aksi halde Osmanl topraklarn igal tehdidinde bulunmak dâhil her türlü adm atabiliyorlard. Nitekim 1901 ylnda yaanan Midilli Olayndan sonra Osmanl Devleti Fransa ile bir anlama imzalamak durumunda kalmt. Midilli Olay, hazineden çok yüksek miktarda alaca olan Lorando ve Tubini isimli Franszlarn alacaklarn tahsil edememesi üzerine Fransz hükümetinin devreye girmesi ve Fransa donanmasnn Midilli’ye çkmasna kadar devam eden olaylar zinciridir. Osmanl Devleti Midilli’yi kurtarabilmek için Fransa’nn tüm isteklerini kabul etmek zorunda kalmt. Meclis-i Vükela’nn karar, padiahn onay ile 19 Kasm 1901 tarihinde Osmanl Hükümeti, Fransa tabiiyeti veya himayesi altndaki okullarn hukuki varlklarn tanmay taahhüt ediyordu.
Osmanl Hükümeti, yabanc okullarla ilgili verilen imtiyazlar tek tarafl bir ihsan olarak deerlendirse de, bu devletler, yaplan anlamalara dayanarak durumu tabii bir hak saymlardr. Osmanl-Fransz Anlamasyla Fransa, yeni bir imtiyaz elde etmemiti. Osmanl Hükümeti sadece yürürlükteki anlamalar ve kapitülasyonlar tandn kabul etmiti. Ancak bu anlama o zamana kadar Osmanl Hükümetince görmezden gelinen veya inkâr edilen mevcuttaki anlamalarn koullarnn hayata geçirildii bir anlama olmutur. Osmanl Devleti ise yabanc devletleri ürkütmemek ve bir olaya meydan vermemek için çok hassas davranmak zorunda kalmt. in daha da vahim hale getiren, hiçbir Avrupa hükümetinin, Fransa’nn bu örnei görülmemi hareketini knamamas ve Osmanl Devleti’ne yardmc olmay da siyaseten uygun bulmamasyd. Çünkü ileride kendileri için de anlamazlklar ayn yönteme bavurarak çözme yolu açlmt. Zira bu anlama dier devletlere emsal tekil etmi ve onlar da bu haklardan faydalanmlardr.
kinci Merutiyetin ilanyla birlikte yabanc okul sorunu yeniden gündeme gelmi ve mecliste Türk ve Rum mebuslar arasnda bu konuda hararetli tartmalar yaanmtr. Ancak, hükümetle gayrimüslimler arasnda yllardr devam edegelen bu sorun, kinci Merutiyet döneminde de çözülemedi. 1913 ylnda kabul edilen bir Muvakkat Kanunla özel okullarn teftii, öretmenlerin atanma ve göreve balamalar, yabanc öretmenlerin çalma izin ve belgelerine dair basit kurallar kondu. Osmanl Devleti’nin, yabanc okullar konusunda istedii kanunu çkarmas ve uygulamaya balamas ancak 1915 ylnda mümkün olacakt. 1914’te Osmanl Devletinin savaa girmesi üzerine ülkede örfi ve askeri bir idare kuruldu. Osmanl Devleti, savat devletlerin okullarna, eitim ve salk hizmeti veren kurumlarna el koymutu. Böylece stanbul’da kalan yabanc okullar müttefik devletlerle talya ve ran’a aitti. Özellikle 1914 ve 1915 yllarnda ttihat ve Terakki hükümetleri yabanc okullarn denetlenmesine ilikin ciddi tedbirler getirmise de, Birinci Dünya Sava döneminde misyoner okullar da dâhil yabanc okullarn hemen tamam kapandndan bu tedbirleri uygulamaya gerek kalmamtr.
Rumeli’nin kaybndan sonra Rumlarn ve Bulgarlarn çou Osmanl snrlar dnda kalm, Anadolu’daki Ermeniler ise tehcire tabi tutulmutu. stanbul ve dier vilayetlerde bulunan aznlklar ise bu durum karsnda seslerini çkartmaz olmulard. Kapitülasyonlarn kaldrlmas özel okullarn dizayn edilebilmesi için tüm engellerin ortadan kalkmas anlamna geliyordu. te 1915 tarihli Mekâtib-i Hususiye Talimatnamesi de böyle bir zamanda neredilmitir.
1915 Talimatnamesi, Osmanl Devletinin yabanc ve aznlk okullarnn denetimi konusunda o tarihe kadar yapt en kapsaml düzenlemeydi. Bu talimatname ile yabanc devlet okullar tamamen bir disiplin altna alnmaya çallm ve yabanclarn yeniden okul açmalar oldukça zorlatrlmt. Talimatnameden sonra yabanc okullarn birçou kapatld. (3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanununun, 1915 Talimatnamesinden esinlendiini söylemek çok da yanl olmayacaktr.)
Birinci Dünya Savann Osmanl Devleti aleyhine sonuçlanmas üzerine yabanc devletler eitim haklarn yeniden elde etmek için harekete geçtiler. Okullarn bir ksm tekrar faaliyete geçmekle birlikte önce Lozan Bar Antlamas ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu, sonrasnda da 1925, 1926, 1929 ve 1931 genelgeleri, Cumhuriyet Türkiyesi’nde aznlk okullaryla yabanc okullarnn önemini kaybetmesine yol açmtr. Cumhuriyet yönetimi, farkl eitim kurumlarndan yetien örencilerin birlik ve beraberlikten uzaklatn, farkl kaynaklardan beslenerek mezun olan örencilerin, eitim gördüü müesseseye ve misyona ballk duyduunu düünmütü. Bu ikili yapnn ortadan kaldrlmasn ise eitimde birliin salanmas olarak görmütü. Dier taraftan kapitülasyonlarn kalkmas yüzünden yabanc devletlerin müdafaa ve himaye edememeleri, ilkörenimini resmî okullarda bitirmemi olanlarn ortaörenime kabul edilmemeleri, mübadele ve dier sebeplerle aznlk nüfusunun azalmas ve özellikle cumhuriyetle birlikte Türk okullarnn gerek bina yönünden, gerekse eitim öretim yönünden geliimi gibi birçok faktör yüzünden yabanc okullarla aznlk okullarnn saylar azalm ve yerlerini Türk okullarna brakmlardr.
Özetle 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesinin yaynlanmas ve uygulanmasna kadar olan süreç içerisinde Osmanl Devleti’nin, aznlk okullar ve yabanc okullar üzerinde hiçbir denetim ve yaptrm olmamtr. Bu okullarn, büyük devletlerin Osmanl Devleti üzerinde nüfuz kurma ve parçalanmas halinde de, belirli bölgeler üzerinde hak iddia edebilme politikalarnn önemli birer arac olduunu düünen Osmanl Devleti, 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile bu okullar denetim altna alabilecek bir düzenleme yapmtr. Ancak bu sefer de devletin içerisinde bulunduu durum bu düzenlemenin uygulamasn mümkün klmamtr. Günden güne aleyhte faaliyetlerini artran yabanc okullar ve aznlk okullarn tam anlamyla denetim altna almakta kararl olan Osmanl Devleti, Birinci Dünya Sava’nn banda kapitülasyonlar kaldrm ve 1915 tarihli Mekâtib-i Hususiye Talimatnamesi ile ülkedeki tüm yabanc okullarla aznlk okullarn denetim altna almtr. Okullarn büyük bir ksm da kapatlmtr. Fakat harbin kaybedilmesiyle yabanc okullarla aznlk okullar yeniden açlm ve bu okullarn devlet tarafndan istenmeyen faaliyetleri devam etmitir. Aznlk okullaryla yabanc okullar, cumhuriyet sonras önemini yitirmi ve saylar giderek azalmtr.
Yazar: Serhan Yücel |
13-01-21 |
||
| E mail: fikircografyasi.com | Tweet | ||