
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 757 |
Ne güzel kelimelerimiz vard. Bizi sarp sarmalar, onarr, yeni bir ruh haline tebdil eylerdi. slam’n manevi gdasyla boy vermi bu bin yllk kelimeler milyonlarca kez snanm tecrübelerden sonra bize ulamt. Heidegger’den çok önce Üstad Necip Fazl dilin önemini öyle vurgulamtr: “Ben dilden daha büyük, dilden daha aziz, dilden daha gerçek, dilden daha müdafaal bir vatan tanmyorum.” Gelin görün ki masa ba cellâtlar uyduruk kelimeleriyle geldiler ve o bin yllk vatanmz elimizden alverdiler. Oysa kucandan bebei alnp atelere atlan bir anann hissiyatyla çrpnmamz gerekirdi. Kanayan ve acyan yerlerimiz o kadar çoktu ki kayp giden bu esiz vatanmza yas bile tutamadk.
Pek çok gazete ve haber sitesi sklkla u bal kullanyor: Filanca kii “hayatn kaybetti”. Bir Müslüman’n vefat etmesi halinde verilecek taziye yaknlarna sabr dilemek eklinde olmaldr. Müslüman vefat ettiinde hayatn kaybetmez. Bu bakmdan “hayatn kaybetti” cümlesi Bat’nn taziye kültürüne ait bir kavramdr. Çünkü kapitalist Bat anlayna göre hakikat sadece bu dünya, bu hayattr. Ölüm onlar için bir hiçlik, belirsizlik, kaybolutur. Oysa slam anlaynda ölümle gelen ey en büyük hakikattir. Hz. Mevlana’nn deyimiyle ölüm “eb-i Arûs”tur. Yani düün gecesi, ebedi ve sonsuz âleme kavuma, Yaradan’a olan hasretin sona eriidir. Biz Müslümanlar için hakiki âlem öte âlemdir. Bu âlem ise bir imtihan dünyas, bir geçi menzili ksacas yalan dünyadr. te bu sebeple biz “nna lillah ve inna ileyhi raciun” ayetini dile getirmekle taziyenin en güzelini yerine getirmi oluruz. Bunun dnda “Sabr cemil niyaz ederim”, “Allah rahmet eylesin”, “Rabbim cennetinde arlasn” gibi cümleler de taziyenin doasna uygun olanlardr. Ölen bir Müslüman için bizler “vefat etti”, “ebedi âleme göçtü”, “dar bekaya irtihal eyledi” deriz. Ölüm, imanla giden için bir kurtulutur. Geride kalanlar için ise yeni bir imtihan. te bizler taziyeyi geride kalanlar onaracak, imanlarn tahkim edecek, ebedi âlemin hakikatini hatrlatacak cümlelerle yapmak durumundayz.
Eskiden evden çktmzda karlatmz insanlardan “Sabah erifleriniz hayr olsun” cümlesini duyardk. Bu cümle geleneksel selamlamamzda olduu gibi hem bir dua hem de nezaket içerir. imdilerde bunun yerini “günaydn, tünaydn” gibi kelimeler ald. Güzel bir eyle karlaldnda “Subhanallah, barekallah, maallah” denirdi. Bunun yerini “muhteem, harika, süper” gibi yavan kelimeler ald. Allah’n birer emaneti olarak görülen çocuklara birbirinden güzel isimler verilirdi. Evlatlar “mahdumum, kerîmem” diyerek tantlr; insanlar da “ismiyle yaasn” diyerek hayrlard. Erkekler hanmlar için “refikam” derlerdi. Akam olduunda lambay ve sobay uyandrrdk. Selçuklu veya Osmanl için ykld/çöktü yerine “sükût etti” denirdi. Bir aileden ehit haberi geldiinde “Allah ehadetini kabul eylesin” denilerek gpta edilirdi. Eve gelen misafire “eref verdiniz” denir misafir de “eref bulduk” karln verirdi. kramlar evin çocuklar gerçekletirir ve her seferinde misafir “berhudar ol evladm” cümlesiyle teekkür ederdi. Ksacas günlük hayatn tamamnda kullanlan kelimeler slam’n ebedi kuatclnn bir yansmasyd. Tevhid inanc bu kuatcln temelini olutururdu.
Besmele ve hamdele tüm hayatmzn anahtaryd. nsanlar kendilerinden bahsederken “ben” demezlerdi. Bunun yerine “fakir” kelimesini kullanrlard. nsann kemali tüm toplumun ortak amacyd. Bu amaç dilde hayat bulur, toplum ilikileri bu dille ina edilirdi. Tüm ilikilerde tevazu, iltifat, hilm, ihtiram ve efkat esas alnrd. nsan bata ailesi, ahfad, komular olmak üzere tüm çevresiyle barkt. Tüm canllara ve tabiata Allah’n lütfu gözüyle baklr hiçbirinin hakk zayi edilmezdi. nsanlar “paran kadar deil, hayrn kadar konu” dercesine tasadduka büyük önem verirlerdi. Eve gelen her misafir “bereket”ti. Hayat geçiciydi ve bu sebeple evlerin duvarlarna ‘Ya Malikül Mülk’ yazlrd. Bu ‘Ey Allah’m bütün mülk senindir. Ben kapnn bir kölesiyim, her ey senden benim aslnda hiç bir eyim yok’ manasna gelirdi. Kap tokmaklarna ise ‘Ya Fettah’ gibi kelimeler yazlrd. Bunlar o esiz medeniyetimizden sadece birkaç misaldir. Bize unutturulana kadar bu kadim dil medeniyetimizin nianesiydi. Bu dili günlük hayatmzda kullanmak nefis terbiyesini salar, çevreyle olan ilikilerimizi ilmek ilmek örer, bizleri slam dairesi içerisinde ina ederdi. Toplumun asl gücü de bu ortak medeniyet uurundan gelirdi. imdi bu dili kaybettiimiz gibi yerine konulan uyduruk kavramlarla kendi medeniyetimizden uzaklatrldk. Bat medeniyetinin dilini günlük hayatmza tamakla da farkna varmadan kendi özümüze, deerlerimize yabanclatk ve sükûta büründük.
Yazar: Yunus Emre Altuntaþ |
24-01-21 |
||
| E mail: dirilispostasý.com | Tweet | ||