HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : TÂRİH / DÜNDEN BUGÜNE
Okunma Sayısı: 972
Yazar: D. Mehmet DoÄŸan
ÜLKEMİZDEKİ BİR İŞGAL GÜCÜ OLARAK CHP (2)

ÜLKEMİZDEKİ BİR İŞGAL GÜCÜ OLARAK CHP (2)(…..) Ahmet Kabaklı’nın naklettiÄŸine göre; Batılı ve sanat adamlarının “Mavi Cami” diye göklere çıkardıkları Sultanahmed Camii, 1939-1945 yılları boyunca, Anadolu’dan toplanarak Trakya sınırlarına gönderilecek olan erlerin sevkıyat durağı (geçici yığınağı olarak) kullanılmıştır. O muhteÅŸem yapının içinde ocaklar yakılmış, yemek piÅŸirilmiÅŸ, çamaşır kazanları kaynatılmıştır. Bu arada ÅŸaheser çinilerin bir kısmı, yanmış ve kararmıştır (Kabaklı,1989:192). Prof.Dr Orhan OÄŸuz da ÅŸahit olarak aynı olaydan ÅŸöyle bahseder:

Sultanahmet Camii bir ara kapalıydı. Harp zamanında depo haline getirilmiÅŸti. Yeniden açıldıktan sonra gittim. Pencerelerin önünde sedef iÅŸlemeli kapaklar vardı. O sedeflerin tahrip edildiÄŸini üzülerek gördüm (OÄŸuz,2004:50).

İstanbul’un orta yerindeki Åžehzadebaşı Camii de camilere karşı uygulanan ÅŸiddetten nasibini almıştı. Prof.Dr İsmail Karaçam, bu vandal iÅŸgalini ÅŸöyle anlatır: Åžehzadebaşı Camiindeki hayata biz de alıştık. Hele bazı akÅŸamlar rezaletten oluÅŸan gösterilere diyecek yoktu. Åžöyle ki caminin Vefa Lisesi tarafına bakan medreseler tamamen metruk vaziyetteydi. Medrese odaları bütünüyle çingeneler tarafından iÅŸgal edilmiÅŸ durumdaydı. Bazı geceler bu esmer vatandaÅŸlar akÅŸama kadar topladıklarıyla medresenin ÅŸadırvanı kenarına masayı kurarlar, kim hangi çalgıyı çalıyorsa çalgısıyla masa başında yerini alır, rakılar, mezeler… Bir curcuna baÅŸlar ki, birinci sınıf gazinolarda bu alemi bulamazsınız. Bu medreselerdeki Çingene curcunası –tabiatiyle- bu söylediÄŸimizden ibaret deÄŸil. Bunun ötesinde cereyan eden ahlak dışı olayları serdetmeye konumuz ve gayemiz müsaade etmez (Karaçam, 2009:94).

Yakın tarihin önemli ÅŸahitlerinden biri olan Kadir MısıroÄŸlu da camilere karşı uygulanan terör ve ÅŸiddetten ÅŸöyle bahsediyor: “Camilerin büyük bölümü at ahırı veya depoydu. İstanbul Vefa’daki Vefa Bozacısı’nın bitiÅŸiÄŸindeki Güngörmez Mescidi, içinde at nallanan bir nalbant dükkanı olarak kullanılıyordu. Bugün o mescitte halen nalbanttan kalma duvar halkası mevcuttur” (MısıroÄŸlu,1995:157).

Kayseri’de de benzer hadiseler olmuÅŸtu.Emekli Müftü Mustafa Efe o günleri ÅŸöyle anlatır: Oradaki tarihi Hacı Kılıç Camii’ne at ve eÅŸek semerleri doldurulduÄŸunu, koskoca Laleli Camii’nin içine de ot ve saman doldurulduÄŸunu gözlerimle görmüÅŸtüm. Milli ÅŸef döneminin acı hatıralarıydı bunlar (Efe,2013:114).

Erzurum’da da bütün medreseler ve camiler kapatılmıştı. Sadece Gürcü Kapı Camii, İhmal Camii, Lala PaÅŸa Camii ve Murat PaÅŸa Camii açıktı. KurÅŸunlu Camii hapishane yapılmıştı (Kırkıncı,2004:26).

Erzurum Ulemasından Mehmet Kırkıncı Hocaefendi, baskılardan dolayı gelinen noktayı ÅŸöyle anlatıyor:1944 yılında Mustafa Efendi bir gün dedi ki:"Ben artık bu memlekette duramam. GideceÄŸim. Burada dinimizi gizli okutuyoruz, okutanlar tevkif ediliyor. Kur’an yasak, ezan yok, kamet yok...” demiÅŸti (Kırkıncı,2004:27).

4) Tarih DüÅŸmanlığı

1927 tarihinde 'Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Bilumum Mebanii Resmiye ve Milliye Üzerindeki TuÄŸra ve Methiyelerin Kaldırılması Hakkında Kanun’ çıkarılmÅŸtı..Sözkonusu kanuna dayanarak, İstanbul ValiliÄŸi, İstanbul Üniversitesi, Sirkeci Tren Garı, Darülaceze, ÇıraÄŸan Sarayı gibi çok bilinen yerler baÅŸta olmak üzere binlerce tarihi eserdeki tarihi tuÄŸra ve kitabeler sökülmüÅŸ, kırılmış ve çöpe atılmıştı.

Yozgat Eski Milletvekili Ali Åžakir Ergin’in naklettiÄŸine göre; Yozgat merkezindeki Demirli Medrese ve Kütüphanesi'ndeki pek çok kıymetli yazma eser, Köseyusuflu'daki Abdullah AÄŸa Medresesi ve Kütüphanesi'nde bulunan nadir yazma eserler medrese avlularında yakılarak imha edilmiÅŸtir. Bakiyesinin de topraÄŸa gömülerek yok edildiÄŸi, mahallinde hâlâ söylenmektedir.

Harp sonrasındaki siyasî iktidarın harf inkılâbı ile ilgili katı uygulamaları neticesinde, tekkelerde ve hatta mensuplarının evlerinde ve ellerinde eskiye dair kitap, defter ve teberrükât eÅŸyası cinsinden ne varsa, mevcut olanlar türlü yollarla elden çıkarılmış, geride kalanlar da jandarma korkusuyla mezarlıklara gömülerek veya yakılarak imha edilmiÅŸtir.

Bununla da yetinilmemiÅŸ, tuÄŸra ve Armalarla ilgili 1057 sayılı kanundan sonra Meydan Yeri'ndeki mermer Hamidiye Åžadırvanı üzerindeki âyetler ve edebî ÅŸiirler kırılıp kazınmış, okunmaz hale getirilmiÅŸtir (Ergin,2016:58).

CHP İktidarının bu mânâdaki uygulamalarından en manidar olanlarından biri de tãrihî deÄŸer taşıyan resmî evrakın kilo ile Bulgaristan’a yok pahasına satılmasıydı.M.ErtuÄŸrul DüzdaÄŸ bu vahim olayı ÅŸöyle anlatıyor: Bazı gazetelerde "Bulgarlara satılan Osmanlı arÅŸivi vesikalarına dair bir haber çıktı. Fransa'da yayınlanan "Le Nouvel Observateur" adlı dergi, Türkiye'nin, Osmanlı arÅŸivlerini, incelemek isteyenlere açtığı haberi üzerine, 1931 yılında Bulgarlara satılmış olan vesikaları gündeme getirmiÅŸ.Dergi, "Bu vesikaların o zaman satılmasından maksadın Ermenilere dair arÅŸivde bulunan vesikaların ortadan kaldırılması olduÄŸunu, fakat bu vesikaların Bulgarlar tarafından alındığını öÄŸrenen Vatikan'ın önemli miktarda para ödeyerek belgeleri satın aldığını ve söz konusu belgelerin ÅŸimdi Vatikan'ın elinde bulunduÄŸunu" yazmış (DüzdaÄŸ,2016:88).

DüzdaÄŸ, anlatmaya ÅŸöyle devam ediyor:Bu iki sene zarfında Bulgarlar, Viyana'dan getirttikleri bir müsteÅŸrike evrakı tedkik ettirerek, Bulgaristan'a dair olanları ayırmışlardı. O zamanki gazeteler, Bulgarların bu evrakın bir kısmını da kırk milyon leva'ya Vatikan'a sattıklarını yazmışlardı. Böylece geriye kalan ve kendilerine yaramayan kısım da bize iade olunmuÅŸtu (DüzdaÄŸ,2016:95-96).

Tãrihçi İbrahim Hakkı Konyalı’nın tesadüfen ÅŸahit olduÄŸu bu tãrih katliamı o kadar geniÅŸ yankı uyandırmıştı ki, devrin Manisa Mebusu Refik Åževket Bey, bir soru önergesi vererek konuyu Meclisin gündemine taşımıştı. “Maliye Bakanı hãdiseyi doÄŸrulamış, kilo ile satılan evrakın Bulgaristan’a götürüldüÄŸünü, evrakın deÄŸerlisi ile deÄŸersizini ayırt etmeden satış yapan memur hakkında soruÅŸturma baÅŸlatıldığını söylemiÅŸti” (GoloÄŸlu,1972:72).

5) İstiklal Marşı Åžairi Mehmet Âkif Ersoy’a DüÅŸmanlık

İstiklal Marşı Åžairi Mehmet Âkif Ersoy; 1.Meclis’e Burdur Mebusu olarak katılan, İstiklal Marşımızı yazan, o günlerde sırtında paltosuz dolaÅŸtığı halde kendisine ödül olarak verilen 500 lirayı orduya bağışlayan bir Milli Mücadele kahramanıydı.

Cumhuriyetin Kurulmasının ardından hiçbir kanun, nizam ve ölçü tanımayan İstiklal Mahkemeleri, bir süre sonra İstiklal Marşı Åžairi Mehmet Âkif Ersoy’un damadını dolayısıyla kendisini de hedef almışlardı.Ankara’da hiçbir farklı düÅŸünceye tahammül edemeyen yeni yöneticiler, bir süre sonra muhalif olan herkesi polis aracılığı ile takip ettirmeye baÅŸlarlar.Takip edilenlerden biri de İstiklal Marşı ÅŸairi Mehmet Akif Ersoy’du.

Bazı mahfiler tarafından da Milli Åžaire büyük bir ambargo uygulanıyordu.Ankara Halkevi Reisi Ferit Celâl’in Mehmet Akif ile ilgili sözleri bu anlamda önemli bir ipucu teÅŸkil eder. “Mehmet Akif ile ilgili bir toplantıya ÅŸiddetle karşı çıkan Ferit Celâl, vatan ÅŸairi Namık Kemal’i de dini hisler taşıdığı gerekçesiyle dışlamak istediÄŸini söylemiÅŸti” (Serdengeçti,2000:198).

(Devam Edecek)

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: D. Mehmet DoÄŸan
24-04-21
E mail: yenisoz.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÜLKEMİZDEKİ BİR İŞGAL GÜCÜ OLARAK CHP (2)
Online KiÅŸi: 20
Bu Gün: 692 || Bu Ay: 6.670 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.203 || Toplam Tıklanma: 58.640.400