
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 669 |
Sanc ile balad maceramz. Emine Insu, 12 Mart’a giden süreçteki Türkiye’nin romann yazd. Sanc ite o sancl dönemin 68 kuann ülkücü atmosferinin romandr. Onlarn bir ksm genç yata hayatlarndan oldular, bir ksm imdilerde siyasete yön veriyorlar. Dursun Önkuzu’nun ehadetinin ayrntlar, soluklar yeni kuaklara hayat veriyordu.
Emine Abla bizim kuan handiyse bütün genç kzlarnn idolü idi. O dâvânn hem merkezinde idi hem de eriilemeyecek kadar uzakta, kendi töresinde yayordu.
Töre onun sevdas idi. Nasl olmasn ki? Annesi Halide Nusret Zorlutuna ile birlikte çkard Aye adl dergiyi Töre’ye dönütürmütü. Daha dorusu dönümesine izin vermiti. Sadi Somuncuolu, daha sonra Töre ve Devlet yazhanesi olacak yerde ilk Ülkü Ocaklar’nn bir nevi kültür ve sanat birimini skender Öksüz ile birlikte olutururken Aye dergisinin Töre olmasn tavsiye etmi, Emine Abla da tekilatçl gerei itiraz etmemiti. Kolay m anne yadigârn tekilata devretmek? Bu duyguyu bilirim, kendi ideali ile kitlelerin idealini bütünletirmek arzusu, dâvâya adanmlk… Öyle olmasa 1976’da merhum babamn bütün servetiyle matbaa alp tekilata balamazdk. Hayatn bu uurda ortaya koyanlar varsa kanmz, servetimiz, ömrümüz feda olsun ne çkar?
Ömrünü inand dâvâya adad InSu. Su gibi berrakt, su gibi akan bir ömrü oldu. Akt bizim çamza ve geldii gibi ak, duru, bereketli gitti. Emine Abla Türk edebiyatnn Üç Turunçlar arasndan en genciydi. Samiha Ayverdi, Safiye Erol ve Emine Insu… Fikir ve Sanat dünyamzda Töre’ydi o. Tpk Çnarl’nn Hisar’ gibi…
Annesinin kendisi için yazd iirde ne deniyorsa, kiiliinin mümeyyiz vasf olarak onlar hep korudu.
Halide Anne, gökten yldzlar ona oyuncak yapmt, Emine Hanm da hep o yldzlarla oynad. Baharlar yoluna sermiti annesi, o da o yolda kâh sevdal kâh çileyi ne’e yaparak koturup durdu. Ay nn güllere sarlp bana taç yapldn biliyordu nedense?.. Hep hüzünleri bertaraf eden kl bir yüzü vard. Sesi rüzgâr gibiydi, tatl ve serin esen bir rüzgâr gibi… Son romanlarnda tasavvuf yolculuu da annesinin ona yazd iirin son msralarndaki srdr âdeta:
“Sesin bir rüzgârdr, tatl ve serin
Gönlümdeki mâbet senin eserin
Rûhuma gülerken güzel gözlerin
Göklerdeki srra eresim gelir”
Babas Vecihi Paa, annesi air Halide Nusret. Vatan müdafaasnn her iki veçhesi onun tabiatnda bulutu. Bir kurmay zekâs ile milli kuvvetler cephesi ina edebiliyor, müdafaa hattn perçinliyordu; bir gergef iler gibi, bir tezhip çizer gibi kelimeleri ince ince diziyordu. Türklüün ve inancnn estetize edilmi bütüncüllüü denince onun hayatn örnek versek yanl olmaz. Sevdii adam da ülkücü idi, adand dâvâ da… Safiye Erol’un tamamlanmam ak onda huzura ermiti. Çile zevk olmu, dilek adl saraya varmt.
Töre’yi on yl akn süreyle çkard. Bizim için lider-tekilat-doktrin üçlemesinde yepyeni bir açlm olan yüzyllk organik milliyetçiliin muhasebe yapma frsat bularak evrilmesi orada gerçekleti. Mesela Erol Güngör’ün o ilk muhasebe, özeletiri saylabilecek Gökalp eletirileri ilk orada yaynland.
Töre’nin ikinci faslnda bulunduk. Maddî imkânszlklardan ötürü çkmayan dergiyi bir gazoz firmas sahibi destekledi ve onun fabrikasnda dergi heyeti toplanmaya balad. Muhtar Tevfikolu aksakal olarak o toplantlar idare ediyordu. Bu toplantlar, bendeniz ve Nihat Genç gibi gençlere de seksen sonrasndaki Mamak cehenneminin ardndan terapi gibi gelmiti. Son yllarda da Ömer Faruk Beyceolu üstlendi Töre’yi çkarmay. Kabakç Konanda (ki Hamamönü yeni ortammzd) Töre Toplantlar tertip etti.
….Üstad dergi çkarm, skt yerde örtülü ödenekten Menderes bir miktar para aktarm, laf m? Aktarsn tabii… Bir msran deerini ölçecek devlette kim var ki? Sorulmas gereken sual udur: Niçin Töre hiçbir dönem devlet destei almad da bir zamanlar 16 bin olan sat yüz binleri bulmad?
Milliyetçilerin içinde bulunduu hazin tablo, onu evvelkilere götürdü. Bugünden nereye kaçar ki yazar zaten? Mâziye… anl mâzi belki yaralarmz sarar. Kafes’te ilemitik Niyazi Msrî’yi, Emine Abla da Niyazi Msrî’yi yazd; bouna deildi. Hac Bayram’ yazd, Yunus Emre’yi yazd. Bütün Türk dünyasndaki hayatlar romanlarnda ilemiti zaten. Ak Topraklar, Azap Topraklar, Çiçekler Büyür, Tutsak gibi romanlarnda bir zamanlar esir Türk illeri dediimiz yitirdiimiz vatanlardaki soydalarmzn dramlarn ele ald.
Ksa süreli hafza ile uzun süreli hafza youn iletimde ise ileyen bir zihnin kavramsal ina melekesi durmaz. Yaadmz günlerin kötü uyaranlar, hatlar arasnda kopukluk meydana getirir masum ve hep iyilie çalan bilinçte. Öyle de oldu.
Ve yirmiyi akn roman yazan, Töre gibi mühim bir edebiyat mahfilinin önce ablas sonra anas olan ve fakat her devirde güzel kalmay bilmi ve güzel kelimeleri gergef gibi ileyen Emine Insu hafzasyla ban derde soktu. Zaman kötüye gidiyordu ve unutmaktan baka çare kalmamt. Son iki yl güzel kelimelerini yitirmenin hüznünü yaad. Yamur’a “güzel kelimelerimi bulamyorum” diyordu.
Hac Bayram’ bouna yazmad ve Hac Bayram Camii’nin musalla tandan uurland.
Her yeni kitab gelirdi birer mutu gibi
Emine Abla son eseriyle cennete uçtu gibi…
Bize de bir sitem ve tahassüs kald. Son Hac Bayram bulumasna ahitlik edemediimizden..
Ruhu ad, mekân cennet olsun.
Yazar: Lütfü Þahsuvaroðlu |
08-05-21 |
||
| E mail: karar.com | Tweet | ||