HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : SANAT / MÛSİKÎ-Ses Coğrafyamız
Okunma Sayısı: 1083
Yazar: Halil Arslan
TÜRKÜNÜN ÖTESİ'NDE NE VAR?

TÜRKÜNÜN ÖTESİ'NDE NE VAR?Dursun Çiçek’in Benim DaÄŸlarım kitabından sonra Türkünün Ötesi NeÅŸet ErtaÅŸ kitabını da okudum. Bundan önce dünyabizim.com’da Benim DaÄŸlarım kitabı için bir yazı yazmıştım, bu yazıda ise Türkünün Ötesi’nden bahsetmek, kitapla ilgili notlarımı paylaÅŸmak istiyorum.

Öncelikle Dursun Çiçek’in ele aldığı meselelerde görünenin dışında iÅŸaret ettiÄŸi “öte” kavramıyla dile getirdiÄŸi ÅŸey, müellifin meseleleri ele alışıyla, eserinin nasıl bir örgüye sahip olduÄŸuyla ilgili fikir veriyor. Hayat akıp giderken daÄŸdan, türküden öteye yol aramak Dursun Çiçek’in temel meselesi, öncelikli derdi olarak satırlarda yer buluyor. Bu bilinç ve niyetin hakkının verildiÄŸi, okuyucularla/okumayla tamamlanan kitaplarda rahatlıkla izlenebilir.

Benim DaÄŸlarım’da görme, görüntü, fotoÄŸraf, menzil gibi kavramlar etrafında mekânla kurulan ilgi; bu kitapta da söz, türkü, mana, gönül gibi kavramlar etrafında ilerliyor. Bu kavramlar NeÅŸet ErtaÅŸ’ın hayatı ve türküleri etrafında iÅŸleniyor. Kitap klasik bir NeÅŸet ErtaÅŸ biyografisi deÄŸil NeÅŸet ErtaÅŸ’ın hayatı ve daha fazlası; satırlar türkünün ötesine bir yol bulmak için aralanmış.

Türküler hikmeti dillendirir

Türkünün ötesini arayan bakış için kitapta on bir ayrı bölüm bulunuyor. Bu baÅŸlıklar; peÅŸrev, nefes, deyiÅŸ, türkü, semah, Leyla, maya, bozlak, gönül havası, ağıt ve uzun hava gibi kelimelerle baÅŸlıyor. PeÅŸrev baÅŸlığı ‘Türküler Neyi Çığırır’ diye devam ediyor; Bozlak ise ‘Garibin Feryadı’ diye. Sayfalar boyunca Dursun Çiçek hem türkünün ne olduÄŸunu anlatıyor hem de öteyi arayan bir büyüteçle NeÅŸet ErtaÅŸ’ın hayatına ışık tutuyor. ‘KırÅŸehir’in garipler yurdu olması Hacı BektaÅŸ, Yunus Emre, Âşık PaÅŸa, Ahi Evran, Âşık Kerem, KaracaoÄŸlan, DadaloÄŸlu, Âşık Said baÅŸta olmak üzere türkülere sinen ve türkü gibi yanan bir hayat’, kitabın ana teması halinde. İnancın coÅŸkun ve içli bir tavırla dile gelmesi sayılabilecek türkü geleneÄŸiyle NeÅŸet ErtaÅŸ ve türküleri arasındaki irtibat, kitap için ana bir mesele halinde ilerliyor. Dursun Çiçek önsözde kitabın amacını: “Muharrem ErtaÅŸ ve özellikle NeÅŸet ErtaÅŸ’ı bize ulaÅŸtıran arka planı, türkünün ötesini anlama ve anlatma çabasıdır. BaÅŸka bir deyiÅŸle hikmetin ve onu temsil eden geleneÄŸin NeÅŸet ErtaÅŸ’ın türkülerindeki tezahürleridir. Daha da ötesi bir hafızanın, bir dilin, bir hayat nizamı ve dünya görüÅŸünün türkülere nasıl yansıdığını ve bunun yine türkülerle bugüne nasıl aktarıldığının altını bir nebze olsun çizebilmektedir.” ÅŸeklinde ifade ediyor.

Kitabı bence önemli kılan ÅŸey Dursun Çiçek’in hayatının belirli bir kesiminde Muharrem ErtaÅŸ ve NeÅŸet ErtaÅŸ’la yollarının kesiÅŸmiÅŸ olmasıdır. Bu yakınlık kitabın samimiyetini garanti etmiÅŸ, satırlar sadırdan çıkmış adeta; benim gibi katı kalpli sayılabilecek biri bile yer yer gözü yaÅŸararak okudu kitabı diyeyim de ne demek istediÄŸim belli olsun.

Türkü yaratıcıya yöneliÅŸtir

‘PeÅŸrev: Türküler Neyi Çığırır?’ bölümünde Çiçek, türkünün Endülüs flemonkesu, Portekiz fadosu, Arjantin tangosu, Ladino ağıtı, Kızılderili bozulaması, Amerika zencilerinin Blues’u ve Afrika’daki bir ağıt gibi varoluÅŸsal olarak insanın aynı ortak his ve bilinç etrafında birleÅŸtiÄŸinin altını çizmektedir. Buna göre Çiçek, türküyü ‘bizatihi öz olarak insana ait bir ses, bir ifade biçimi, bir terennüm ve bir duruÅŸ/oluÅŸ’ olarak tanımlamaktadır. Bu tanımı bir adım daha ileriye taşıyıp ‘türkü ile yakarış, hakikatte yaratıcıya yöneliÅŸten baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir’ demektedir.

Kitap benim için sık sık çocukluÄŸumdaki bazı duygulara geri dönmeme ve onları yeniden tartmama da vesile oldu. Ne demek istiyorum anlatmaya çalışayım. Kitap boyunca sıklıkla tekrarlanan bir kavram da ‘abdal’ kavramıdır. Bizimkilerin düÄŸünlerini abdalların çaldığı davullarla yapma geleneÄŸinden dolayı yazarın anlattığı insanları az çok biliyorum. İmam hatipli yıllarımın geçtiÄŸi Kırıkhan’da koca bir mahalle hâlâ Abdallar Mahallesi olarak bilinir. Kitabı okurken düÄŸün çalan abdallarla ilgili anekdotlar, Kırıkhan’da Abdallar Mahallesi’nin hemen üstünde bulunan bir öÄŸrenci evinde geçirdiÄŸim vakitlerde zihnimde kalan anılar sökün etti. Özellikle bu insanlara nasıl davranıldığı, gecelemek durumunda kaldıkları düÄŸünlerde onların nasıl ve nerelerde ağırlandığı gibi hatıraların hücumuna ve o duyguların temize çekilmesine vesile oldu yazılar. BahsettiÄŸim ilk bölümdeki baÅŸlıklardan biri, olan biteni özetliyor zaten: ‘Türkünün, Hikmetin ve Abdalların Dışlanması’.

ModernleÅŸmenin müzik ayağının da ihmal edilmemesi, türküye resmi bir form verme çabası ve özel olarak ifade edilecek olursa Cumhuriyetin bir tercih olarak yönünü müzikte de Batı’ya dönmesinin yol açtıkları, bazı önemli zevat üzerinden aktarılıyor. Bu kitaptaki hikâye NeÅŸet ErtaÅŸ’ın Muharrem ErtaÅŸ’ın hikâyesi olduÄŸu kadar türküye, hikmete sırt çevirmenin de hikâyesi aslında. Kitap bu girizgâhtan sonra NeÅŸet ErtaÅŸ’ın hayatının nasıl ÅŸekillendiÄŸi ve bunun türkülere nasıl yansıdığını ilk elden tanıklıklarla çok samimi bir pencereden anlatıyor.

Köklere dikkat çeken edebiyatın farklı alanları kıymetlidir

Edebiyatın, farklı anlatım ÅŸekillerinin ders kitaplarından daha zengin bir imkân içerdiÄŸine inanıyorum. Bu roman olur, ÅŸiir olur, hikâye olur, deneme olur; sanatın baÅŸka dalları olur fark etmez. Önemli olan akla, bir duyguyu, inancı saÄŸlam ve latif bir ÅŸekilde nakÅŸetmektir. Bunun için kafamda ÅŸöyle bir soru hep var: ÖÄŸrencilere alanım olan kelamla irtibatı olan kitap önerecek olsam hangi kitapları önermeliyim? Bu soruya cevap olabilecek okuma ve arayış içerisindeyim; ilkin kendim için elbette…

İlk aklıma gelen kitap tevhid inancının mimarideki izdüÅŸümü nasıl olmalı sorusuna cevap olabilecek ‘Kubbeyi Yere Koymamak’ kitabıydı. BaÅŸka bir soru inanan bir birey mekânı nasıl görmeli ve mekanla nasıl irtibat kurmalıdır olursa, cevabı ‘Dağın Ötesi’ kitabı olabilir. Türkülerle inanç arasında nasıl bir irtibat vardır sorusunun cevabı olabilecek bu yazıda da bahsetmeye çalıştığım ‘Türkünün Ötesi: NeÅŸet ErtaÅŸ’ kitabı olabilir kolaylıkla. Dursun Çiçek’in yazma çabasının, baktığı ve durduÄŸu yerin kanaatimce çok kıymetli ve takip edilesi bir yer olduÄŸunu ifade etmek gerekir.

Bu kitap bizi söyleyen türkülerin kökenlerine bir nazar etmek, NeÅŸet ErtaÅŸ merhumu, hayatını, çektiÄŸi çileyi ve bunu engin bir gönülle türküye tahvil etmesini anlamak için çok güzel bir metin olmuÅŸ. Bu kitap vesilesiyle ahirete göçmüÅŸ abdallarımıza; Muharrem ErtaÅŸ, NeÅŸet ErtaÅŸ’a, Zahide’ye, Arap Mustafa ve daha nicelerine rahmet diliyorum. Dursun Çiçek üstadıma da hayırlı bereketli bir ömür temenni ediyorum.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Halil Arslan
02-08-21
E mail: dunyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
TÜRKÜNÜN ÖTESİ'NDE NE VAR?
Online KiÅŸi: 33
Bu Gün: 1046 || Bu Ay: 15.031 || Toplam Ziyaretçi: 3.194.019 || Toplam Tıklanma: 59.711.478