ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 147
Yazar: İsmail Kılıçarslan
İYİ EĞİTİM Mİ İYİ ÖĞRETİM Mİ?

İYİ EĞİTİM Mİ İYİ ÖĞRETİM Mİ?Meslek hiyerarşisi

“Gündemin tenha olduğu bir vakitte yazarım” diyerek erteleyip durduğum bir yazı bu. Eh, Türkiye’de gündem asla tenhalaşmayacağı için bugün gözü kararttım.

Efendim, konumuz “meslek hiyerarşisi” evet ama başlangıç derdimiz sıklıkla birbirine karıştırılan “eğitim” ve “öğretim” kavramları aslında.

Sanayi devrimi sonrasında icat edilen ve günümüze kadar form değiştire değiştire ilerleyen modern “okul” kavramı, gide gide bir söğüde dayanmış bulunmaktadır. Eğitim ve öğretim dengesinde ağırlığı “eğitim”e vermesi gereken ama bu dengeyi çoktandır “öğretim”e kaptırmış bulunan “okul”, artık “insan” değil “bir çeşit android” yetiştirmektedir.

Hâlbuki “okul”dan beklentimizi şöyle tanımlamak gerekir: “Bilmek ile eylemek kavramlarını ‘bildiği ile eylemek’ potasında eriten kurumlar.

Bugün durum böyle midir? Değildir. Hiçbir bilginin “eylem”e dönüşmesiyle ilgilenmeyen ve sistematik bir “öğretme merkezi” derekesine inen okulların “eğitmek” ile de bir ilgisi kalmamıştır ne yazık ki.

Sonuç şu: “Okumuş adam” dendiğinde aklımıza gelen insan tekini ara ki bulasın.

Esasen insanlığın hemen tamamının “eğitim”e, pek azınınsa “öğretim”e ihtiyacı vardır bana kalırsa ancak günümüzde “öğretim” dediğimiz şey öyle putlaştırılmış, öylesine önemi haiz bulunur olmuştur ki “öğrenilebilir şeylerin belirlediği bir dünya”ya açmışızdır gözümüzü.

“Meslek hiyerarşisi” dediğim lanetli şeyin neşet ettiği yer de tam burasıdır işte.

Modern toplumlarda “kabul edilebilir meslekler” ile “kabul edilemezler” arasındaki farkı “ihtiyaçlar” değil, “öğretim çıpası” belirlemektedir. Hal böyle olunca da birinin “doktor” olması ona doğrudan bir “statü” sağlamakta, bir diğerinin “çoban” olması da ona doğrudan bir statü sağlamaktadır.

İnsanın “çıplak mesleği”nin ona bir statü sağlamasından daha berbat bir fikir yoktur bence.

Bir yan değini olarak hatırlatmakta fayda vardır. Peygamberliği dışarıda tutarsak hiçbir meslek “kutsal” değildir. Evet, öğretmenlik ve doktorluk da dâhil. Oysa “öğretim çıpası”nın hiyerarşi oluşturduğu mesleklere aynı zamanda kutsallık benzeri önemler atfetme gücü de vardır.

Temelde şunu söylemek istiyorum aslında. “Vatana millete hayırlı bir evlat olsun da ne olursa olsun” duası, hele bizimki gibi ülkeler için çoktan tarihin tozlu sayfalarındaki yerini almış bir duadır. “Mesleğini eline alsın da ne olursa olsun” fikri galebe çalmaktadır.

Başka bir yerden ilerleyeyim.

İşini çok kötü yapan bir doktoru işini çok iyi yapan bir çobandan “üstün” yapan şey nedir? Öğretimin çıpa haline getirilmesi. Başka bir cevabımız yok bu soruya.

Başka bir cevabımız yok zira işini iyi yapan bir çoban, işini kötü yapan bir doktordan daha çok para kazanıyor olsa bile (ki büyük ihtimalle kazanıyordur) bir çobanın bir doktora “üstün” olması söz konusu değildir günümüzde.

Dünyanın yaşayan en büyük şairi İsmet Özel “şiirimi bir marangozla konuşup tartışabilirim ancak marangozun iyi bir marangoz olması şart” derken bence çok önemli bir işaret fişeği yakıyor zihnimizde.

Bugün Türkiye’de de, dünyada da saatlerimizi tamir edecek, tesisatımızı yenileyecek, elektrik sorunlarımızı çözecek, duvarımızı örecek “usta” kalmadıysa bunun suçlusu çocuklarımızdan “statü”yü yanlış yerde aramalarını isteyen “okul” tabanlı öğretim modelidir.

Dikkat: “Mesleki eğitim artırılmalıdır” tartışmasıyla ilgili bir şey söylemiyorum. “Zihnimizi meslek hiyerarşisi dışında bir mekanizmayla çalıştırmaya başlamamız lazım” diyorum.

“İşini iyi yapan insanlar” ile “işini kötü yapan insanlar” ayrımı başlangıç için güzel bir ayrım bence. Sonrasında da “iyi eğitim almış insan” ile “iyi eğitim almamış insan” ayrımıza ilerleyebiliriz belki ve hatta çocuklarımızın “iyi eğitim” almalarını “iyi öğretim” almalarından daha çok önemsemeye başlayabiliriz.

İnsanlığın selameti açısından hayırlı bir yolculuk olur bu.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: İsmail Kılıçarslan
23-09-23
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
İYİ EĞİTİM Mİ İYİ ÖĞRETİM Mİ?
Online Kişi: 30
Bu Gün: 208 || Bu Ay: 2.876 || Toplam Ziyaretçi: 2.255.182 || Toplam Tıklanma: 52.880.963