
| Kategori : / AKTÜALİTE | Okunma Sayısı: 449 |
AK Parti savunma pozisyonundan çıkmalı
Dün AK Parti’nin kuruluÅŸunun 24’üncü yıldönümüydü. Bu satırları yazarken henüz etkinlik gerçekleÅŸmemiÅŸti ama AK Parti yine mütevazı bir kutlama planlamıştı. Bu mütevazı töreni dikkat çekici yapan ise, CHP’li Aydın BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı ve bazı ilçe belediye baÅŸkanlarının AK Parti’ye geçiÅŸ yapacak olmasıydı.
Aydın’daki istifalar ve AK Parti’ye katılımların CHP’de büyük moral bozukluÄŸuna yol açtığına ÅŸüphe yok. CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel, CHP içindeki bu moral bozukluÄŸunu biraz olsun gidermek için dün saat 12.00’yi iÅŸaret ederek AK Parti’nin kuruluÅŸ yıldönümüne bir “hediye” vereceÄŸini duyurdu. “Kırmızı Kart” vakasından sonra CHP’liler dahil kimse büyük beklentiler içine girmiyor. Nitekim dün de yine Özgür Özel ispatı mümkün olmayan iddiaları dile getirerek havanda su dövmüÅŸ oldu.
24 yıllık AK Parti deneyimi siyasetin teorisine iliÅŸkin epeyce malzeme üretti. Artık ÅŸunu biliyoruz: İletiÅŸimin seçmen tercihleri üzerinde çok sınırlı etkisi var. Retorik, kampanya, medya, sosyal medya, iddialar, yalanlar, algı operasyonları, abartılı övgüler ya da yergiler seçmen tercihleri üzerinde kısmi etki yapıyor. Propaganda, sadece herkesin kendi mahallesindeki kanaati pekiÅŸtirmeye yarıyor; karşı mahalleye nüfuz etmiyor.
Türkiye’de seçmenin çoÄŸunluÄŸu, oy verirken, siyasi partinin icraatlarının veya vaatlerinin kendisine ne kadar fayda saÄŸlayacağına ya da siyasi parti politikalarının kendi kimliÄŸiyle ne kadar örtüÅŸtüÄŸüne bakıyor. İktidar ya da muhalefet seçmenini oy tercihlerinden dolayı tahkir etmek, özellikle de “aptal” ya da “cahil” diyerek küçümsemek olayı hiç anlamamaktır. Her seçmen, haklı, meÅŸru, geçerli, kabul edilebilir bir gerekçeyle oyunu kullanıyor.
24 yaşındaki AK Parti’nin 23 yıldır kesintisiz iktidarda olmasının altında yatan baÅŸarı sırrı da burada: Seçmeni tanıyor, ihtiyaçlarını biliyor, ona dokunuyor ve onunla gönül bağı kuruyor. CHP’nin eski Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu son seçimleri kaybettiÄŸinde bahaneyi her köye ulaÅŸan TRT yayınlarına yüklemiÅŸti. Oysa köylü, ekrandan duyduÄŸuna, gördüÄŸüne deÄŸil, kendisine, çocuklarına, köyüne, memleketine yapılana bakıyor, somut verileri deÄŸerlendiriyor ve öyle oy veriyor.
Åžeffaf seçim yapılan ve halk iradesinin sandığa tamamen özgür biçimde yansıdığı baÅŸka bir ülkede 24 yıllık partinin 23 yıl kesintisiz iktidarda kalması örneÄŸi yok. AK Parti tecrübesi hem Türkiye’de hem dünyada bir ilk ve bu rekorun kırılabilmesi çok zor. Öyle görünüyor ki, AK Parti, sahip olduÄŸu tecrübe ve insan kaynağıyla daha uzun yıllar Türkiye siyasetinde baÅŸrolde olacak. Muhalefetin içinde bulunduÄŸu duruma bakınca da AK Parti’nin uzun yıllar yegâne alternatif olacağı görülüyor.
Ancak, AK Parti’nin önünde 2 büyük risk olduÄŸunu da hatırlatalım: Ekonomi ve genç seçmen.
Ekonomideki sorunlar aşılacaktır. Özellikle 2026 ve 2027 toparlanma yılları olacak, AK Parti seçime girerken küskün, öfkeli, tepkili seçmeni yumuÅŸatmış halde girecektir.
Genç seçmen konusu ise biraz daha karmaşık. Yukarıda bahsettiÄŸim, propagandanın etkisinde kalmayıp basiretiyle karar veren seçmenin tersine, alttan, propaganda etkisine çok açık bir nesil geliyor. EÄŸitim, internet, özellikle sosyal medya, genç nesilleri manipülasyona karşı daha müsait ve daha korumasız yapıyor. Muhalefetin de bu açığı tepe tepe kullandığını, bir alternatif olma, Türkiye’yi daha iyi yönetme duygusu oluÅŸturmak yerine, ya da ortaya plan, proje koymak yerine, “Türkiye’nin iyi yönetilemediÄŸi” duygusunu yaydığını, genç nesiller üzerinde ciddi karamsarlık ve umutsuzluk oluÅŸturduÄŸunu görüyoruz.
Sorun yok mu? Elbette var. Ancak gençler üzerindeki kara bulutların tamamen doÄŸal olmadığını da en baÅŸta AK Parti’nin görmesi gerekiyor.
Son yıllarda AK Parti’de ciddi bir iletiÅŸim sorunu, kampanya ve propaganda sorunu yaÅŸanıyor. AK Parti, en haklı olduÄŸu konularda dahi algı belirleme gücünü muhalefete kaptırıyor. Belediyelere yapılan yolsuzluk operasyonlarını, Terörsüz Türkiye projesini, hatta orman yangınlarını, LGS sınav iddialarını, hükümetin bizzat kendisinin baÅŸlattığı belgede sahtecilik operasyonunu topluma anlatmakta AK Parti yetersiz kalırken, kabul edelim ki muhalefet bu konularda daha baskın ve etkileyici bir dil kullandı. ÖrneÄŸin savunma sanayiinde, dünyada örneÄŸi olmayan baÅŸarılara imza atılırken, baÅŸarının coÅŸkusundan ziyade muhalefetin yaptığı saldırılar konuÅŸuluyor, tuzaÄŸa düÅŸülüp savunmaya geçiliyor ve yeterli etki oluÅŸmuyor.
CHP, bu açığı fark etmiÅŸ olmalı ki, AK Parti’nin en baÅŸarılı olduÄŸu sahalara ateÅŸ ediyor ve AK Parti cenahını savunma pozisyonuna iterek gündemin ipini ele geçirebiliyor.
Evet, AK Parti hizmet siyasetiyle bugünlere geldi; hizmet ve eserleriyle geleceÄŸe yürüyecek ama yeni seçmen profilini de dikkate alarak iletiÅŸime, propaganda alanını da tekrar doldurması gerekiyor.
24 yıl boyunca AK Parti için propaganda seçmeni “kandırma” aracı deÄŸil, yapılan hizmet ve eserleri anlatma aracı olmuÅŸtur. Bugün Terörsüz Türkiye projesiyle tarihi bir eÅŸik aşılırken, savunma sanayiinde Türkiye devler ligine girerken, diplomaside çok farklı bir Türkiye öne çıkarken, orman yangınından, LGS sınavından, “sahte diploma” yalanlarından dayak yemeyi AK Parti hiç hak etmiyor.
KurulduÄŸu günden bu yana Türkiye’de gündemi AK Parti ÅŸekillendirdi, yönetti, elinde tuttu; bunu yeniden baÅŸarmak zorunda. Yoksa savunmadan atılıma fırsat bulamayacak.
Yazar: Aydın Ünal |
18-08-25 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||