
| Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar) | Okunma Sayısı: 130 |
LGS 2026 sorularını inceledim. Branşım Türkçe-Edebiyat olduÄŸu için özellikle baktım sorulara. Bir de din kültürü ve ahlak bilgisindeki sorulara merak ettim.
Zamanında üniversite seçme sınavına uygun soru bankaları yazdığım ve kurs öÄŸretmeni olarak çalıştığım için sorular hakkındaki kesin kanaatim ÅŸudur:
LGS için hazırlanan Türkçe soruları üniversite seçme sınavı seviyesindedir. Sadece edebiyat konuları yok, diÄŸer konulardaki sorular aynı mantıkla hazırlanmış.
Yeni nesil sorular istatistik, görsel okumaya ayrı bir önem veriyor. Åžekil bolluÄŸu öÄŸrencilerin ilk anda gözlerini korkutur, aklını karıştırır. LGS bu bakımdan eski sınav sorularından ayrılıyor.
Hatırlanacağı gibi bu sınavın adı 1997-2004’te Liselere GeçiÅŸ Sınavı idi.
2004-2008 arasında OKS (OrtaöÄŸretim Kurumları ve YerleÅŸtirme Sınavı oldu.
2008-2013’te SBS (Seviye Belirleme Sınavı) olarak uygulandı.
2013-2017 arasında TEOG (Temel EÄŸitimden OrtaöÄŸretime GeçiÅŸ) oldu.
2017’den beri LGS olarak uygulanıyor.
Bu sistemlerin adı, yerleÅŸtirmede küçük farklar olsa da sorular hiç deÄŸiÅŸmedi. 11 Haziran 2026’da yapılan LGS sınavına giren bir özel okul öÄŸrencisine sordum. Dedim ki okuldaki sınav soruları ile LGS’de size yöneltilen sorular arasında bir benzerlik var mı? Kesinlikle yok, dedi. DediÄŸine göre okulda hafta sonları deneme sınavları yapılmış yıl boyu. Önceki yıllardan beri bu sınava hazırlık babında benzer kurs ve sınavlara katılmış. Bundan dolayı ben sorulara yabancılık çekmedim diyordu. Buna sebep ders dışı kaynaklar kullanmam ve deneme sınavlarına girmemdir dedi.
Bu hususta baÅŸka bir ÅŸey söylemeyeceÄŸim.
Liselere geçiÅŸ sınavları içinde en çok TEOG tartışıldı. Bir, iki puan farkı ile çocuÄŸunu o liseye yerleÅŸtiremeyen bazı üst düzey kimselerin sesi fazla çıktı. Madem benim çocuÄŸum, torunum bir, iki puan eksik diye yerleÅŸtirilmedi, olmaz olsun böyle sistem dedi. Ta baÅŸbakana kadar ulaÅŸtı bu ses.
Çok iyi hatırlıyorum. Bir canlı yayında baÅŸbakan “Eskiden TEOG, MEOG mu vardı, kaldırın bunu” diye irade beyan etti. O beyan üzerine bakanlık TEOG’u kaldırdı.
Kaldırdık da ne oldu?
Bütün liseleri birbirine benzettik, ÅŸimdi ayrık duran birkaç lise için de LGS yapıyoruz. Bu liseleri de iyi lise olduÄŸu için deÄŸil, üniversiteye iyi basamak olduÄŸu için istiyor öÄŸrenciler. Yoksa iyi lise diye bir ÅŸey yok. İst Erkek Lisesinin hali meydanda. Üniversite var mı ki lise olsun.
Çocuklarımız bazı liselerde üniversiteye daha rahat hazırlanıyorlarsa, sormak gerekir. Bu hazırlıkta, öÄŸretmenlerin bir katkısı mı var yoksa salt o lisede okumanın bir semeresi mi? EÄŸer öÄŸretmenler yukarıda geçen özel okulda olduÄŸu gibi konuları derslerde yeni nesil sorularla iÅŸleyip ölçüyorlarsa, baÅŸarının sebebi bu ise buna bir ÅŸey diyemeyiz. Durum böyle deÄŸil de ders dışı kaynak ve özel ders alarak sınavlara hazırlanıyorlarsa bu durumda LGS için bu kadar sıkıntıya hiç gerek yok. Bunu normal lisede okurken de yapabilir öÄŸrenciler. Nitekim öyle oluyor.
LGS sistemi ne zamana kadar devam edecek bilmiyoruz. Belki bir gün CB ErdoÄŸan’ın kaldırın bu LGS’yi, eskiden LGS mi vardı demesini bekliyor yetkililer.
Sakallı Celal (Mahir İz’in liseden hocasıdır) bir keresinde ÅŸöyle demiÅŸ :
Meşruiyet ilan ettik olmadı.
Cumhuriyet ilan ettik olmadı.
Biraz da ciddiyet ilan edelim.
Ben ciddiyet ilan edelim demeyeceÄŸim tabi ki. 1997’den 2017’ye; o zamandan bu güne birçok ÅŸey ilan edildi fakat görüldüÄŸü gibi hiçbiri sorunu kalıcı ve kökten çözemedi.
LGS, esasen Galatasaray, Robert Koleji, Amerikan Koleji TED gibi “yabancı” liseleri ilgilendiren bir ÅŸeydi. Meydan onlara kalmasın diye İstanbul’un köklü liseleri bu listeye sonradan ilave edilmiÅŸtir. LGS ile girilen liselerde Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin daha iyi uygulandığını kim iddia edebilir? Zaten velilerin ve öÄŸrencilerin böyle bir talep ve arayışı olduÄŸu söylenemez. Hatta benim bildiÄŸim kadarıyla LGS ile öÄŸrenci alan İstanbul’un o ‘ayrıcalıklı’ liseleri Maarif Modeline sureten uyuyorlar, gerçek müfredatları öÄŸrencileri üniversiteye hazırlık müfredatıdır.
Öyleyse bırakalım kendi sınavlarını kendileri yapsınlar. MEB ve Türkiye bu tür sınavlarla kendi liselerini “bu süper, bu çok iyi, bunların dışındakiler, eh idare eder” durumuna düÅŸmemelidir. Bakanlığın öÄŸrencileri, iyi liselere, iyi liselerden iyi üniversitelere yerleÅŸtirmek gibi bir görevi mi var? Bakanlık, Maarif Modelinin hedefi insan yetiÅŸtirmekle kendine bir görev vermiÅŸtir. Tek hedef ilkokuldan liseye, meslek liselerinden halk eÄŸitimine kadar “millî” insan yetiÅŸtirmektir.
Hatırlayan vardır; Tansu Çiller’den bu yana üniversite sınavlarının kaldırılması hep gündemdedir. Her vilayete üniversitenin açıldığı, öÄŸrencisizlikten bazı fakültelerin kapandığı bir dönemde Bakanlığın üniversite sınavları ile de mesai tüketmesi yine Maarif Modelinden uzaklaÅŸmak olarak geri döner, dönecektir. Daha önce baÅŸka vesilelerle söyledim. Tekrar ediyorum. Maarif Modelinin önündeki en büyük handikap, model insan yetiÅŸtirmek hedefi ile sınavlara öÄŸrenci hazırlamayı aynı anda baÅŸarmak istemesindedir.
Oysa öÄŸrencilerin ve velilerin hedefi sınavlarda baÅŸarıdır.
Dememiz odur ki üniversiteler de kendi sınavlarını kendileri yapmalıdır. Zaten yıllar önce öyle deÄŸil miydi? Nasıl olsa birçok konuda birkaç deÄŸiÅŸiklikle aynı iÅŸleyiÅŸe dönüyor Türkiye. Bu da öyle olacaktır.
Dinleyen olur mu bilmem. Ben insan yetiştirmekten yanayım. Sınav sisteminden yana değil.
Yazar: Kamil YeÅŸil |
15-06-26 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||