
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayısı: 9 |
Okurunu II. Dünya Savaşı sonrasına götüren Jerome David Salinger’in meşhur romanı Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı okuyanlar anımsar. Holden Caulfield’ın bir hayali vardır: Çocuklar bir çavdar tarlasında koşarken uçuruma yaklaşacak, o ise onları düşmeden yakalayacaktır. Yani çavdar tarlası bekçisi olmak ister…Çocukların rol modellerini belirledikleri, hayranlıklar besledikleri, kimliklerini inşa ettikleri ve yalnızlığa mahkûm olmadıkları bu doğal süreçler yok olma aşamasında.
Tamamının yerini ise sürekli kayan beyaz ekranlar aldı. Başka ülkelerde yaşayan fenomenler, yapay zekâ tarafından üretilen ve önerilen içerikler, kaynağı ve gerçekliği belli olmayan videolar, anlamı hatta sözlerinde kelime bütünlüğü olmayan şarkılar çocukların zamanını, dikkatini ve duygularını yönetiyor.
Bunun çeşitli nedenleri var. Aile içindeki gerçek etkileşim giderek azaldı. Aynı evde yaşayan insanlar artık aynı hayatı yaşamıyor. Çünkü anne başka bir ekrana bakıyor, baba da başka bir ekrana. Çocuk ise kendi dünyasında kayboluyor. Kimi öğretmenler bile içerik üretmenin, sosyal medyadan etkileşim almanın derdinde.
Yazar: Ersin Çelik |
19-06-26 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||