
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayısı: 20 |
Eğri oturup doğru konuşalım... Para, insanın maskesini düşüren bir turnusol kâğıdıdır. Kiminin hırsını, kiminin ikiyüzlülüğünü, kiminin zaafını, kiminin de ahlâkını ortaya çıkarır.
Necip Fazıl Kısakürek, 1941 yılında yazdığı Para adlı piyeste bu meseleyi son derece etkili biçimde anlatır. Üstat, paranın (maddenin) insan ruhunu ve ahlaki değerleri nasıl esir alıp yozlaştırabileceğini, ancak hakiki imanın ve maneviyatın bu güce karşı tek kurtuluş yolu olduğunu vurgular.
Aslında insanlığın para ile imtihanı, paranın icadı kadar eskidir.
Altın için savaşmışız, gümüş için kıtalar aşmışız, toprak ve servet için imparatorluklar kurup yıkmışız. Demek ki insan, "daha fazlası" uğruna oldukça eski bir alışkanlığa sahip.
Amerikan Yerlilerine atfedilen güzel bir söz var:
"Dünyada dolmayacak iki çukur vardır; o da insanın iki gözüdür."
Bizim atasözlerimiz de meseleyi pek güzel özetliyor:
"Mal canın yongasıdır."
"Az tamah çok ziyan getirir."
Bir de meselenin nihai adresini gösteren o meşhur cümle:
"Gözünü toprak doyursun."
İnsanoğlu biriktirmeyi seviyor. Bir ev yetmiyor, ikincisini istiyor.
Çalışmak, üretmek, kazanmak, mal mülk sahibi olmak hayatın doğal bir parçası... Mesele, paranın araç olmaktan çıkıp amaç hâline gelmesi...
İşte imtihan burada başlıyor.
Günümüzde küresel piyasalarda dövizden altına, enerjiden gıdaya kadar milyarlarca dolarlık işlemler yapılıyor.
Bir tarafta sabahın köründe dükkânını açan esnaf, tarlasına giden çiftçi, fabrikada vardiyaya giren işçi... Diğer tarafta bir tuşa basarak milyonlar kazanan ya da kaybedenler.
Teknoloji değişti, ekranlar değişti, para biçim değiştirdi; fakat insanın tamahı pek değişmedi.
Çünkü para sadece para değildir.
Güçtür, itibardır, nüfuzdur, güvenliktir.
Ve bazen insanın aynasıdır.
Necip Fazıl'ın Para'sı tam da bunu gösterir: Para, insanın karakterini değiştirmeden önce karakterini ortaya çıkarır.
Günün sonunda insanoğlunun önünde tek bir hesap kalıyor: Vicdan hesabı.
İnsanın servetini kaybetmesi büyük, acı verici bir kayıp.
Ama servet uğruna kendisini kaybetmesi, asıl iflastır.
Yazar: Bedir Acar |
04-10-26 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||