
| Kategori : / KADIN VE ÂİLE | Okunma Sayýsý: 3889 |
Aile, birey, toplum
Amca, hala, teyze, dayı... Onların çocukları, torunları, eÅŸleri, eÅŸlerinin yakınları...
KardeÅŸlerinizin çocukları, eÅŸleri, eÅŸlerinin yakınları... GeniÅŸ düÅŸünürseniz yüz aileyi çok geçer. Ayrıca dostlarınız, arkadaÅŸlarınız, komÅŸularınız var... Yani, belli yaÅŸtaki biri, 200 civarındaki aileyi bu iliÅŸkiler dolayısıyla tanır. Oralarda dayak var mı, yok mu bilir. Hele eski mahalle düzeninde bu sayı çok daha yüksek olurdu... Benim hafızamdaki aile sayısı epeyce çoktur. Özellikle gençliÄŸimdeki semtimizde, hemen herkesi bilirdim, ÅŸoförler kahvesindeki arkadaÅŸlarımdan.
Karısına ÅŸiddet uygulayan iki üç kiÅŸiden fazlasını hatırlamıyorum. Akrabalarımız, arkadaÅŸlarımız arasında hiç yoktu, mahallede bir tane vardı, semtimizde de iki örneÄŸi bilirdik...
Basına yansıyan kadarıyla ÅŸimdiki durumu bir türlü anlayamıyorum. Bir izah bulamıyorum.
Tersine örnekleri daha çok hatırlıyorum. Bir arkadaşım, karısının korkusundan, muhtaç olan annesini-babasını, benim baskıma raÄŸmen, rahat ziyaret edemezdi. Bir arkadaşımı karısı aldattı ve tabii hemen boÅŸandılar... Bir komÅŸumuz ise karısının kendini aldattığını herkes bildiÄŸi halde, inanmadı ve beraberliÄŸini o durumdayken sürdürdü...
Genel manzarada ekseriyâ erkeklerin daha sabırlı ve "idare eden taraf" olduÄŸunu gözlemlerdim.
Bir gün arkadaÅŸlarımla bizim evde sohbet ediyorduk. Babam iÅŸten geldi, hoÅŸ geldiniz dedi ve bir cümle ekledi: "Kadir Gecesi doÄŸanlar toplanmış!" Gülerek tabii... ArkadaÅŸlarımın eÅŸleri pirelendi! "Ne demek istedi amca?" diye sormaya baÅŸladılar. "Åžanslısınız demek istedi" diyordum, inanmıyorlardı, arkadaÅŸlarım da eÅŸlerinin haline gülüyorlardı... Daha 20'li yaÅŸlardaydık... Babam çok nüktedan bir insandı, kötü bir ÅŸey dememiÅŸti ki! Kadir Gecesi doÄŸmak iyi bir ÅŸey! Åžanslı olmak demek. Peki, niye hanımlar pirelendi? Çünkü sabreden, idare eden taraf bizdik, bu da babamın hiç kabullenemeyeceÄŸi bir haldi. Fırsatı bulmuÅŸken, taşı gediÄŸine koydu. Kinâye sanatını kullanıyordu! "Söylenen iyi bir söz de, konusuna uymuyor. Konusuna uymuyorsa burada bir istihza var." diyemiyordu ki hanımlar! Konusuna asıl uyan da bu istihzaydı zaten. Sonunda onlar da gülmeye baÅŸladılar.
Babam sonra biraz yanımıza geldi ve bazı nasihatlerde bulundu. Bazı cümleleri ÅŸöyleydi: "Sabırlı ve basiretli kadın, yönetim ondaymış gibi davranmaz. Nisbeten ve zâhiren geri planda durur, yine de bazı iÅŸleri yönetir. Buna zaten erkeÄŸin ihtiyacı vardır, rıza gösterir. Anlaşınca böyle olur." "Kadın önde durursa, huzuru deÄŸil huzursuzluÄŸu yönetir." "EÅŸitlik yok, akıllı ve gönüllü paylaşım var olmalıdır. O zaman Kadir Gecesi doÄŸmasanız da olur!"
Bilgece konuÅŸuyordu. Çünkü bildiklerini içselleÅŸtirmiÅŸ ve onlarla kiÅŸiliÄŸini bütünlemiÅŸti yıllar içinde. Bazı ÅŸeyler taşıma bilgiyle ezberlenmiÅŸ cümleler olmuyor.
... Åžiddet her alanda yaygınlaÅŸtı, sadece ailede deÄŸil ki. Bütün diziler ÅŸiddet dolu. Åžiddet dolu on yıllar yaÅŸadık, yaşıyoruz. Ailenin ortasında bir televizyon var, hep onun karşısındayız. Eskiden bir silahı görmek, hele tutmak, ürpertici bir ÅŸeydi. Åžimdi silah, özenilen bir oyuncak haline geldi. Günlük kullanım eÅŸyası gibi görülüyor. Dizilere bakarak kullanımını öÄŸrenebilirsin. Åžarjörü takıp çıkarmak, mermiyi aÄŸzına vermek vs. BaÅŸ aksesuar, şık bir cep telefonuyla, parlak bir silah!
Aile zedelendi. "Birlikte yaÅŸayıp evlenmemek" aleni bir tercih haline geldi. "EvlenmeyeceÄŸim ama bir çocuk sahibi olmak istiyorum" denilebiliyor. KardeÅŸinin karısını ele geçirmek isteyen birinin hikâyesi seyrettiriliyor... Sürekli damlalar, taşı bile oyar. Bu kadar tahribat malzemesi kullanılır mı? Hele hele, kontrolsüz internet siteleri...
Bıkmadınız mı bu malzemeleri kullanmaktan ya. Hiç mi sorumluluk duygunuz, hiç mi insafınız yok? Sonra, dökülenleri toplayacağız, yıkılanları onaracağız. Yol mu bu?
İletiÅŸim arttı ama; birey kuyu gibi bir yalnızlığın içinde. Sevgisizlikten büyük yalnızlık mı olur? Kendilerini anlamayanlar anlaÅŸabilirler mi? "AnlaÅŸamadık." Peki, sen kendini anladın mı? Kendi içine hiç baktın mı, karşındaki aynalara bakmaktan fırsat bulup.
Toplumu da bireyi de gözlemlemenin yolu, ailenin içine, ruhuna bakmaktır.
Yazar: Ahmet Selim |
28-01-12 |
||
| E mail: zaman. com.tr | Tweet | ||
| uÄŸurlu | |||
selim bir yazı |
Tarih : 28-01-12 | ||
Sevgiye, samimiyete ve muhabbete hasret gönüllerin hissiyatını selim bir ÅŸekilde ifade edip zaafiyet heyalanına düçar olan aile müessesine hasredilen nadide bir yazı. |
|||