HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / SANAT
Okunma Sayısı: 3129
Yazar: Ahmet TaÅŸgetiren
BU BİR TİYATRO KAVGASI DEĞİL

Evet, bu bir tiyatro kavgası değil.
Parmak sallama kavgası.

Yıllar içinde kurumlar tabii iÅŸlevleri dışında odaklaÅŸmalara mesken olmuÅŸ.
Åžimdi milletin görevlendirmesiyle gelip, "Åžurayı ÅŸöyle düzenleyelim" dediÄŸinizde, "Siz nereden çıktınız?" muamelesine muhatap oluyorsunuz.
Hepsi bu.

Demokrasi olsun ama seçimi kazansanız bile iktidar olamayın.
İktidar olun ama muktedir olamayın.
BaÅŸbakan olun ama bazı alanlara müdahale edemeyin.
Cumhurbaşkanı olun ama eşinizin nasıl giyineceğine karar veremeyin.
İktidar olun ama eÄŸitimi düzenleyemeyin. Üniversiteye el atamayın.
Evet, Tayyip ErdoÄŸan olayı çok doÄŸru okudu:
-Siz parmağınızı sallayacaksınız, millet hizaya geçecek. Yok öyle ÅŸey.
Bu böyle olmuÅŸ bugüne kadar.
Sanat birilerinin tekelinde. "Muhafazakâr sanat olmaz. Muhafazakâr entelektüellik olmaz. Muhafazakâr düÅŸünce olmaz."
Böyle racon kesilmiÅŸ.

Kimlerin üstü çizilmemiÅŸ ki?

Necip Fazıl, "İslamcı" olunca ÅŸiirinin üzerine sünger çekilmiÅŸ.
Peyami Safa romancı kabul edilmemiş.
Cemil Meriç gündemden düÅŸmüÅŸ.
Sezai Karakoç silinmiÅŸ.
Nuri Pakdil'in, Erdem Bayazıt'ın, Rasim Özdenören'in esamisi okunmamış.
Mustafa Kutlu diye birisi var mı yok mu, görülmemiÅŸ.
Cahit ZarifoÄŸlu, Bahattin Karakoç, Abdürrahim Karakoç diye birileri var mı?
Varsa da yok olsun.
Yok olsun çünkü memlekette her ÅŸeyin varlık meÅŸruiyeti birilerinin onayına baÄŸlı.

Türkiye'de anti demokratik zihniyetin bütün odaklaÅŸtığı alanın "Askeriye" olduÄŸu düÅŸüncesi doÄŸru deÄŸildir.
Belki Askeriye'den çok daha keskin anti demokratik zihniyet, sivil alanda odaklaÅŸmıştır.
"AÄŸzı çorba kokanlar" ifadesi hiçbir zaman Asker tarafından seslendirilmemiÅŸtir.
"Ayakkabılarını kapının önünde çıkaranlar" ifadesi de Asker'e ait deÄŸildir.
"GöbeÄŸini kaşıyan adamlar" sözünü de söylemez Asker.
Hatta "Çobanla profesörün oyu aynı ağırlıkta mı olacak" sorusunu da sormaz Asker.
Çünkü Asker de, çobanın oÄŸludur, esnafın çocuÄŸudur, köylünün evladıdır.
Askeri eÄŸitim kurumları ne kadar deÄŸiÅŸtirirse deÄŸiÅŸtirsin, anasını, babasını, dayısını, halasını görür Asker...

Asıl devşirilme nerede?

Bizde asıl baÅŸkalaÅŸma, asıl devÅŸirilme aydınlar cenahında gerçekleÅŸmiÅŸtir.
Onlarda da alkol-cinsellik mecrasında gelişen bir "yaşam tarzı" kaygısı vardır.
"Muhafazakârlık" adına her attığınız adımın, varıp onların alkol ve cinsellik duyarlılıklarına dokunacağını düÅŸünürler ve peÅŸin peÅŸin feveran ederler. Bakın tepkilere, hemen alkole, cinselliÄŸe monte oluveriyor köÅŸeler...
Ondan sonra "Gelsin Asker ve bizi kurtarsın!"

İstanbul Baro Başkanı ne diyor?
"Biz zannettik ki ordumuz var. O güçlü ordu bizi korur. Artık TSK vesaire yerine Türk silahsız kuvvetleri var."

Evet, 28 Åžubat'ta da Türk Silahsız Kuvvetleri devreye sokulmuÅŸtu. Ama millet, bütün o sahte kuvvetleri tarihin çöplüÄŸüne attı. Kalıntılar orada burada "parmak sallıyorlar!"
Üstelik konumlarını meÅŸrulaÅŸtırmak için, Tayyip ErdoÄŸan'dan bir "parmak sallayıcı" üretmeye çalışıyorlar. Bir despot üretsinler ki, öfkeleri anlam kazansın.
Tiyatro miyatro, sanat manat geçin onları.
İşte size özel alan, açın sahnelerinizi, buluÅŸun seyirci ile, en keskin muhalefeti yapın. Sahneleri tepe tepe kullanın.
N'oldu, birdenbire sanatın devletleştirilmesini mi sevdiniz?
Oysa ne güzel, Tayyip ErdoÄŸan'ın "vesayet"inden de kurtulacaksınız.
Ama hem oyuna çıkmadan belediyeden maaÅŸ alıp hem dizide oynamak daha ballı oluyor deÄŸil mi?
Ondan sonra da bir "Kemalist muhafazakârlık" söylemi üretmek.
Ayıp, çok ayıp!

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Ahmet TaÅŸgetiren
02-05-12
E mail: bugun.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
BU BİR TİYATRO KAVGASI DEĞİL
Online KiÅŸi: 47
Bu Gün: 546 || Bu Ay: 6.525 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.974 || Toplam Tıklanma: 58.636.658