
| Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM | Okunma Sayısı: 4856 |
İlahiyatçı Yazar Ebubekir Sifil, 28 Şubat soruşturmasının başladığı bir dönemde, o dönemin ürünü olan merkezi vaaz sisteminin de kaldırılması gerektiğini söyledi
28 Şubat hakkında soruşturmaların başlatılması ve aktörlerinin tutuklanmasına rağmen o dönemin birçok uygulaması devam ediyor.
Camilerde uygulanan merkezi vaaz sistemi Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in kaldırılacağını söylemesine rağmen, birçok şehirde hala uygulanıyor.
İlahiyatçı yazar Doç. Dr. Ebubekir Sifil merkezi vaaz sisteminin 28 Şubat'ta dayatılan yanlış uygulamalardan biri olduğunu, merkezi ezan ve hutbe sisteminin cami ve cami cemaatine faydadan çok zarar verdiğini söyledi.
Dünya Bülteni'ne konuşan Sifil, merkezi vaaz ve ezanın iki gerekçeye dayandırıldığını bunlardan birincisinin Diyanet'in imam hatip sıkıntısı, diğerinin ise okunan hutbelerin ve verilen vaazların kontrol edilmesi olduğunu söyledi. İki gerekçenin de inandırıcılıktan uzak olduğunu belirten Sifil şu ifadeleri kullandı:
"Diyanet'in en önemli görevi zaten camilerin imam hatip ihtiyacını karşılamaktır. Eğer yeterli sayıda imam hatip yoksa yapılacak iş, merkezi vaaz sistemini uygulamak değil, nitelikli imam hatipler tayin etmektir. Dolayısıyla merkezi vaaz sisteminin bu gerekçesi inandırıcı değildir.
Diğer gerekçe ise, vaazların ve hutbelerin kontrol edilmesidir. Bu da ayrı bir yanlıştır. Camiler Allah'ın evidir. Burada konuşulacak konuları belirleme görevi Diyanet'in değil, o cami cemaatinin ihtiyaçlarını en iyi bilmesi gereken cami imam hatibinindir."
"CEMAAT VE GRUPLARA CAMİLERİNİ YAPMA İZNİ VERİLMELİ"
Avrupa'da her cemaatin kendi camilerini yapmalarına izin verildiğini belirten Sifil, Türkiye'de de buna benzer bir sistemin getirilmesi gerektiğini söyledi. Diyanet'in camileri terk etmesi durumunda kontrolden çıkacağı görüşünün hakim olduğunu kaydeden Sifil sözlerini şöyle sürdürdü:
"Diyanet, camileri terk ederse kontrolden çıkar diye düşünülüyor. Teorik olarak bu doğru olabilir fakat Avrupa'da kıyamet kopmadı. Her cemaat kendi camisine sahip ve imamlar istediği vaazı veriyor, istediği şekilde hutbe hazırlıyor. Esasında doğru olan da budur. Her caminin cemaatinin farklı ihtiyacı var. Hazırlanan merkezi hutbe tüm camilerin ihtiyacına cevap vermeyebilir. Onun için camilerde imamların istediği şekilde vaaz ve hutbelerini hazırlamalarına imkan verilmeli. Bu, imam hatiplerin niteliğini de arttıracaktır."
"DİYANET YÖK GİBİ KOORDİNASYON GÖREVİ YÜRÜTMELİ"
Cemaat ve gruplara camilerini kurma imkanının verilmesi durumunda Diyanet'in YÖK gibi koordinasyon görevi yürütmesi gerektiğini belirten Sifil, şu ifadeleri kullandı:
" Üniversiteler nasıl teorik olarak özerkse bunların üstünde ise koordinasyon görevini sağlayan Üniversitelerarası Kurul ve YÖK gibi kurullar varsa camiler de kendi içerisinde özerk olabilir. Diyanet de burada üst kurul vazifesi görür. Bugün cemaatin kendi arasında birleşerek yaptıkları camilerin mülkiyetine Diyanet tarafından el konuluyor. Cami dernekleri istediği faaliyetleri yapamıyor.
Türkiye'de Çeçenistan devletinin camilere yönelik baskısı sürekli eleştiriliyor fakat ülkemizde de durumun çok farklı olmadığını düşünüyorum. Türkiye insanına az gelişmiş muamelesi yapmamalı."
YEREL DİLLERDE VAAZ VE HUTBE
Kürtçe başta olmak üzere yerel dillerde vaaz verilmesi ve hutbe okunması konusuna da değinen Ebubekir Sifil, özellikle Güneydoğu'daki siyasi durum sebebiyle bunun nereye ulaşılacağını kestiremediğini ifade ederek "Üniversitelerde Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulduğu, radyo ve televizyonlarda Kürtçe programların yapıldığı bir dönemde Kürtçe veya başka bir dilde hutbe ve vaaz verilmesinin önünde bir engel olmaması gerekir diye düşünüyorum." dedi.
Yazar: Hamit Kardeş'in mülakatı |
11-05-12 |
||
| E mail: dünyabülteni.net | Tweet | ||
| yukselkaymak | |||
yuksel kaymak@msn.com |
Tarih : 12-05-12 | ||
Yazarin gorusleri cok isabetli her caminin imamini cemaati kendi tayin etmeli imam da cemaatin ihtiyacina uygun vaaz ve hutbeler hazirlamali. hem uhrevi hem de dunyevi yetistirmeli |
|||