HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / PORTRELER
Okunma Sayısı: 3810
Yazar: Ali Ural
AYAKLARIMIZIN ALTINDA HOMURDANAN TOPRAK (Roger Garaudy hakkında)

"Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan; 'Buna ne oluyor!' dediÄŸi zaman..." (Zelzele Sûresi, 1-3) ayetlerini okurken toprağın ayaklarının altında homurdandığını hissettiÄŸini söylüyordu Roger Garaudy. Kıyametin sesini duyuracak kadar yakınlaÅŸtırıyordu geleceÄŸi Kur'ân ve bu ona göre "SorumluluÄŸun uyanışı"ndan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildi.

İnsan yeryüzünde kendini "bir yabancı" gibi hissetmekten kurtulamayacaktı, bu uyanış olmaksızın. İnsaniliÄŸini yitirmiÅŸ bir yabancılaÅŸma dünyasının mengenesinden kurtulmanın yolu bir "Burak" edinmekti kendine. Bu yüzden miracın anlatıldığı İsrâ Sûresi ilk âyetiyle ruhunun kapısını çaldığında "Lebbeyk" diyordu Fransız düÅŸünür, "Lebbeyk" yani göreve hazırım.

SorumluluÄŸun uyanışını en sarsıcı ÅŸekilde İsrâ/Gece YolculuÄŸu Sûresi'nde hisseden Garaudy, Hz. Peygamber'in gök katlarında yükselip dünyayı ve insanları bir gök bakışıyla deÄŸerlendirdikten sonra Rabb'iyle buluÅŸmasını bütün ibadetlerin özü olarak algılıyordu "Mi'rac ibadetin ruhudur," derken. Ona göre kiÅŸi eylemlerinin merkezine bu yüceliÅŸi koyduÄŸunda gündelik meÅŸguliyetlerinin esaretinden kurtulacak, "Ben merkez deÄŸilim. Allah'tır merkez." diyerek kavuÅŸacaktı özgürlüÄŸüne. İşte o zaman, Kıyamet Günü'ndeki gibi titreyecekti yer ve yeni bir mücadelenin saati çalacaktı. Kâbe'den Mescid-i Aksâ'ya, Mescid-i Aksa'dan Sidretu'l-Münteha'ya yapılan bu yolculuk insanın Hz. Peygamber'in rehberliÄŸinde yeryüzündeki konumunu keÅŸfetmesi deÄŸil miydi!

Roger Garaudy, düÅŸündü ve keÅŸfetti. Bu yüzden dışlandı ve yalnız bırakıldı. İslam'ın "çaÄŸdışı" olarak gösterilmeye çalışıldığı bir zamanda "İslam'ı seçmek çağı seçmektir. Çünkü İslamiyet, bu çağın dini ve ümididir." demiÅŸti Marksizm'in de kapitalizm gibi enkazlar ürettiÄŸini fark ettiÄŸinde. "Marksizm, kapitalizm ve İslam arasındaki fark nedir?", sorusunu: "Biri insanı devlete karşı esir eder. DiÄŸeri ise, sermayeye karşı. İslam ise insana onurunu iade eder." cümleleriyle cevaplayan bir adamı dünya elbette yalnız bırakacaktı. Fakat bundan ÅŸikâyet etmedi o. Kim söylemiÅŸti yalnız olduÄŸunu! "Yalnızlığım, bana yalnızlık gibi görünmüyor," diyordu, "sûfîlerin, yani bütün zamanların en büyük ÅŸairi Mevlâna Celâleddin Rûmî'den, Müslüman İspanya'nın keÅŸif adamı Mürsiyeli İbni Arabî'ye ve onun aÅŸk destanına kadar, İslâm'ın derûnî hayatının manevi efendilerinin varlığıyla dopdoluyum."

Roger Garaudy, düÅŸündü ve keÅŸfetti. Ateist bir ailenin çocuÄŸu olarak gözlerini açtığı hayat, kıyıdan kıyıya sürüklerken onu düÅŸünmeyi terk etmedi asla. Sorbonne Üniversitesi'nde edebiyat okurken de düÅŸünüyordu, SSCB Bilimler Akademisi'nde doktora yaparken de. Fransız Parlamentosu'nda Millet Meclisi BaÅŸkan Yardımcılığı'nı yürütürken de düÅŸünüyordu, Marksist İnceleme ve AraÅŸtırmalar Merkezi müdürlüÄŸü yaparken de. Fransız Ulusal EÄŸitim Komisyonu'nda çalışırken de düÅŸünüyordu, Komünist Parti Siyasi Büro Åžefi'yken de. Stalin'den Castro'ya, Picasso'dan Aragon'a, Sartre'dan Romain Rolland'a sanat ve siyaset adamlarıyla arkadaÅŸlık ederken de düÅŸünmeyi sürdürdü o. DüÅŸündü ve keÅŸfini 1982'de ÅŸöyle açıkladı dünyaya: "Allah'tan baÅŸka ilâh yoktur ve Hz. Muhammed O'nun elçisidir."

Müslüman olduÄŸunda altmış dokuz yaşındaydı Garaudy ve "Kendimi bu karara tamamıyla hazır ve bunun bütün sorumluluÄŸunu üstlenecek durumda hissediyorum." derken inancın çizdiÄŸi bir sorumluluk alanından bahsediyordu. Onun inandığı İslam'da israf ve gösteriÅŸ yoktu. Gayri meÅŸru servetlere izin vermiyordu baÄŸlandığı din. Fakiri ezen, zengini tembelliÄŸe iten faize de yer yoktu orada. Bilim ve tekniÄŸin, bilim ve teknik bürokrasisine, siyasetin Makyevelizm'e dönüÅŸmesine müsaade etmeyen bir Allah'a inanıyordu o. Yaratılmışların en ÅŸereflisi olan insanın sömürülmesine en büyük engeldi iman. İslam'la diÄŸer dinler arasındaki fark buradaydı. İslam, çaÄŸları arkasında sürükleyen bir dinken, diÄŸer dinler çaÄŸların arkasında sürükleniyordu. İslam dışındaki bütün dinler çaÄŸlara göre tahrif edilmiÅŸken Kur'an indirildiÄŸi günden beri zamana hükmetmekteydi. O, zamanı deÄŸil, zaman onu takip ediyor, zaman yaÅŸlandıkça, o gençleÅŸiyordu.

Doksan dokuz yaşında Rabb'ine kavuÅŸtu Garaudy. Eserleri sessizlik deÄŸirmeninde öÄŸütülmeye çalışılsa da otuz yıl dünyadaki tek medeniyetin Batı medeniyeti olmadığını anlatmaya çalıştı. Ona göre Müslümanların, BatılılaÅŸma eÄŸiliminden bir an önce vazgeçmeleri gerekiyordu. Zira Batı iflas etmiÅŸti ve hastaydı. SaÄŸlıklı olanın hasta olanı taklidine akıl erdiremiyordu bir türlü. Batı'nın bir an önce bir özeleÅŸtiri yapması gerekiyordu. YaÅŸlıların ömürlerini uzatabilmek için bilimsel araÅŸtırmalara milyarlar akıtırken, çocukların ve gençlerin vakitsiz ölümlerini engellemek için kılını kıpırdatmayan Batı'nın.

Yazının devamı için tıklayınız.  

Yazar: Ali Ural
24-06-12
E mail: zaman.com.tr
 
 
Yorumlar: 1
Harun ŞAHİN
Red
Tarih : 26-06-12

Yazı, yazarı ve övülen zatı bütün bütün reddediyorum.

 
AYAKLARIMIZIN ALTINDA HOMURDANAN TOPRAK (Roger Garaudy hakkında)
Online KiÅŸi: 20
Bu Gün: 636 || Bu Ay: 6.615 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.106 || Toplam Tıklanma: 58.638.790