
| Kategori : İKTİBAS / ÇARPIK VAZİYETLER | Okunma Sayısı: 1559 |
İbrahim Demirci: "Bin yıldır kullanılan yazının değiştirilip, o günün, öğretmenlere armağan edilmesi, hastalıklı bir durum"
19. Dönem Yazar Okulu Yönlendirme derslerinin ilk hocası Dr. İbrahim Demirci’ydi. 24 Kasım Cumartesi günü TYB Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen yönlendirme dersinin başlığı “dil dikkati, dikkat dili”ydi.
Alfabenin dilin görünürlük kazanmasını sağlayan bir araç olduğunu söyleyen Dr. İbrahim Demirci, alfabenin dilin kendisi kadar önemli olmadığını ifade etti. Bin yıldır kullanılan yazının değiştirilip, o günün, öğretmenlere armağan edilmesinin hastalıklı bir durum olduğunu belirten Demirci, son yıllarda eski yazıyı öğrenme yolundaki gelişmeleri çok önemli gördüğünü ifade etti.
“Osmanlı edebiyatındaki divan şairleri bir yana, özellikle nesir sahasından haberimiz yok.” diyen Dr. İbrahim Demirci, Naima Tarihi, Katip Çelebi’nin bütün eserleri ve bunun gibi bir çok eserin, bir elin parmaklarını geçmediğini belirterek, çok sayıda eserin üretilmesine rağmen bugün çoğunun adının bile bilinmediğini dile getirdi.
Dikkat kelimesinin Arapça bir kelime olduğunu ifade eden Dr. İbrahim Demirci, kelimenin içinde bir çeşit analizin, inceliğin saklı olduğunu vurguladı. Dakika kelimesinin dikkatten geldiğini söyleyen Demirci, Ebu-d Dakik isminin ise kelebeğe verilen bir isim olduğunu örneklendirdi.
Dikkatin uyanık olmasıyla, olmamasının seçilebildiğini belirten Dr. İbrahim Demirci, “bazı durumlarda, başka zamanlara göre dikkatli olmayı otomatik olarak yaparız. Evdeki oturuşumuzla, ev dışındaki mekânlarda oturuşumuz farklıdır. Güvenlik algısı, saygı, ne derler psikolojisi bunu belirler.” dedi.
Şairlerin birtakım tasarrufları olduğuna değinen Demirci, onların dilin kurallarını zorlayabildiğine, kalıpların dışına çıkabildiğine işaret ederek, “onlara belirli bir özgürlük alanı, haşarılık fırsatı tanımakta beis görmeyebiliriz.” dedi ve şairlerin bazılarınca o zamanda yapılan şeyin, sonradan hoş görülebilir hale geldiğini vurguladı.
Dr. İbrahim Demirci, “keşke olabildiğince yalın bir dil kullansak. Türkçesi varken neden Arapçasını kullanalım, kaygısı ile yazdığım oldu. Mezarlık yerine gömütlük dediğim oldu. Bu iyi mi, kötü mü bundan emin değilim.” dedi.
Sözlükler içinde mükemmel diyebileceği bir sözlüğün bulunmadığını kaydeden Demirci, etimolojiye yer vermesi bakımından İlhan Ayverdi’nin Misalli Büyük Türkçe Sözlüğü’nün ve D. Mehmet Doğan’ın Büyük Türkçe Sözlüğü’nün dikkat çekici olduğunu söyledi.
Yazar: İbrahim Demirci |
24-11-12 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||