HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / PORTRELER
Okunma Sayısı: 3090
Yazar: D. Mehmet DoÄŸan
DELİ RÜZGÂR: SERDENGEÇTİ

Bir zamanlar "Serdengeçti" denilince o hatırlanırdı…

Vefatının üzerinden 29. yıl geçti. Önümüzdeki yıl 30. yıl. Bilmem ki ölüm yıldönümünde kapsamlı bir toplantı yapılabilir mi?

"Neden yapılmasın ki?" demesi kolay. Osman Yüksel "10 Kasım"da vefat etti; hanımlar, beyler! Kolay mı zor mu, siz karar verin!

30 yıl bir nesil demek… Onunla yaÅŸayanlar, hâtıralarını saklayanlar iyice azaldı. TRT'de ve Kültür Bakanlığı'nda Yavuz Bülent Bâkiler'den en çok dinlediÄŸimiz Osman Yüksel'di. Åžahsen de tanımıştık, ama Yavuz Bülend bir baÅŸka anlatırdı!

Osman Yüksel denilince serdengeçtilere yakışır mücadelesinin hemen yanında "öldürücü güldürücü" nükteleri de hatıra gelirdi.

Yavuz Bülend Bey henüz Serdengeçti kitabını yazmadı… Belki hazır da, basılmadı. Fakat 756 sayfalık muazzam bir kitap var ÅŸimdi elimizin altında. Yakın dönemde yaÅŸamış hiçbir büyük ÅŸahsiyetimizle ilgili bu kadar geniÅŸ kapsamlı kitap yayınlandığını hatırlamıyorum. Ne Necip Fazıl, ne Nureddin Topçu ne de baÅŸka fikir ve mücadele adamlarımızla ilgili ele gelir kitaplar var.

Cemal Kurnaz hocaya binlerce teÅŸekkür… HemÅŸehrisi, aÄŸabeyi Osman Yüksel'i bize bütün yönleriyle tanıtan muhteÅŸem bir eser ortaya koydu. "Aksekililik" Cemal Kurnaz'ın lise çağında Osman Yüksel'le tanışmasına vesile olmuÅŸ. Sonraki yıllarda yazışmışlar, görüÅŸmüÅŸler. Bir hayat hikâyesi için bunlar önemli.

Cemal Kurnaz ÅŸahsî gözlemleri ile yetinse, yalnız onları yazsa idi, o da güzel bir kitap olurdu ÅŸüphesiz. Fakat deÄŸerli hocamız ötesine geçmiÅŸ, büyük emek ve zaman sarf etmiÅŸ. Osman Yüksel'le ilgili bütün malzemeyi toplamış, vefa borcunu hakkıyla ödemiÅŸ. Yayınlarını, dergisini incelemiÅŸ. Yayına dönüÅŸmemiÅŸ eserleri üzerinde bile durmuÅŸ. Ortaya "Deli Rüzgâr Osman Yüksel Serdengeçti" kitabı çıkmış.

Deli Rüzgâr'da sadece Osman Yüksel'i deÄŸil, bir devri buluyorsunuz. O dönemin ÅŸartlarını, bu ÅŸartlar içinde sürdürülen olaÄŸanüstü mücadeleyi, yoksunlukları, yoksullukları ve mahpuslukları görüyorsunuz. Dedik ya aradan bir nesil geçti… Åžimdiki gençler Osman Yüksel'i pek tanımıyor. Onu tanımak demek, ÅŸimdi bize hayal gibi gelen bir devri ve o devrin kahramanlarını tanımak demek.

Torosların bu tabiaten hür çocuÄŸu, milletine ve kendisine boyunduruk geçirilmesine isyan ediyor. Onda Nureddin Topçu'nun kavramlaÅŸtırdığı "isyan ahlâkı" var. 1944 hadiselerinde tutuklanıyor, tabutluklarda iÅŸkence görüyor. 1962'ye kadar Serdengeçti isimli bir dergi çıkarıyor. Bu dergi bugün bakıldığında, cesametiyle (16 en fazla 32 sayfa), ÅŸekliyle çok etkili olamazmış gibi görünüyor. Ama zamanında büyük tesir uyandırıyor. Türkiye'nin siyasî dönüÅŸümünde, bu derginin, Osman Yüksel'in mücadelesinin önemli payı var. (Bir tesbitimi paylaÅŸayım: Gazeteniz Yeni Akit'in yayın tarzı bir bakıma Serdengeçti'nin devamıdır).

Osman Yüksel, Cemal Kurnaz'ın deyimiyle, "1944 aÄŸustosunda tabutluktan nasılsa saÄŸ çıkar"…Artık emniyetin sıkı takibi altındadır. Nereye gitse, takip sürer. DTCF'deki talebeliÄŸi sona ermiÅŸtir. İşi yoktur, bir iÅŸe girmesi de imkânsızdır. Dergi çıkararak mücadele etmeye karar verir. Anasından kalan bir tarlayı satarak 150 lira ile Serdengeçti'yi 1947 nisanında çıkarmaya baÅŸlar. Ankara'daki matbaalar böyle bir dergiyi basmaya yanaÅŸmadıkları için ilk iki sayıyı EskiÅŸehir'de bastırır…

Serdengeçti baÅŸlığının altında "Hakka tapar, halkı tutar" ibaresi yer almaktadır. İlk sayı piyasaya çıkar çıkmaz tükenir, sonra da defalarca basılır. İkinci sayıdaki bazı yazılar, matbaanın basmak istememesi yüzünden çıkarılmıştır. 3. Sayı Konya'da basılır, matbaacı dergiyi bastıktan sonra korkar, kırımını yapmadan teslim eder! Osman Yüksel bir otel odasında dergiyi kendi elleri ile katlar, dağıtıma hazır hâle getirir.

İlk sayıdan itibaren mahkeme safahatı baÅŸlar. Bu arada mahkumiyetler almakta, hapiste olduÄŸu için dergiyi zamanında çıkaramamaktadır. 5. sayı 1948 temmuzunda yayınlanabilir. Dergi için idarehane belirtmek mecburiyeti vardır. Fakat onun idarehane tutacak parası yoktur, yattığı yeri idarehane adresi olarak gösterir…

Serdengeçti'nin nerede, ne zaman çıkacağı belli deÄŸildir, "fakat ne yapar yapar çıkar, bir çıkar pir çıkar"! 1947'den 1962'ye kadar 33 sayı yayınlanabildiÄŸini belirtirsek, Serdengeçti'nin yayın seyrini kolaylıkla anlayabilirsiniz.

Osman Yüksel, bir tavır ve mücadele adamıdır. Her ÅŸeyin raÄŸmına doÄŸrularını müdafaa eder, inandıklarından taviz vermez. Osman Yüksel sadece yazdıklarıyla deÄŸil, hayat tarzı ile, hatta kılık kıyafeti ile de muhalefetini gösterir. Ömrü boyunca kıravat takmaz, Antalya milletvekili olarak seçildiÄŸinde Meclis'te kıravatsızlığı mesele olur.

"Osman AÄŸabey"le ömrünün son yıllarında yüz yüze tanıştık. Ankara'da Demirlibahçe'de, Site Yurdu'nun yakınında bir evin bodrum katında oturuyordu. Ziyaret ettik, piknik tüpte demlenmiÅŸ çayını içtik. Onun parkinson hastalığı yüzünden çayını içmekte zorlanması, bizi de çay içemez hale getirdi. Fakat zihni yerindeydi. "BatılılaÅŸma İhaneti"ni okumuÅŸtu, bizi merak etmiÅŸti, bu yüzden ziyaretimizden ayrıca memnun olmuÅŸtu.

Osman AÄŸabey, 12 Eylül havasının sürdüÄŸü 1983 10 Kasımında vefat etti. Ertesi gün Hacıbayram'daki cenaze namazında, sağın bütün renkleri bir araya geldi. Belki de ondan sonra böyle bir bir araya geliÅŸ görülmemiÅŸtir.

Bize bu deli dolu adamı bütün yönleriyle anlatan muazzam kitabı armaÄŸan eden Cemal Kurnaz teÅŸekkürü gerçekten hak ediyor. (Kurgan yayınları, 0312 232 62 18)

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: D. Mehmet DoÄŸan
12-12-12
E mail: habervaktim.com
 
 
Yorumlar: 2
Tuna Han
:)
Tarih : 20-01-14

Meclis Genel Kurul'a kravatı beline takıp girmesi de ayrıca takdire şayandır.

 
Vahabzade
:))
Tarih : 14-12-12

Yeni okuduÄŸum bir hatırasını paylaÅŸmak istiyorum. Kendisi ömrünün son günlerinde parkinson hastalığına yakalanmıştı. Rahmetli, merhum TürkeÅŸ'e "VerdiÄŸin emirlere bir ben sadık kaldım. Ey Türk, titre ve kendine dön, dedin. O günden beri titriyorum, fakat bir türlü kendime dönemiyorum!" ÅŸeklinde sözler söylermiÅŸ. Allah Rahmet eylesin.

 
DELİ RÜZGÂR: SERDENGEÇTİ
Online KiÅŸi: 25
Bu Gün: 721 || Bu Ay: 6.699 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.242 || Toplam Tıklanma: 58.640.921