HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / AKTÜALİTE
Okunma Sayısı: 2275
Yazar: Mehmet Koçak
FRANSA'NIN KİNE DAYALI TARİHİ EMELLERİ VE PKK

Türkiye’de İmralı ile görüşmelerin yanında Fransa’nın başkenti Paris’te geçtiğimiz hafta öldürülen PKK’nın üst düzey 3 yöneticisiyle ilgili tartışmalar devam ediyor. Bazı çevreler, İmralı sürecini baltalama yolunda olayın bir sabotaj olduğunu söylerken bazıları da örgüt içi bir hesaplaşma olduğunu iddia ediyor.

İddialar ve çok yönlü tartışmalar devam ederken bir dizi komplo teorileri de beraberinde üretiliyor.

Fransa her ne kadar bu işin içinden sıyrılmaya çalışsa da anlaşılan o ki; bu cinayet bombası Fransa’nın elinde patlayacak.

Çünkü; cinayetin işlendiği yer sıradan bir yer değil. Gece gündüz Fransız polisinin kameralarla izlediği, çok önemli buluşmaların ve görüşmelerin gerçekleştirildiği  PKK terör örgütünün Avrupa karargahlarından biri.

Ayrıca öldürülen 3 kadın da sıradan kişiler değil. Kimilerine göre aktivist, kimilerine göre siyasetçi, kimilerine göre de terörist olarak tanımlanan bu kişilerden Sakine Cansız, PKK’yı kuran isimlerdendi ve PKK’nın Almanya sorumlusuydu. Diğer ikisi ise yine Avrupa örgütlenmesindeki önemli isimlerdendi; KNK Paris temsilcisi Fidan Doğan ve Leyla Söylemez. Yani bunlar PKK yönetim kademesinde bulunan ve karar verici konumda olan kişilerdi.

İster örgüt içi hesaplaşma, ister Fransa dışında gizli bir servisin işi olsun;  değil mi ki bu cinayetler Paris’te işlenmiştir, o zaman Fransa birinci derecede bu cinayetlerin sorumlusudur.

Diğer önemli bir ayrıntı ise şudur:

Dünyada en etkin istihbarat servisleri Fransızlara aittir: Fransız Dış Güvenlik Servisi  (Direction Generale de Securite Exterieur - DGSE)  ve Ulusal Gözleme (İç İstihbarat) Teşkilatı ( Direction de la Surveillance du Territoire - DST). Ayrıca her ikisinin de bağlı olduğu Milli Savunma Sekreteryası (SGDN) vardır. Milli Savunma Sekreteryası, tüm istihbarat birimleri arasında koordinasyonu sağlamakta, Cumhurbaşkanı’na bağlı olmakla birlikte, Cumhurbaşkanlığı’nı, Genelkurmay’ı ve Başbakan’ı özel olarak bilgilendirmektedir.   Çok yönlü güce sahip Fransız istihbarat servisi hem PKK terör örgütünü ve bağlantılarını avucunun içi gibi biliyor, hem de bu cinayetin işlendiği PKK karargahı gece gündüz Fransız istihbaratı tarafından gözetilip kollanıyor.

Eldeki bilgiler değerlendirildiğinde; bu cinayetleri, Fransız istihbaratına rağmen örgüt içi veya dış bir ülke istihbarat servisinin işlemiş olma şansı ve ihtimali söz konusu olamaz.

FRANSA’NIN HEDEFİ TÜRKİYE’Yİ BÖLMEK
 
Birçok Avrupa ülkesi gibi Fransa da, tarihinde kendi emeği ile kalkınmış bir ülke değildir. Avrupa ülkeleri sömürüye dayalı bir devlet geleneğine sahiptir. Bazı Avrupa ülkeleri bu ahlaksızlığı zaman içinde azaltmaya ve ya sonlandırmaya giderken Fransa gelişen ve değişen Avrupa ve dünya şartlarına rağmen bu sömürü geleneğinden kurtulamamıştır.

Bugün bir iç savaş yaşayan Mali’ye BM-Güvenlik Konseyi kararı olmadan askeri müdahalede bulunması ve Müslüman savaşçılara saldırması bu sömürge geleneğinin bir devamıdır. Fransa’nın ekonomik olduğu kadar siyasi yaklaşımları da bu çerçevede gelişmektedir. Tarihten günümüze Fransız siyasi tarihi irdelendiğinde, bir İslam düşmanlığının yanında; Türk düşmanlığının izleri, bilgi ve belgelerinin mevcut olduğu gerçeği görülmektedir.
 
“Kudüs’ü Kurtarma” sloganı ile, Türkleri Anadolu’dan atmak için siyasî amaçlı askerî bir hareket olan ‘Haçlı Seferleri’ne Fransa ve Almanya’nın öncülük ettiği bir gerçektir. 

Hedefleri; İslam dünyasının öncülüğünü yapmakta olan Osmanlı’yı parçalayıp yok etmek suretiyle, din istismarı ile elde edilen güçle kendilerine yeni sömürge alanları oluşturmaktı.
 
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, Paris’te başlarından vurularak öldürülen 3 PKK’lı kadınlardan biriyle düzenli olarak görüştüğünü söylemişti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’dan öldürülen PKK’lı kadınla niçin görüştüğüne dair bir açıklama istedi.

Sayın Hollande nasıl bir cevap verir bilemem ama, biz biliyoruz ki Fransa’nın eski “First Lady”si Danielle Mitterand’ın zamanında PKK’yı sahiplenerek desteklemesinin sebebi Türkiye’yi bölmekti. Bugün de Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın kırmızı bültenle aranan PKK terör örgütünün üst düzey kadroları ile görüşme sebebinin, Fransa’nın iflah olmaz Türk düşmanlığının bir devamı niteliğinde olduğu açıktır.

Hedef, terör belasından kurtulmuş güçlü bir Türkiye’nin önünü kesmektir. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın PKK’lı teröristlerle görüşmesi ve bu süreçte, bu cinayetlere Fransa’nın ev sahipliği yapmış olması doğrusu çok da şaşırtıcı olmamalı. Tüm bu karşı duruş ve süreci baltalama girişimlerine rağmen, Türkiye’nin başlatmış olduğu İmralı sürecinde sonuç alma adına barış arayışları mutlaka kararlılıkla ve sabırla sürdürülmelidir.

Çünkü; iç sorunlarla boğuşan değil, tarihi geçmişiyle yüzleşen ve iç sorunlarına barışçı çözümler üretmeyi başaran, güçlü bir Türkiye olmak zorundayız da ondan.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Mehmet Koçak
16-01-13
E mail: habervaktim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
FRANSA'NIN KİNE DAYALI TARİHİ EMELLERİ VE PKK
Online Kişi: 15
Bu Gün: 754 || Bu Ay: 6.732 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.301 || Toplam Tıklanma: 58.642.136