HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar)
Okunma Sayısı: 4080
Yazar: Ahmet Çelen
İSTİKBÂLİMİZ VE HOCALARIMIZ

EÄŸitimin (aslı maârif) en mühim unsuru öÄŸretmen (aslı hoca/muallim) dir. Bir milletin îmânı, edebi, kültürü, medeniyeti… onu millet yapan, diÄŸer milletler arasında farklı kılan, nev’i ÅŸahsına münhasır eyleyen deÄŸerleri hocada tecessüm eder/etmelidir. Bütün bu deÄŸerler hocanın yüzünde, tavrında, sözünde ışıldamalıdır. Işıldamalıdır ki, onun elinde yetiÅŸen yeni nesiller de o ışıkla feyizlensin ve bu defa onlar, milletinin deÄŸerlerinin mücessem misali olsunlar. Bu keyfiyet kıyâmete kadar böylece elden ele, gönülden gönüle devredip dursun.

Bir milletin eÄŸitim sistemi, kendi öz insanını yetiÅŸtiremiyorsa, çekiverin kuyruÄŸunu gitsin. Bu yüzden millî eÄŸitimin (maârifimizin) testlerden, imtihanlar (asla sınav deÄŸil)dan, istatistiklerden evvel bir “insan” fikri ve anlayışı olmalıdır. Bu fikir ve anlayışın devÅŸirileceÄŸi tarla da tarihtir, tarihin en mühim yapıcı unsuru “din”dir. Bu ifadelere karşı çıkacaklar hazırdır. Ama ne deseler nâfile… Cemil Meriç’in dediÄŸi gibi: “İnsan tarihe angajedir.” Siz onu üzerinizden atsanız bile o dönüp dolaşır sizi bulur. “Bütün Kur’an’ları yaksak, bütün câmileri yıksak Avrupalının gözünde Osmanlıyız; Osmanlı, yani İslâm…” (Cemil Meriç, Umrandan Uygarlığa, Ötüken, 1979, s.9)

Bizim maârifimizin hedeflediÄŸi insan “insân-ı kâmil” olabilir. Tarihin ve İslâm’ın bize buyruÄŸu budur.

İnsân-ı kâmil; yani nefsine esir olmaktan, içindeki hayvandan Allah sevgisiyle kurtulmuÅŸ; bütün kötülüklerden sıyrılmış, insanlığa fayda ve huzur getirmekten baÅŸka bir derdi olmayan insan… İnsanlığın çivisi bu insandır. Böylesi insanlar mevcut olduÄŸu müddetçe dünyaya huzur ve adâletin geleceÄŸini ümit edebiliriz. Biz asırlarca bu insan anlayışıyla dünyaya “insanlık” taşıdık; emsal olduk. Bundan sonra da “var” olacaksak “insân-ı kâmil” mefkûresinden kopmamak ÅŸartıyla “var” olabiliriz. Bizim arz’da misyonumuz bu… Tarihe angaje olmak böyle bir ÅŸeydir iÅŸte.

“Maârif Dâvâmız”ın temeli bu dert, bu sancı olmalıdır. Testler, imtihanlar, istatistikler sonraki iÅŸ. Bizim iyi test çözemeyen, imtihanlarda yüksek baÅŸarı gösteremeyen çocuklarımız için de söyleyecek sözümüz, yapacak iÅŸimiz olmalıdır. Onlar da kendi vüs’atlerince, kablarınca “insân-ı kâmil” hâliyle hâlleneceklerdir. Testte pek iyi olmayan çocuklardan, test canavarı olanlara göre daha kâmil insanların çıkması gayet mümkündür. Bizim tercihimiz insanlıkta iyi olandır. Bunun yanında test ve imtihanlarda da muvaffakiyet aliyyü’l-âlâ olur elbette.

Kim yetiÅŸtirecek “insân-ı kâmil”i? İnsân-ı kâmil mefhûmunu hayatında duymamış eblehler mi? Nefs denen kötülük kaynağından, nefsle mücadeleden habersiz ÅŸaÅŸkınlar mı? Nerde akÅŸam orda sabah, boÅŸ bir hayatın içinde yuvarlanan insansılar mı? Diskoteklerde ayaklarının altında insanlıklarını, insan haysiyetini çiÄŸneyerek tepinen insan müsveddeleri mi? Etlerinden baÅŸka gösterecek, iftihar edecek meziyetleri olmayan zavallılar mı? Yoksa “insân-ı kâmil”i duymuÅŸ; ama malum sebeplerle düpedüz ona düÅŸman, eski tüfek solcu/komünist “ahlâk” kaçkınları mı?

Eskiler “Kem âlâtla kemâlât olmaz.” demiÅŸler. Yani “Kötü âletle iyi iÅŸ çıkmaz.” Maârifimizin yüz yıllık problemi budur: “Kötü hocayla iyi insan yetiÅŸtirmeye çalışmak.” Bunun mümkün olmadığını hâlâ görmeyecek miyiz? YaÅŸadığımız tecrübeler artık yetmez mi? Gözümüzün açılması için daha hangi felâketi bekleyelim? Uçuruma doÄŸru gidiyoruz; bir noktadan sonra geri dönüÅŸ de mümkün olmayacak.

Merhum S. Ahmet Arvasî insanı “İdeal insan, dramatik insan, hayvan insan” diye (İnsan ve İnsan Ötesi); Nurettin Topçu “Kalp insanı, vazîfe insanı, siyâset insanı” diye (Yarınki Türkiye) üçe ayırırlardı. “Hayvan insan” ve “siyaset insanı” hemen hemen aynı… Nefsinin zebûnu olmuÅŸ, kendi menfaati için herkesi çiÄŸnemeye hazır, zıvanadan çıkmış bir mahluk… EÄŸitim sistemimizin nice zamandır “hayvan insan”dan baÅŸka imâlâtı yok maalesef. Arada bir gördüÄŸümüz “hakîkî insan” ise ebeveynlerin, aklı başında cemaatlerin, çeÅŸitli hizmet gruplarının nice mücâdelelerle eÄŸitimin öÄŸütücü çarkından kurtarabildikleridir.

Çâre… EÄŸitim, artık “maârif” olmalı. Maârifimizin tarih ve îmânımızdan kaynaklanan bir insan anlayışı olmalı ki o “insân-ı kâmil”dir. Test canavarı yetiÅŸtirmekten evvel “insân-ı kâmil” yetiÅŸtirmeyi ana dâvâmız yapmalıyız. Bunu da ancak kendisi “insân-ı kâmil” olan veya en azından o yolda yürümeye istekli hocalarla yapabileceÄŸimizi bilmeliyiz. Öyleyse birinci mesele böyle hocaları bir an evvel yetiÅŸtirmektir. Bu yolda temayüz etmiÅŸ cemaat ve müesseselerle fikir alış veriÅŸinde bulunulmalıdır. (Hop oturup hop kalkacaklar, sizi görüyorum. Oturun yerinize! Memleketin istikbâli için İmralı’yla bile görüÅŸülüyor da bu kadar mühim ve hayırlı bir hizmet için cemaatlerle niçin görüÅŸülmesin?)

Hocaların seçimi en mühim iÅŸlerden birisidir. Çok dikkatli olunmalı. Yazımızı okuyanların hemen anlayacakları ters ve boÅŸ tiplerle hedefe ulaÅŸmak mümkün deÄŸildir. Hocalar “yeni maârif”in insan anlayışını aynen benimsemiÅŸ kiÅŸilerden seçilmelidir. Hiç olmazsa düÅŸman olmayanlardan. Medeniyetimizin insan anlayışı hocalardan talebelere doÄŸru buhurdandan çıkan güzel kokular gibi yayılmalıdır. Millet ve medeniyet olarak varlık iddiamız buna baÄŸlıdır.

“Elinde diploma; gelmiÅŸ, sınavlardan da kâfî puanı almış; daha nasıl seçeceÄŸiz?” demesin kimse. Amerikan baÅŸkanlarının WASP (Beyaz, Anglo-Sakson, Protestan) vasfı taşımaları gerektiÄŸi ana yasada veya kanunlarda yazmaz; ama bu böyledir.

Kaldı ki, ÅŸu da bir hakîkat: Çok iyi hoca bile ancak iyi talebe yetiÅŸtirebilir. “Hoca aliyyü’l-âlâ olsun ki talebe âlâ olsun.” Hoca “âlâ” ise talebe “vasat”, hoca “vasat” ise talebe “dûn” olacak… Hoca “dûn” olursa…

Maârif dâvâmızın en mühim unsuru hoca/muallim…

Yazar: Ahmet Çelen
29-01-13
E mail: ahmet_ar@dogrulus.com
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları
 
 
Yorumlar: 9
hatice su
hop oturup hop kalktım!
Tarih : 08-02-13

yazıyı okurken hop oturup hop kalktım, "iÅŸte bu" dedim dilimde yıllardır söylemek için kelime ve söz aradığım fikrim, umudum. İşte bu sancıyan yanım, sancıyan yanım ki yıllardır kimselere derdimi anlatamamışken, biri ben sormadan gösteriverdi. Bu güzel dua için-ki ben bu yazıyı aklın ve emeÄŸin duası olarak gördüÄŸümden- yalnızca AMİN diyorum. AMİN Rabbim. AMİN. Milyonlar dudakla amin demeli ve ucundan tutmalıyız bu duanın. Tutmalıyız ki El Mucib icabet etsin.

 
altınmürekkep
Ahhh Hocam
Tarih : 02-02-13

Muhterem Hocam, Bize bizi, vazifemizi hatırlattınız. Çok doÄŸru 2100 yılını hedeflerken, tairihi doÄŸru kaynaktan doÄŸru okuyup, bir araya gelip, fikir-projeler üreterek kafa yorup, bunu saÄŸlamalıyız. "insanı yaÅŸat ki devlet yaÅŸasın." sözüyle insan merkezli bir eÄŸitim-hizmet yani; vasıflı-etkin-donanımlı adam yetiÅŸtirme misyonumuz olmalıdır. TEÅžEKKÜR EDER,İYİ ÇALIÅžMALAR DİLERİM. [M.G.]

 
hasan hüseyin
seçime dikkat
Tarih : 01-02-13

yazınızda belittiÄŸiniz gibi Eskiler “Kem âlâtla kemâlât olmaz.” demiÅŸler. Yani “Kötü âletle iyi iÅŸ çıkmaz.” Maârifimizin yüz yıllık problemi budur: “Kötü hocayla iyi insan yetiÅŸtirmeye çalışmak.” olmaz.öÄŸretmenlerin ve hocaların seçimi bu durum dikkate alınarak daha titiz yapılmalıdır.

 
uÄŸurlu
AİLE ve MAARİF
Tarih : 01-02-13

Ahmet hoca maarife aman dikkat derken, Sema MaraÅŸlı aile ile alâkalı ciddi kaygıları hatırlatırken ne kadar haklılar deÄŸil mi? Asıl mesele AİLE ve MAARİF!... Ümit ederiz ki yeni yanlışlar yapılmaya, önceki yapılan yanlışlar düzeltile...

 
İhsan Efendioğlu
HANGİ İNSAN-I KÂMİL ?
Tarih : 31-01-13

YaÅŸadığımız devir bütün nefsânî arzûların kamçılandığı, raÄŸbet gördüÄŸü, önünün açıldığı bir devir. Bu devre hâkim olan anlayışın/sistemin insan-ı kâmili ise çok tüketen, sabır kanaat nedir bilmeyen, nefsânî arzularına engel koymayan insandır. Bu sistem kendi insan-ı kâmilini yetiÅŸtirmek için bütün kanalları kullanıyor. Âdeta ÅŸeytanlar serbest bırakılmış, taÅŸlar baÄŸlanmış. Ahmet Hocam İslâmın tarif ettiÄŸi insan-ı kâmilin nasıl olması gerektiÄŸini ve nasıl yetiÅŸtirilmesi gerektiÄŸini çok güzel izah etmiÅŸ. Allah hocalarımıza/muallimlerimize de talebelerimize de kolaylıklar versin.

 
Abdurrahman YILDIRIM
Bahtiyar Memleket
Tarih : 30-01-13

"Ders kürsüsü nazarımda daima,Kabe gibi mukaddes bir makam olmuÅŸtur. Orada memleket öÄŸretilir. Hocalık sanatının hem inceliÄŸi hem de büyük vebali fikirlere ve sözlere lazım gelen objektif dozu verebilmektir. Kabul etmelidir ki bu da herkesin karı deÄŸildir. Herkes suya olta atar ama balık tutamaz. Åžairlik, ressamlık gibi hocalık da Allah vergisidir ve her hizmetten çok aÅŸk ve inanç ister. Bahtiyar o memlekettir ki hocaları milli ve insani hizmetlerini içleri öÄŸretme ve yetiÅŸtirme aÅŸkıyla tutuÅŸan birer hoca ve ilim adamı olarak yaparlar" Ali Fuad BAÅžGİL, Yeni Sabah, 9 Eylül 1960. Yazar bahtiyar memleket olabilmenin temel deÄŸerinin ne olduÄŸunu yazısında veciz bir ÅŸekilde bizlere ifade etmiÅŸ. Eline ve kalemine saÄŸlık

 
ABDULLAH BİN ADEM
SAKKİ
Tarih : 30-01-13

S.A MUHTEREM AHMET HOCAM, EĞİTİMLE İLGİLİ YAZDIÄžINIZ BU YAZINIZI BENCE BÜTÜN EĞİTİM CAMİASI İÇİNDE YER ALAN HERKESİN OKUMASI LAZIM. EĞİTİMDE SIKINTI OLUNCA HER YERDE SIKINTI BAÅžLIYOR .SİZİN DE DEDİĞİNİZ GİBİ KAMİL İNSAN YETİŞTİRME ÇABASI İÇERİSİNDE OLUNMUYOR. BU HERKESİN SÖYLEMEK İSTEYİP DE ÇARESİZCE BEKLEYİP SİSTEME TESLİM OLAN İNSANLARIN KANAYAN BİR YARASI. EĞİTİM VE TERBİYE YAPILIRKEN İMTİHAN ODAKLI SINAV ODAKLI BELGE ODAKLI ÜNİFORMA ODAKLI YAPILIYOR. ÖZ DEÄžERLERİNE SAYGILI KENDİNİ BİLEN DAVA ADAMI İNSANLAR OLMA ÇABASI YOK. ZİHNİYET FARKLI OLUNCA YETİŞENLER DE AYNI USUL ÜZERİNE YETİŞİYOR. ZATEN BİR ÇOK KESİMİN YANINDA DÜRÜSTLÜK VE TEKAMÜL ETMİŞ İNSANLARIN FAZLA DA BİR HÜKMÜ YOK . TEÅžEKKÜRLER.

 
İbrahim TUNCER
YARA
Tarih : 30-01-13

Allah razı olsun ahmet hocadan. Bu gün en çok ihtiyacımız olan ÅŸey budur. Her halini kendimize rehber edebileceÄŸimiz kamil insanlar.Bir sıkıntımızı gönül hoÅŸluÄŸu ile anlatabileceÄŸimiz güzel insanlar artık yetiÅŸmiyor.iyiler iyi atlara binerek gittiler.Hiç kimseye bilen,düÅŸünen,yol gösteren lazım deÄŸil.Sadece asalak,basit ve küçük maddi ÅŸeylerle tatmin olan zavallılar makbul.Merkepten kısrak doÄŸmuyor ancak katır olabilyor. Allah encamımızı hayreylesin.

 
Alaettin
İcab eden tertibat
Tarih : 30-01-13

Böyle hocalar yetiÅŸtirme gayretinde bir cemiyetin içinde olduÄŸumuz malumunuz.olursa burada olur,böyle olur.İnÅŸaallah semerelerini görüyoruz.Ancak bu malzemeden ceviz sanduka çıkar mı?Himmet olmasa ne olur halimiz o da malum.İstinadımız ind-i İlâhiyyeyedir.

 
İSTİKBÂLİMİZ VE HOCALARIMIZ
Online KiÅŸi: 33
Bu Gün: 236 || Bu Ay: 7.041 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.740 || Toplam Tıklanma: 58.648.602