
| Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM | Okunma Sayısı: 2450 |
İnsan, Allah’ın varlık sahnesine çıkarmış olduÄŸu en deÄŸerli varlıktır. Kur’an bu durumu insanın en güzel ÅŸekilde (ahsen-i takvim) ve eÅŸref-i mahlukat olarak yaratıldığını ifade ederek vurgular. Bu yaratılışın ardından akıl, irade ve vicdan nimetleriyle donatılan insan, tekamül yolculuÄŸunun baÅŸlangıcına bırakılmıştır. Bu yolculuk, beÅŸerin insan olma yolculuÄŸudur. Bu yolda yürüyenler, birey olmaktan ÅŸahsiyet olmaya doÄŸru yükseliÅŸe geçerler. Alemlerin Terbiyecisi olan Rabbimiz, insana bu yolculuÄŸunda rehberlik etmesi için vahiyler indirmiÅŸ ve Rahmet Elçileri olan Peygamberlerini göndermiÅŸtir. Bu durum, Allah’ın insana vermiÅŸ olduÄŸu deÄŸerin bir neticesidir. Rabbimiz en güzel ÅŸekilde yaratmış olduÄŸu insanın kendisine verilen deÄŸeri korumasını beklemektedir. Bu baÄŸlamda bütün ibadetlerin amaçlarından biri de insan ÅŸahsiyetini korumaktır.
Sekülerizm, Allah’ın insana vermiÅŸ olduÄŸu deÄŸerin zıddına insanı deÄŸersizleÅŸtirmek için mücadele eden ideolojidir. Bu ideolojinin amacı, temel insani deÄŸerlerin dibe vurduÄŸu, günahların normalleÅŸtiÄŸi, insanın birey haline geldiÄŸi bir hayat tarzını yaÅŸanılır kılmaktır. Böylece insan, hazları için yaÅŸayan, hayatının anlam ve amacını unutmuÅŸ bir varlık haline gelecektir. İnsanı bu ÅŸekilde deÄŸersizleÅŸtirme, onun ÅŸahsiyetini erozyona uÄŸratma çalışmaları insanlıkla yaşıttır. Kur’an, İsrailoÄŸullarının yahudileÅŸme sürecini bu tehlikeye dikkat çekmek için uzun uzun anlatmıştır. Malumunuz olduÄŸu üzere İsrailoÄŸulları dünyevileÅŸerek Allah’ın kendilerine vermiÅŸ olduÄŸu deÄŸeri kaybetmiÅŸler ve yahudileÅŸmiÅŸlerdir.
Kur’an’ın bütün uyarılarına raÄŸmen modern dünyanın seküler ideolojileri Müslümanları da etkilemeye baÅŸlamıştır. Ülke Müslümanları olarak her geçen gün ÅŸahsiyet erozyonuna uÄŸruyoruz. Kendi deÄŸerlerimizi farkına varmadan kaybediyoruz. Vahyin bakmamızı istediÄŸi yerden kendimize baktığımızda her geçen gün deÄŸersizleÅŸtiÄŸimizi görüyoruz. Müslümanları ÅŸahsiyet erozyonuna uÄŸratmak için amaçlı, planlı ve sistemli bir ÅŸekilde çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmalardan birkaç tanesine dikkatlerinizi çekmek istiyoruz;
- Günahlara karşı hassasiyetlerimiz azaltılıyor. Arşı titretecek günahlara televizyon, internet ve yazılı medyadan ÅŸahit oluyoruz ama ürpermiyoruz. Çünkü izlemiÅŸ olduÄŸumuz programlar aracılığı ile bilinç altımıza günahın normal olduÄŸu mesajı veriliyor. İşenen günahlardan ÅŸikayetçi oluyoruz ama bu günahlara ÅŸahit olmaktan sakınmıyoruz. Unutmayalım ki Züleyha gibi günaha davet etmek ve günahın arkasından koÅŸmak ile Hz. Yusuf(a.s) gibi günahtan kaçmak bir deÄŸildir. Mümin bir ÅŸahsiyet olmak istiyorsak modern dünyanın günah merkezlerinden ve buralarda iÅŸlenen günahlardan kaçınmalıyız. Bireysel ve toplumsal hayatımızda gözümüze ve gönlümüze hakim olmalıyız.
-Åžahsiyetimize deÄŸil, imajımıza yatırım yapmamız isteniyor. Gerek ibadetlerimizde gerekse davranışlarımızda özü unutup, görünene odaklanıyoruz. İbadetlerimizin ruhu yerine ÅŸeklini önemsiyoruz. Öz ihmal edilerek görüntüye yapılan yatırımlar özün çürümesine sebep oluyor. Davranışlarımızdaki vakarla ve nebevi ahlakımızla çevremize mesaj vermek yerine, kullanmış olduÄŸumuz aracımızla, giydiÄŸimiz elbisenin ve elimizdeki telefonun markasıyla mesaj vermeyi tercih ediyoruz. Bu acı tablo ÅŸahsiyetimizden çok ÅŸeyi alıp götürüyor. Bu durumun farkına varıp kimliÄŸimize ve ÅŸahsiyetimize yatırım yapmalıyız.
-Kanaatkârlığımız elimizden alınıyor. Efendimizin dilinde en büyük zenginlik olarak tarif edilen kanaatimizi her geçen gün kaybediyoruz.. Kanaati adeta hayatımızdan çıkarıp attık, her ÅŸeyin en iyisine sahip olmak istiyoruz. Hiçbir yanımız yarım kalmasın, her bir yanımız tamam olsun istiyoruz. Bu durum bize ahireti unutturuyor ve bizi ahiret yokmuÅŸ gibi yaÅŸamaya yönlendiriyor. Oysaki ahiretin varlığına inanan ve ona göre yaÅŸayan mümin, ister varsıl olsun isterse yoksul olsun, imkanları olsa da olmasa da bir yanlarını yarım bırakır ve “Allah’ım yarım kalan her bir yanımı Sen cennette tamamla” der. Bunu bir hayat prensibi haline getirmeye ne kadar da çok ihtiyacımız var. Öyleyse kanaati hayat prensibi edinerek ÅŸahsiyetimizi erozyondan korumalıyız.
Bu gün Müslümanlar olarak dinimize yapacağımız en güzel hizmet, Allah’ın bize vermiÅŸ olduÄŸu deÄŸerleri korumaya çalışarak örnek ahlakımızla ve onurlu ÅŸahsiyetimizle insanlığa numune olmaktır. Unutmayalım ki bu hizmeti ancak ÅŸahsiyetimizi erozyondan koruyarak yapabiliriz.
Yazar: Abdullah Büyük |
25-05-13 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||