
| Kategori : / AKTÜALİTE | Okunma Sayısı: 2267 |
Haşim bey de sorunu yanlış anlayanlardan!
Aslında HaÅŸim bey mi konuyu yanlış anlamış, yoksa konuk olduÄŸu TÜSİAD’ın havası mı HaÅŸim beyin sözlerinde deÄŸiÅŸikliÄŸe sebeb olmuÅŸ, emin deÄŸilim..
Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı HaÅŸim Kılıç’ın, TÜSİAD’da yaptığı konuÅŸmadan bir bölüm aktarıp, eleÅŸtirimizi yapalım..
Åžöyle diyor HaÅŸim bey: “Özerk alan içindeki hayat tarzlarına yapılan müdahalenin yarattığı hak ihlalleri insan onurunda kapanmayan yaralar açmıştır. Siyasi ve sosyal tarihimiz, etkileri yıllarca sürmekte olan anlamsız, gereksiz, sonuç doÄŸurmayan, hayali korku ve endiÅŸe yüklü düÅŸüncelerle toplumun bazı kesimlerinin hayat tarzlarına yapılan müdahalelerin izleriyle doludur. Bunlara yeni halkalar eklemek yorgun vicdanları daha da yoruyor.”
Bu cümleler, özellikle solcuların hakim olduÄŸu medya organlarında, hemen “siyasi iktidarı alkol düzenlemesine eleÅŸtiri” olarak yorumlandı.
Objektif gözlükle baktığımızda, HaÅŸim beyin, öncelikle baÅŸörtü yasağının önceki yıllarda insanlarımızda bıraktığı olumsuz izleri kasdettiÄŸini tahmin ediyorum ama..
Bir iki deÄŸil, hemen tüm medya organlarında konuÅŸma, baÅŸörtü yasağı ile ilgili tek kelime edilmeksizin, “alkol düzenlemesine eleÅŸtiri” olarak veriliyordu.
Dolayısı ile, “ne dediÄŸiniz”den ziyade, “nasıl anlaşılacağınız”ın önemi, bir defa daha tescillendi...
HaÅŸim beyin sözlerini, solak medya tabii ki, “baÅŸörtü yasağı”na eleÅŸtiri olarak vermeyecek..
HaÅŸim beyin de, azıcık tefekkür ederek, bunu tahmin etmesi gerekirdi..
Bizim esas eleÅŸtireceÄŸimiz konu, “baÅŸörtü yasağı” ile, “alkol düzenlemesi”nin, HaÅŸim bey tarafından paralel uygulamalar olarak gösterilmesi..
Birazcık derinlemesine düÅŸünelim.
“Alkol düzenlemesi” ile “baÅŸörtü yasağı” birbirinin farklı versiyonlarıyla, özel hayata müdahale örnekleri midir?
Hangi mantık, bunu kabul eder?
Birisinde, diÄŸer tarafa hiçbir zararı olmayan bir kıyafet engelleniyor.
DiÄŸerinde; baÅŸkalarına zarar verme ihtimali olan “saatli bomba”ya karşı tedbirler alınıyor..
Bu ikisini, Haşim bey, nasıl aynı kefeye koyuyor?
Anlamak mümkün deÄŸil.
Devam ediyor HaÅŸim bey: “Toplum vicdanı ikna edilmeden atılan adımlar, demokratik hukuk devletinin sicilini bozmaktan baÅŸka bir sonuç doÄŸurmuyor. Bu gerçeklerden ders almadan kamu gücünü kullananların, sınırları belirsiz tasarruflarla hak ihlâline sebeb olması kabul edilemez.”
Toplum vicdanı?
Ne ola ki, o?
“Taksim’de gezi alanım bozuluyor” diye ter ter tepinenler, toplum vicdanını mı temsil ediyorlar?
“Gezi alanı” için polisle çatışanlarla benzer kafadakilerin, alkol düzenlemesine karşı çıkmaları, toplum vicdanının sesi midir?
Veya ÅŸöyle soralım HaÅŸim beye: “Toplum vicdanını, nasıl ikna edeceÄŸiz?”
Somut örnek vereyim..
Cezayı yedikten sonra, akıllı uslu sözler sarfeden Fazıl Say’dan örnek vereyim..
Diyor ki Fazıl Say: “Onlar derler ki, ‘Git evinde iç!’ İçenler de diyebilir ki, ‘Git evinde içme!’...”
Buyrun, Fazıl Say’ı ve benzerlerini ikna edin.. Neye ikna edeceksiniz?.
Adam resmen, “Sen içmeyeceksen, sana evin yeter.. Ama sokakta içmeye mecbursun” demeye getiriyor.
En azından, “Sokakta içenlere, katlanacaksın. Onlar içecekler. Sonra sana saldıracaklar. Küfür edecekler. Sen bunlara katlanacaksın” diyor..
Bu mudur toplum vicdanı, sayın Kılıç?.
“BaÅŸkalarının haklarına sahip çıkmak bir insanlık erdemidir. Katılmasak da, hakkı ihlal edilen insanların yükünü paylaÅŸmak onurlu insan refleksinin doÄŸal bir sonucudur” sözleriyle de, “alkol düzenlemesi”ndeki bazı kuralların, “hak ihlali” olduÄŸunu sanıyor olmalı, sayın Kılıç..
ÖrneÄŸin camiye, okula bitiÅŸik alkol satışının...
Parayı bastırıp, gazete sayfalarını rakı ilanları ile doldurmanın.. Gençleri alkole teÅŸvik etmek için, kirli tuzaklar kurmanın bir “hak” olduÄŸunu sanıyor olmalı, sayın Kılıç..
Lütfen..
Lütfen açıklamalarınızı gözden geçiriniz, sayın Kılıç..
GençliÄŸi zehirleyen kötü alışkanlıkların, “hak” olarak takdim edileceÄŸi haberlere fırsat vermeyiniz..
Hele hele, “hak”larla “kötü alışkanlıkları” birbirine hiç karıştırmayınız..
Hak ihlalleri, bir gün gelir, düzeltilir..
BaÅŸörtü yasağında olduÄŸu gibi.. Ama “kötü alışkanlığı” bir “hak” olarak gösterirseniz, bu yanlışlığın düzeltilmesi, çok daha uzun yıllar alabilir..
Yazar: Ali KarahasanoÄŸlu |
31-05-13 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||