
| Kategori : / AKTÜALİTE | Okunma Sayısı: 1642 |
Yabancı güçler ve yerli iÅŸbirlikçileri güzel ülkemi terörize etmeye devam ediyor.. Tam duruldu derken bir yerden yeniden olaylar patlıyor ve bir kez daha hiç yok yere gerginlikler yaşıyoruz.. Duymaktan sıkıldığınızı biliyorum ama son karanfil eylemi dahil, Taksim Meydanı’na oyuncaklar bırakılması dahil tüm bu yaÅŸananlar aynı planın yıllar evvel yazılmış maddeleri.. Fakat beni asıl üzen konvansiyonel siyasi hareketlerin bu siyaseti reddeden ÅŸiddeti önceleyen dayatmacı yapıya verdiÄŸi destek.. CHP’nin de, bazı BDP’lilerin de açıkça destek verdiÄŸi hareket, Türkiye’de yeni bir darbe için uygun ortam hazırlamaya çalışıyor.. Bunu ODTÜ olaylarından bu yana deniyorlardı.. Ve CHP, o günden beri bu kalkışma provasına desteÄŸini hiç eksik etmedi.. Demokratik hak talebi ya da yönetime katılma isteÄŸini meÅŸru bir talep olarak her siyasi parti kabul eder. Ama içinde CHP’nin de olduÄŸu meÅŸru siyasal zemine karşı bir ÅŸiddet hareketini bir siyasi partinin desteklemesi ancak akıl tutulması ile izah edilebilir.. Bakın Gezi’yi bahane edip abuk-subuk taleplerle ortaya çıkan platformların bileÅŸenlerine.. Hepsini 28 Åžubat’ta darbecilere verdikleri destekten tanıyacaksınız.. Dertleri “özel yaÅŸama müdahale” olsaydı gerçekten, baÅŸörtüsü ile çalışamayan, okuyamayan kardeÅŸlerimizin yanında olurlardı.. Özel yaÅŸama müdahale olduysa orada oldu..
HÜRRİYET BİLDİĞİNİZ GİBİ
İşin propaganda ayağı da deÄŸiÅŸmedi.. O zaman da Hürriyet vardı.. Bugün de.. O zaman da ErtuÄŸrul Özkök vardı, Fatih Çekirge vardı.. Bugün de aynı kadro iÅŸbaşında.. Gelen yıllar, iki kader ortağını da, damat-kayınpeder de yaptı artık.. Asli görev ise hiç deÄŸiÅŸmedi.. Perde arkasında Koç, varlığını her adımda hissettirdi. Gerek Divan Oteli’nin kapılarını açarak, kumanyalar dağıtarak gerekse nüfuzundaki medyayı bu iÅŸin propagandasına vererek.. Koç’un taÅŸeronu Aydın DoÄŸan da kendisine biçilen rolü bihakkın oynamaya devam etti.. Ediyor da.. Son karanfil eylemine bakın.. Hürriyet’in web sitesi, gün boyunca eylemin duyurusunu yapıp kitleleri alana çağırdı.. “Kadıköy’de direniÅŸin anlamı yok, sesimizi sokaklarda duyuralım” demiÅŸ birileri.. Hürriyet web de bunun üzerinden miting çaÄŸrısı yapıyor.. Yine aynı sitenin aktardığına göre, Geziciler demiÅŸ ki; “o parka girebilmeliyiz. Halkı oradan çıkardılar. Åžu an polis iÅŸgali altında” evet.. Bu dönemin Hürriyet Gazetesi’nin karanfil eylemi öncesi yaptığı analitik haberden aktarıyorum buraya.. Saatiyle, yeriyle, gidiÅŸ güzergahıyla tam anlamıyla fikrî ve fizikî sevk ve idaresi Hürriyet’in internet sitese üzerinden yapıldı eylemin. Ama ne oldu onu da söyleyelim.. Gün boyu Hürriyet o kadar adam çağırdı Taksim’e, 2 bin kiÅŸi ya gitti ya gitmedi.. Niye? Akıllandık çünkü artık. Gelmiyoruz öyle propaganda oyunlarına..
SUSUYORSAK BİR SEBEBİ VAR
Hürriyet’i, Fatih Çekirge’yi falan anlarım da, Nazlı Ilıcak gibilere aklım almıyor.. Nilüfer Göle’nin, anlamayacağı bir tertip üzerine yaptığı analizi referans almış, Tayyip ErdoÄŸan’a akıl veriyor. Göle’nin Paris’ten yaptığı romantik analizin burada karşılığı olmadığını anlamayacak kadar da halka uzak Nazlı Hanım.. “ErdoÄŸan, yeni mitinglerle gerilimi tırmandırmasın. Åžefkat dolu bir dili benimsesin” diyor ErdoÄŸan’a.. Bu terörizm karşısında, liderlerine kurulmuÅŸ bu tuzak karşısında, bu komplo karşısında, incinen mütedeyyin-muhafazakâr insanlar evlerine girsin, ErdoÄŸan “ÅŸefkat” dolu bir dil benimsesin.. Oldu... BaÅŸka emriniz var mı? Sadece KabataÅŸ’ta baÅŸörtülü bir anneye reva görülen muamelenin görüntüleri sızsa basına, bu ülkede iç savaÅŸ çıkar Nazlı Hanım. Farkında deÄŸilsiniz galiba. Bir zamanlar savunduÄŸunuz deÄŸerlerine sokak ortasında iÅŸedi bu insanlar. Ne ÅŸefkatinden bahsediyorsunuz.. Susuyorsa sessiz yığınlar, ülkesini sevdiÄŸinden.. Kalın saÄŸlıcakla.
Yazar: Ersoy Dede |
25-06-13 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||