
| Kategori : / AKTÜALİTE | Okunma Sayısı: 1756 |
Gezi’ci darbe giriÅŸimi, hepimiz için ciddi kırılmalar yarattı. Bu süreçte, hayatımızdan birçok insanı çıkarttık, birçok insanla iliÅŸkilerimizi gevÅŸettik, kimiyle yakınlaÅŸtık, kimiyle uzaklaÅŸtık. Zira darbe giriÅŸimi süreci, ülke tarihinde, geçmiÅŸte benzerini defalarca yaÅŸadığımız bir kara leke olarak yerini almakta gecikmemiÅŸti.
Uluslararası finans güçlerinden, AB ve ABD’ye kadar ve ülke içinde onların yansıması olan medya ve finans kuruluÅŸlarına kadar destekçileri olan bir “beyaz Türk” darbesi giriÅŸimi ile karşı karşıyaydık. Kemalist, solcu, liberal, hazcı tek ortak özellikleri “seküler modern oluÅŸları” olan birçok kesim kol kola girerek, mevcut hükümete ve BaÅŸbakan’a yönelik darbe giriÅŸimi baÅŸlatmıştı. Mısır’da paralel olarak sürdürülen giriÅŸim darbe ile sonuçlanmış, Türkiye’de yapılmak istenenin bir benzeri Mursi ve İhvan için yapılmıştı.
Bütün bu giriÅŸimler, dünyaya yeni bir söz söyleme imkânı olan “Müslüman” dilini kesmeye yönelik seküler darbeler olarak tarihe, sadece Batılı “demokrasiler” için deÄŸil, aynı zamanda onların yerel “temsilcileri” için de bir kara leke olarak geçecekler. Zira bütün bu olup bitenler, Batı demokrasisi denen ÅŸeyin içinin, özellikle dindarlar söz konusu olunca ne kadar boÅŸ olduÄŸunu gösteriyordu bizlere.
Gezi’ci darbe giriÅŸimi, yarattığı derin yarıkla insanları fayın iki yakasına taşıdı. Bir yanda ortalığı yakıp yıkan ve ne olursa olsun BaÅŸbakan’ı devirmeye yönelik çabalardan vazgeçmeyenler, öte yanda ise seçiminin namusuna sahip çıkanlar… AKP, bu süreçte, belki de kendi seçmen kitlesinden de fazla bir destekçiyi etrafında toplamayı becerdi.
Bu süreçte yazdığımız yazılarda sıklıkla söylediÄŸimiz bir ÅŸey vardı: AKP, gerek hükümet olarak, gerekse de belediyeleri veya AKP’ye yakınlık duyan medyalar aracılığıyla, devlet imkânlarını sanıldığının aksine genellikle Kemalist, sol kültür / sanat mafyasına aktarıyordu. AKP döneminde devletten en fazla destek veya ödül alan tiyatrocu, sinemacı, yazar, çizere vs. bakınca, bu insanların genellikle kültür / sanat mafyası adını verdiÄŸimiz, hükümetler deÄŸiÅŸse bile hiç deÄŸiÅŸmemiÅŸ yerleÅŸik bir gücün mensuplarından olduÄŸunu anlamak hiç zor deÄŸil. Burjuvatik sol / Kemalist diyebileceÄŸimiz bu insan çiftliÄŸi, o çiftliÄŸe genellikle kendi “fikirleri” dışında pek kimseyi dâhil etmediÄŸi hâlde, deÄŸiÅŸen ve genellikle fikren kendilerine “uzak” görünen tüm hükümetlerden en fazla desteÄŸi alagelmiÅŸlerdi. AKP dönemi de bu konuda istisna oluÅŸturmamıştı. AKP’ye yakın medyada kültür / sanat / sinema alanlarında çalışanlara, ya da Kültür Bakanlığı’ndan en fazla destek alanlara baktığımızda, bu insanların pek çoÄŸunun gezi olaylarında kışkırtıcılar olarak başı çektiklerini görmek, hepimiz için yeni bir dönemin baÅŸlaması gerektiÄŸine yönelik bir ders ve ibret vesikası oluyordu.
Gerek BaÅŸbakan, gerekse de AKP içinden yöneticiler, gezi’ci darbe giriÅŸiminden gerekli dersleri aldıklarını ima eden açıklamalar yapıyorlardı. Bu ülkede medya ve kültür / sanatta artık bir ÅŸeylerin deÄŸiÅŸmesi gerektiÄŸini AKP de anlamış gözüküyordu! AKP’ye yakın ya da kimliÄŸiyle Müslüman veya muhafazakâr olarak adlandırılan basın kuruluÅŸları ile kurum ve kiÅŸiler, gezi’ci darbe giriÅŸiminden sonra, artık destek verecekleri insanlara özellikle dikkat edeceklerdi. Bizim olan bitenden anladığımız buydu. En azından bu darbecileri beslemekten vazgeçmeliydi AKP ve “Müslüman” kesim. Mesela uyduruk bir marangoz çerçevesine, sırf bir Kemalist sanatçıya yaranacak diye yüz yirmi beÅŸ bin dolay para sayan “Müslüman” iÅŸ adamlarının haberlerini görmeyecektik bundan sonra! “Müslüman’ın” Kemalist / sol / liberal ile imtihanının baÅŸka bir boyuta evirileceÄŸi beklentisi içindeydik.
Gezi’ci darbe giriÅŸiminin bir “Bodrum tatili arası” verdiÄŸi bugünlerde, ortalık biraz sakinleÅŸmiÅŸken, Ramazan-ı Åžerif’in de araya girmesiyle olan bitenin bıraktığı tortularla birlikte, ders alınıp alınmadığını da görme fırsatımız olacaktı elbette. Çok fazla beklememiz gerekmedi. AKP İstanbul İl BaÅŸkanlığı’nın iftarında ve diÄŸer AKP iftarlarında gördüÄŸümüz bir ÅŸey, bize tarihin yine tekerrür edeceÄŸini ibretle gösterecekti! “Tarih tekerrürden ibarettir diyorlar. Hiç ibret alınsaydı tekerrür eder miydi?” diyen Mehmet Akif’in sözünü aklımıza getirecek ibretlik bir manzara vardı ortalıkta. Daha gezi’ci darbe giriÅŸiminin kanı kurumadan, o darbe giriÅŸimini bizatihi “yönetmiÅŸ” Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni dâhil, geziye aktif destek vermiÅŸ iÅŸ adamı ve “sanatçı” bir sürü insanın AKP iftarlarında arzı endam ettiÄŸini görmek hepimiz için yeni bir sabır testi anlamına geliyordu!
O hararetli gün ve gecelerde, sabahına BaÅŸbakan’ı devireceklerini, hatta asacakların düÅŸünen, bunun için her türlü provokasyon ve planı yapanlar, BaÅŸbakan’a diktatör diyenler, gezi olaylarında yol kesenler… Birçok gezi’ci darbeci iftara davet edilmiÅŸti; ama bu süreçte BaÅŸbakan’a diktatör diyenlere, kendi canını siper ederek, namusuyla, cesaretiyle karşı çıkan kimseler o iftarlarda yoktular. AKP yine kendisine en çok vurana en büyük saygıyı göstermekte kusur etmemiÅŸti! Yine ders almamış; ders alabileceÄŸi yönünde yeÅŸeren umutlarımızı tekrar çöp kutusuna atan bir davranış göstermekten utanmamıştı!
Åžimdi eli kalem tutan, az çok ne olup bittiÄŸini anlayabilecek bir zekâ ve vicdanı olduÄŸunu düÅŸünen birisi olarak, baÅŸta BaÅŸbakan olmak üzere bütün AKP’li yöneticilere soruyorum! Bizler, bu halkın seçimleriyle alay edercesine, seçilmiÅŸ hükümeti ve BaÅŸbakan’ı zor kullanarak devirmeye çalışan gezi’ci darbecilere, birçok tanıdığımızı karşımıza alarak namusumuzla karşı dururken hata mı ettik? Gezi’ci darbeye destek verdikleri için 10-15 yıllık arkadaÅŸlıklarımızı, geriye bile bakmadan bir kalemde silerken, sizden birazcık duruÅŸ namusu bekleme hakkımız yok mu? Hayır! “Biz politikacıyız, her kesime kucak açmak zorundayız” gibi savunma biçimlerine karnımız tok artık! BaÅŸbakan’a küfreden, basında açıkça diktatör diye aÅŸağılayan ve gezi’ci darbe giriÅŸiminin finans ve medya ayaklığını oluÅŸturan insanların veya kurumların temsilcilerinin sizin davetlerinizde ne iÅŸi var diye sorma hakkımız yok mu?
BaÅŸbakan ve diÄŸer AKP yöneticileri, her konuÅŸmada gezi’ci darbe giriÅŸiminin medya ve finans ayaklarından ÅŸikâyet ederken, kendilerine sanatçı diyen bir sürü insanın bu darbe giriÅŸimine destek vermesinden ÅŸaÅŸkınlık duyarken, bizler bütün bunların AKP’nin onlara yaptığı “pozitif ayrımcılıktan” olduÄŸunu söyleyegeldik! AKP, Koç grubu ve medya ve kültür / sanat mafyası dâhil, tam da on bir yıldır en çok besledikleri tarafından vuruluyordu gezi’ci darbe sürecinde. Bu süreçte Cemaat dâhil, gezi’ci darbe giriÅŸimi karşısında hiç de ahlâklı tavır alamamış topluluk ve kurumların, BaÅŸbakan’a açıkça diktatör diyen temsilcilerinin o iftarlarda ne iÅŸi vardı hakikaten? Ve size açıkça destek vermiÅŸ bir sürü insan neden hâlâ adam yerine konup da iftarlarınıza çaÄŸrılmıyor? Hayır, herhangi bir siyasi partinin iftarına gitmeyecek kadar duruÅŸunun namusuna aşırı düÅŸkün insanlar, zaten davetlerinizi kabul etmezler o ayrı; ama en azından içlerinden kabul edecek bazılarının da o iftarda olması gerekmez miydi? Mesela BaÅŸbakan’a diktatör diyen cemaatçi “yazara” karşı, TV’de, bir sürü kesimi karşısına alma pahasına canını siper edercesine cesurca BaÅŸbakan’ı savunan insanlardan bazılarını orada görsek olmaz mıydı? Üstelik diktatör diyenleri çağırmışsınız! Daha darbe giriÅŸiminin kanı kurumadan yaptığınız bu omurgasızlık ayıp deÄŸil mi?
Benim bu omurgasızlıktan anladığım ÅŸu: AKP, tam on bir yıldır yaptığı gibi, nasılsa “cepte” olan insanları es geçerek, hâlâ “kalbi AKP’ye ısındırılacaklar listesinden” hareket ediyor. Anladığımız kadarıyla yine rantlar onlara aktarılacak, yine “sanatçı” kontenjanından devlet imkânlarını sömürecekler aynı kültür / sanat mafyası mensuplarından olacaklar! Gezi olaylarında yol kesecek ve ortalığı savaÅŸ alanına döndürecek kadar gözü dönmüÅŸ olanlar gelip BaÅŸbakan’dan özür dileyecek, elini öpmeye çalışarak bir sonraki darbe giriÅŸimine kadar “nedamet getirecek!” ve iÅŸ bitecek öyle mi? Ve yine bu ülkenin asıl namusu olan ve kimseden bir beklentisi olmadan, ahlâkıyla, aç kalmayı bile göze alarak, bu ülkenin geleneÄŸinden yararlanarak bir ÅŸeyler üretmeye çalışan ve darbe giriÅŸimlerine de canını hiçe sayarak karşı çıkacak olan insanlar parya muamelesi görecekmiÅŸ demek ki! Hayır, gezi’ci darbe giriÅŸimi bitmedi ve muhtemelen AÄŸustos ayında tekrar harlanacak o ateÅŸ. Ve biz yine, herhangi bir parti ya da kiÅŸiye bakmadan, ilkelerimiz için karşı çıkacağız o darbe giriÅŸimlerine. Bir beklentimiz olmadan. Ama siz yine, darbecilerin listesini verip, sonra onlarla kol kola iftar yemekleri yapacaksınız ve tarih bin defa hiç utanmadan tekerrür ettirilecek!
Merak ediyorum cidden. BaÅŸbakan ya da baÅŸka bir AKP yöneticisi açıkça cevap verirse de sevineceÄŸim. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Yazar: Enver Gülşen |
23-07-13 |
||
| E mail: timeturk.com.tr | Tweet | ||