
| Kategori : / SANAT | Okunma Sayısı: 3127 |
1.Åžaban mı daha komik, Zübük mü?
Kemal Sunal komik adam tabii ki güldürüyor. Ama ben Kemal Sunal seyrederken, SaÄŸ’ın hallerine gülüyorum. Kemal Sunal, son tahlilde bir Rıfat Ilgaz ve Aziz Nesin tasarımıdır. Kemal Sunal’ın ÅŸahsında tecessüm eden Åžaban tiplemesi Rıfat Ilgaz’a, Zübük tiplemesi ise Aziz Nesin’e aittir.
İslami ideallerle kurulan Kanal 7, hemen her akÅŸam bir Kemal Sunal filmi yayınlıyor. Bazı günler Samanyolu Tv’de Zübük peÅŸine düÅŸüyor. AkÅŸamın en güzel rayting saatine Kemal Sunal filmi konulmuÅŸ.
Rıfat Ilgaz ve Aziz Nesin ismine birkaç isim daha ekleyin. Muzaffer İzgü, Sulhi Dölek, Umur Bugay, Kandemir Konduk, Gani Müjde, Birol Güven vs… Yeni yetme mizahçılar kuÅŸağına hiç girmiyorum. Cem Yılmaz, Yılmaz ErdoÄŸan, Ata Demirer, Gülse Bilsel, Beyaz…
Bu komikçilerin önemli bir kısmı ya heterodoks inançlara ya da etnik farklılıklara mensup. Üstelik bunlar en komikleri. Bunun tesadüf olduÄŸuna inanmıyorum.
Niçin komik bir saÄŸcı yazar yok?
Muhafazakar çizgiye gelen komikçi Hasan Kaçan’ı bile az zamanda, karikatürden televizyona devÅŸirip, mizahçıdan yeni bir ‘ağır abi’ ürettik. Kaçan’ın yıllar önce baÅŸlattığı Cafcaf mizah dergisi genç karikatürcüler tarafından nadir bir istisna olarak devam ettiriliyor.
Sol kitlelerin önemli bir kısmı sanat yoluyla devÅŸirildi. Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Yılmaz Güney, halka sol düÅŸünceyi yaydı.
İşin ilginç tarafı sol sanatçıların devletle çatışan vukuatlarının önemli bir kısmı adi suçlardır. Yılmaz Güney sıradan bir katildir. Ahmet Kaya ‘kaçak Mercedes’ davasından devletle karşı karşıya geldi. Nazım Hikmet ‘askerlik’le sorunludur. Ahmet Kaya’nın PKK’lılar için söylediÄŸi ideolojik ‘daÄŸdakiler’ methiyesi daha sonra ortaya çıkmıştır.
Rıfat Ilgaz’ın kiÅŸilik özelliklerine Afet Ilgaz’ın ‘Ad Semud Medyen’in satır aralarında rastlarsınız. Karşınızda ifrit bir insan tipi vardır.
Türkiye’de kimse Karl Marks’ı okuyarak, solcu olmadı… Åžaban’dı, Zübük’tü derken insanlar kendini Sol çerçeveler içinde buldu. Yüzde 70’lik SaÄŸ tabana raÄŸmen bu yüzden okumuÅŸlar Sol’a dönüÅŸüyor. SaÄŸ, okumuÅŸların hiçbir örgütüne hakim deÄŸil. Mimar ve Mühendis Odaları, Barolar, Eczacı ve Tabip Odaları’nın alayı solcu.
Gezi Parkı Cephesi’nin sesi eÄŸitim ve sanat gücünden dolayı yüksek çıkıyor.
2.Sinemanız, tiyatronuz, sanatınız yoksa yoksunuz
Hafta sonu Hürriyet Keyf’i ya da Cumhuriyet gazetesini açın. Önünüze onlarca tiyatro ilanı çıkacaktır. Bu tiyatro faaliyetlerinin hemen hepsinin ekonomik sorunları var. Ama bir dava için, sanatın ideolojik sunumu için inatla direniyorlar.
Hiçbir SaÄŸ çevrede bir sanat faaliyeti için böyle bir direniÅŸ görülmemiÅŸtir.
3.“Ne yapacağız yatmadan önce diÅŸlerimizi?”
SaÄŸ’da sanat etkinliÄŸi, bir kısım kadrolu elemanların belirli belediye etkinliklerinde yarısı boÅŸ salonlara konuÅŸması anlamına geliyor. Ortada özel yani sivil bir tiyatro faaliyeti yok.
Nasreddin Hoca Tiyatrosu diye çocuklarımı götürdüÄŸüm bir oyunun ortasında baÅŸrol oyuncu lafı denk getirip çocuklara seslendi: “Ne yapacağız yatmadan önce diÅŸlerimizi?” çocuklar hep birlikte bağırdı. “Fırçalıyacağız!”
Çocuklarda oyun konsatrasyonu kalmadı.
Nerde o idealist adamlar kuşağı?
SaÄŸ dünyevileÅŸtikçe geçmiÅŸte kendisi adına tiyatro icra eden birikimlerden de uzaklaÅŸmıştır. Artık Sakarya Beyaz Leke Tiyatrosu, Erzurum ÇaÄŸrı Sahnesi, Hasan Nail Canat’ın Adım Sahnesi, İsmet Hürmüzlü’nün ÇaÄŸlar Sanat Tiyatrosu yok. Abdullah Kars’ı, Üstün İnanç’ı ve o turnelerin idealist adamı Hilmi Oflas’ı hatırlayan var mı bilmiyorum?
Bu akımın son temsilcilerinden İbrahim Sadri tiyatroyu bırakmış. Åžimdi Caprice Gold’dan bir saray odası alana ikinci saray odasını satmaya çalışıyor.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın mahdumuna sahneden sataÅŸmasa, Devlet Tiyatroları ile ilgilenilmeyecek, tiyatro reformundan söz edilmeyecek. Ama adamlar tekin durmuyor. Bir tiyatro seyircisi olan Sümeyye ErdoÄŸan’a Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncusu oyun disiplinini bozarak sahneden sataÅŸabiliyor!
İslamcı Siyaset’in İstanbul Belediyesi’ni kazanmasının 20. yılında tiyatro adına iki isim gözümüze çarpıyor. Biri Ulvi Alacakaptan, diÄŸeri de Ahmet Yenilmez… Bu isimleri yetiÅŸtiren de İslamcı Siyaset deÄŸil. Biri Sol’dan diÄŸeri Ülkücülük’ten yetiÅŸmiÅŸ.
20 senedir sanat adına ne yapıyorsunuz?
Derdi olan insan sanatla uÄŸraÅŸtığına göre, bunca tantanaya raÄŸmen derdi olan ve tiyatroyla ilgilenen bir kiÅŸi yetiÅŸtirilememesi düÅŸünülmesi gereken bir durumdur.
4.Bir Adam Yaratmak, CHP ve Abdülhakim Arvasi
İstanbul Åžehir Tiyatroları bu sezon Necip Fazıl’ın ‘Para’ oyununu sahneleyecek. Belediye yönetimi uzun bir aradan sonra sahnelenen bir Necip Fazıl oyununu bir marifet olarak haber yapmış. Bizden “aferin” bekliyorlar.
Necip Fazıl, tek parti CHP’si döneminde dine yöneldiÄŸi süreçte bile eserleri Åžehir Tiyatroları’nda sahnelenen bir sanatçı. Tek Parti’nin ders kitapları dinci Necip Fazıl’a sansür uygulamamış.
‘Bir Adam Yaratmak’, Necip Fazıl’ın ‘mistik ÅŸair’ olarak anıldığı döneme ait bir eserdir ve 1937 yılının 8 temmuz ayında tamamlanmıştır. Eser CHP döneminde, Muhsin ErtuÄŸrul yönetiminde Åžehir Tiyatroları’nda sahnelenecektir. Necip Fazıl durumu ÅŸeyhi Seyyit Abdülhakim Arvasi’ye bildirir. Abdülhakim Arvasi oyunla ilgilenir, sorular sorar. Aldığı cevaplardan sonra Necip Fazıl’ı kutlar. Eser oynanırken Abdülhakim Arvasi, Muhip ve Åžakir isimli iki yakınını oyuna gönderir ve Necip Fazıl’a desteÄŸini bildirir.
Sadece bir sezon deÄŸil, her dönem Necip Fazıl oyunlarından en az ikisi üçü Åžehir Tiyatroları’nda, Devlet Tiyatroları’nda oynanmalı. Bu bir lütuf deÄŸil, halka karşı yapılması gereken bir görev.
5.Sağın kitap fuarları niçin boÅŸ?
TÜYAP Kitap Fuarı baÅŸladı. Kitap Fuarı’na ilgi büyük. Ziyaretçi sayısı geçmiÅŸ yıllara göre artmış. Fuarın davetiyeleri bile karaborsaya düÅŸmüÅŸ.
TÜYAP Kitap Fuarı son tahlilde batıcı-sol bir tasarım. TÜYAP Yönetim Kurulu’da eskiden bir asker de vardı. Denizci Işık Biren PaÅŸa… İlginç bir durumdur, aklımızın bir köÅŸesinde bulunsun.
Bu yıl gittiÄŸim Dini Yayınlar Fuarı’nda bolca olumsuzluk gördüm. Fuarda yaz günü klima hoÅŸtu ve kuÅŸe baskılı kitaplar vardı ama okuyucu yoktu. Eskiden de Dini Yayınlar Fuarı Ramazan’da olurdu. Ama salonlar dolu olurdu.
Necip Fazıl’ın “bir ÅŸey koptu benden bir ÅŸey, her ÅŸeyi tutan bir ÅŸey” dediÄŸi o ÅŸeyi Dini Yayınlar Fuarı’nda hissedemedim. SaÄŸ’ın üstüne ölü toprağı serpilmiÅŸ kımıldayamıyor. MeÅŸhur % 50 bile bu organizasyona iltifat etmiyor.
6.SaÄŸ’ın bütün idolleri Sol’dan dönmüÅŸtür!
Sol milletle ve onun inançlarıyla kavgalı… Bu yüzden deÄŸerlerle çatışma edepsizliÄŸini midesi kaldırmayan canını SaÄŸ’ın yanına atıyor. Yahya Kemal, Tanpınar, Peyami Safa, Necip Fazıl, Cemil Meriç, Tarık BuÄŸra, İsmet Özel, Afet Ilgaz, AyÅŸe Åžasa, Timur Selçuk, Özdemir ErdoÄŸan, Engin Noyan, Hasan Kaçan…
İşin acı tarafı dönen de mutlu olamıyor. SaÄŸ’da müthiÅŸ bir kuraklık var. Tanpınar’ın Günlükler’i ve Cemil Meriç’in Jurnal’i uzun uzun bunu anlatır. Bu notlar, bu büyük adamların iki yüzlü gibi algılanmasına yol açmıştır. Diyalog kurmak için çırpınan Metin Erksan’ın geçmiÅŸ sol eleÅŸtirilerini yayınlayacak, yönlendirecek bir mecra bulamamıştık.
7.Hatime: Bu iÅŸleri kim çözecek?
Tarihi halk yazmaz! Max Weber, tarihi ‘yırtıcı ve yaratıcı’ bir azınlığın dönüÅŸtürdüÄŸünü söyler. Karşımızda yırtıcı ve yaratıcı bir azınlık var.
‘Asabiye’sini kaybetmiÅŸ, iddiası olmayan yığınlarla tarih yazmak mümkün deÄŸil. SaÄŸ, aydın inisiyatifi yokluÄŸundan müstakil sanat faaliyeti üretemiyor. Sanatın atmosferi kurulmadan, sanat faaliyeti olmuyor, olan faaliyet de sakil kalıyor.
Fethi Naci, “Türkiye’de ne kadar roman varsa o kadar futbol vardır” diyordu. Türkiye dünyanın 6. futbol pazarı, UEFA futbol kalite sıralamasında ise 56. sırada.
İyi ki, SaÄŸ’ın sanat durumunu ölçen bir araÅŸtırma yok. Bu kafayla ilk yüze zor girerdik!
Yazar: Mahmut Çetin |
11-11-13 |
||
| E mail: sondevir.com | Tweet | ||