HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar)
Okunma Sayısı: 3790
Yazar: Mustafa Kutlu
DİSİPLİN ŞART!

Eğitim konusunda önüne gelen konuşuyor. Hem de yıllardır. Öyle mıncıklanmış bir mesele oldu ki, artık şirazesinden çıktı, odağını kaybetti, başka alanlara yayıldı. Sonunda ciddi sözleri de kimse ciddiye almamaya başladı ve sıra Cem Yılmaz'a geldi. O da kendine yakışan muhteşem esprisini patlattı: 'Eğitim Şart'. Ben de diyorum ki 'Disiplin şart üstü şart'.

Meselenin müsebbibi son otuz yıl içinde gelip-geçen hükumetlerdir. Ben de uzun süre orta öğretimde çalıştım. Bu işe uzak değilim. Geçen zaman içinde olup-bitenleri elimden geldiğince takip ettim. Eğitimde reform yapacağım diye her gelen bakan ortaya bir proje attı. Bakanlık proje çöplüğüne döndü. Eskiden var olan iyi-kötü oturmuş gelenekler, alışkanlıklar ve disiplin de berhava oldu.

Ben Erzincan Lisesi'nde okudum. Fen kolu mezunuyum. Tek bir fen sınıfımız vardı, 35 mevcutlu. Hocalarımızın çoğu Askeri Lise'den geliyordu (O yıllarda Erzincan'da Askeri Lise vardı). Derslerimizi disiplin içinde yürüttük. O sınıfın bütün talebeleri üniversiteye girdi. [On beş arkadaş Avrupa'da okudu]. Hatta benim gibi arka sıralarda oturan, futbol oynayan ve fenden çok edebiyata eğilimli olanlar bile başarılı oldu.

Burada sivil kurumlarda askerî disiplin uygulanmalı demiyorum. Öküz altında buzağı aramayalım. Bizden birkaç dönem sonra Erzincan Lisesi, Türkiye Liselerarası Bilgi Yarışması'nda birinci oldu. Galatasaray Lisesi'ni, Kabataş Lisesi'ni vs. geride bıraktı. Aynı yıl bu lisenin Futbol Takımı Türkiye Liselerarası Futbol Şampiyonu olarak ülkemizi Fransa'da temsil etti. Bu kaliteli eğitim Erzincan Lisesi'nde uzun yıllar devam etti.

Şunu belirtmek istiyorum: Her başarının altında uzun süren bir disiplin geleneği vardır. Bu bilimde, sanatta, kültürde, sporda böyledir. İşi sıkı ve ciddi tutmak lazımdır.

Şimdi dahi orta öğretimde çalışan kendi çocuklarım olduğu gibi arkadaşlarım var. Bu öğretmenlerin anlattıkları beni şaşkına çeviriyor. Lise son sınıfa gelmiş öğrenciler arasında bir kelimeyi yazarken bırakın imlayı, kelime ortasında büyük harf kullananlar var.

Okullarda disiplin sıfıra inmiş durumda. Talebe öğretmen sınıfta iken izinsiz kalkıyor, arkadaşı ile şakalaşıyor; dersi kaynatmak için her yolu deniyor, öğretmen bu serkeş talebeye biraz sert konuşacak olsa ilk önce karşısında talebenin velisini buluyor.

Bazıları kılık-kıyafet ve davranışlardan tutun; ders içi tutumlara karşı her türlü uygunsuz-yersiz-disiplinsiz hareketi bir 'özgürlük' olarak algılıyor. Bununla da kalmayıp disiplinin karşısına bu kabil bir 'özgürlük' çıkarıyor. Pes doğrusu.

Son yapılan araştırmalar şunu gösterdi. Ülkede ilkokul seviyesi %89; orta öğrenim seviyesi %59, yüksek öğrenim seviyesi %18.

Sayılar bizi yanıltmamalı. Sayın Doğramacı ülkedeki üniversite sayısını artıran grafikleri ikide bir gösteriyordu. Bu neye delalet eder ki. Bu ülkede, bir müdür bir mühür'le çok mektep açıldı. Sonuç sıfıra sıfır. Vasıfsız veya düşük vasıflı 100 talebe yetiştireceğinize; yüksek vasıflı 10 talebe yetiştirin memlekete daha faydalı olur.

Peki artan nüfusun getirdiği işsiz gençleri ne yapacağız? Bu mesele sadece Milli Eğitim'i ilgilendiren bir şey değil. Eline diploma verip mezun ettiğimiz yüksek öğrenim gençliğine iş bulamıyorsak burada çok büyük bir politika-planlama yanlışı var demektir. Bunu çözmek bana düşmez. İşin uzmanları var.

Ben aynen 'Eğitim şart' esprisinin traji-komik etkisi gibi günün birinde 'Disiplin şart' denileceğinden korkuyorum.

Üstelik bu tutum ülkenin tüm kurumlarına sirayet etmektedir. Malum herkes mektepten aldığını hayata taşıyor.

Hemen her müsbet uygulamaya 'yasakçı zihniyet', 'tutucu tavır', 'ayrımcı görüş' diyerek red cephesini genişletmek bize bir şey kazandırmaz.

Şunu aklımızda tutmalıyız: Hemen her işte 'kaliteye prim' esastır. Makam ve mevki için 'ehliyet ve liyakata' bakılmalıdır. Rüşvet-torpil-kayırma lügatten çıkmalıdır. Bütün bunlar vurdumduymazlık ile devam ederse memlekette bırakın disiplini 'Her sokaktan bir çete' çıkar. Ve çıkıyor.

Çetelerin içinde askerler, doktorlar, mühendisler, polisler, bürokratlar yetişmiş-okumuş adamlar var.

Tek başına 'disiplin' bir şey değil elbet. Onun mutlaka bir 'ahlak'a bağlı olması lazımdır. Bu ahlakın çekirdeği 'adalettir'. İşimiz zor, bunu bilelim. Ama tehlike ne kadar büyükse umut da o kadar büyük. Buna inanalım.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Mustafa Kutlu
04-12-13
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 1
Uğurlu
Öğrenci Talep edici olmalı değil mi?
Tarih : 06-12-13

Ahlâkla mücehhez olmayan bir eğitimin, pejmürde bir öğretimin, talep etmiyen bir gürüha verilmek istenen bilginin semeresi ne olur? Facia... Bu vaziyet-i hâl-i ahvâl-i durumu farkeden değerli birkaç yazarımızdan başka bu aciliyet arz eden meseleye niye eğilinmiyor. Ailede erkek silikleştiriliyor. Eğitimde de öğretmen silikleştiriliyor. Bütün bunlar ister özgürlük adına isterse AB adına yapılsın toplumun güzel hasletlerini mahveden bir sonuç verdiği görülmüyor mu?

 
DİSİPLİN ŞART!
Online Kişi: 25
Bu Gün: 63 || Bu Ay: 7.886 || Toplam Ziyaretçi: 2.932.136 || Toplam Tıklanma: 58.664.292