
| Kategori : / AKTÜALİTE | Okunma Sayısı: 1753 |
Sol muhalefetin komediden trajediye dönüşen bayat ve acınası hikayesini 1 Mayıs'larda tekrar tekrar okuyoruz. Kendilerine dair ezberlerimizi güncelliyoruz her defasında. Doğrularımızın sağlamasını yapıyoruz. Bu 1 Mayıs'ta da Sol cephede değişen bir şeyin olmadığını bir kez daha gördük.
Sol dediğimizde sadece siyasi partiler anlaşılmasın. Siyasi partilerin yanı sıra sendikalar, sivil toplum, makul ve radikal sol gruplar, medya da dahil akıllara gelen tüm unsurları bu kategoride toplamak mümkün.
Öyle bir Sol muhalefet düşünün ki, söyleyecek sözü olmasın. Mevcut sorunların çözümüne dair bir önerisi, bir fikri bulunmasın. Kısır politik mülahazalarla, polemiklerle, demagojiyle varlık göstersin.
En büyük ideali 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak olan ideolojik bir grup. Gelgelelim bu hedefine ulaşmak için ikna kabiliyetinden-birikiminden yoksun.
Hükümetin Taksim yasağının yanlış olduğunu varsaysak bile kamuoyunu bu yanlışa inandıramayan bir yapıdan söz ediyoruz. "Her yol Taksim'e çıkar" gibi sloganlarla ucuz kahramanlık-kabadayılık gösterisiyle her 1 Mayıs'ta sokakları karıştırmak nasıl bir ruh halinin ürünüdür? Her 1 Mayıs'ta olduğu gibi yine Taksim'e çıkamadılar işte. Bana kalırsa çıkamayacaklarını biliyorlardı. Dert, Taksim'e çıkmak da değildi. Dert; ortamı germek, bayram havasını, polisle saçma sapan bir çatışmaya girerek bozmaktı. Sokakları karıştırmaktı. Grup bilincini polisin olası şiddetiyle sağlamak. En önemlisi de bir yerlere mesaj göndermek. Sözgelimi CNN'e bir fotoğraf vermek. Haklarını teslim edelim, bunu her defasında başarıyorlar, en iyi yaptıkları bu işten yine başarılı bir şekilde çıktılar!
Bu bozgunculuğun arka planında ise -bana kalırsa- politik kabızlıklarını-çıkmazlarını sokakları harekete geçirerek örtme isteği var. Eskiden askeri darbeleri teşvik ederek, cuntaya destek çıkarak fikirsizliklerini-kabızlıklarını-çıkmazlarını örtüyorlardı. Şimdi arka çıkacakları bir cunta yok. Geriye kalıyor sokaklar. Kaldı ki sokaklar Gezi ile birlikte devrim hayallerini de depreştirdi. Sokaklar hareketlenecek, gürültülü-kavgalı-çatışmalı günlerin ardından iktidar düşecek, sol jargonla 'devrim' gerçekleşecek! Gezi olaylarından çıkardıkları tek sonuç da bu zaten. Öyle ya Gezi, Türk Solu için devrim hayalinin yeşermesi demek.
Tüsiad üyesi işadamlarıyla 'al gülüm ver külah' durumu da, Tüsiad medyasının verdiği medya desteğini baş göz üstüne kabul etmek de bir çelişki değil! CNN'e fotoğraf vermede zaten bir sorun yok! Amaca giden yolda kapitalistlerle-emperyalistlerle bile işbirliği yapılabilir! Ne de olsa devrim olunca bütün muhaliflerin hakkından gelecekler.
İktidarın karşısına çıkma, vandalizm, polisle çatışma, Sol için muhakkaktır ki görünenden daha fazla bir anlam ifade ediyordur. Fakat bu aynı zamanda düşünce-politik-sosyal düzlemde Sol'un çaresizliği de demek. Türkiye'de Sol çaresizdir. Her fırsatta sokakları karıştırmasından çaresizliğinin boyutu okunabilir.
Yazar: Adnan Karakaş |
03-05-14 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||