
| Kategori : DÜNYADA NELER OLUYOR / İSLÂM ÂLEMİ | Okunma Sayısı: 2036 |
Okun yaydan çıktığı an “Tarihin Kırılma Anı”dır
Başbakan Ahmet Davutoğlu Erzincan’da yanında iki bakanıyla kameraların karşısına çıktığı zaman heyecanlıydı. Elini masaya vurarak konuştu; üç şartı arka arkaya sıraladı:
“YPG derhal Azez ve çevresinden uzaklaşacak.
Türkiye-Halep koridorunu tekrar kırma çabalarında bulunmayacak.
Minig Havaalanı’nı derhal boşaltacak.”
Türkiye Suriye’yi bombalamaya başladığında ilk arayan Amerika oldu.
Ankara cevap vermeyince ABD Başkan Yardımcısı Joe Bıden, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu Erzincan’da buldu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu “çıkarılan ceket, sıvanan kol” ile İstanbul’da 4.5 saat anlattığı şeyleri Joe Bıden’a bu defa 3 cümlede özetledi.
Türkiye, tavrını değiştirmedi.
Suriye’de bombalanan PYD’dir. Türkiye’nin Suriye’de mücadele ettiği güç ABD’dir.
Ankara 13 Şubat Cumartesi attığı o bombalar ile sahaya çıktığını ilan etmiştir. O sahadan bir daha çekilmeyecektir. Joe Bıden’a söylenen budur.
Mesele Suriye değildir. Mesele bölgenin kendi kaderine sahip çıkmasıdır.
Top atışlarıyla ilan edilen şey; ümmete verilen “yola çıkıldı” haberidir.
ABD Suriye konusunda Türkiye’ye hep ikili oynadı. Esad’a karşıymış gibi durdu, el altından destek oldu.
Muhalefet 5 yıl önce coşkuyla ilerleyince önce 8 bin Hizbullah askerinin Lübnan’dan girmesine izin verdi. Hemen ardından İran’ı devreye soktu. Yetmeyince Rusya’yı Suriye’ye gönderdi.
ABD’nin sessizce aldığı ilk karar 26 Şubat 2015’te Hizbullah ve İran’ı “terör listesinden” çıkarmak oldu.
Sonra İran’ı sahneye çıkardı. Ambargoları kaldırdı, Batı dünyasına açılmasını sağladı.
Bağdat’ı İran’a bıraktı. Lübnan’da, Yemen’de Şii milisler üzerinden örgütlenmesine ve kaos çıkarmasına destek oldu.
Bununla yetinmeyen ABD bir de İran’a Rusya desteğinde Suriye’yi işgal izni verdi.
Bardağı taşıran damla ABD’nin PKK/PYD’yi ittifak ilan etmesiydi.
Türkiye önce uyardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkça sordu: “Senin müttefikin biz miyiz; PYD mi?”
ABD “PYD” cevabını verince obüs topları PYD’nin üzerinde patladı.
Türkiye o süreçte boş durmadı tabii.
Suriye’de muhalefetin direnişine büyük destek verildi.
İslam ülkeleri dayanışması için çabalar ısrarla sürdürüldü.
Nihayet Aralık ayının sonunda Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı El-Cubeyr müjdeyi verdi:
“34 ülke İslam İttifakı için anlaşmaya vardı.”
Sayı 41’e çıktı. Kurulan İslam Ordusu’ydu.
Suudi Arabistan açıklama yaptı: “DAEŞ’e karşı kara operasyonuna varız.”
Türkiye ve Suudi Arabistan’ın 20’nin üzerinde İslam ülkesinin katıldığı 150 bin kişilik İslam Ordusu olarak Suriye’ye girebileceği ihtimali ABD’yi bloke etti.
Avrupa Birliği’ni vuran mülteci krizi oldu.
Suudi Arabistan İncirlik’e jetlerini göndereceğini açıkladı.
Jetleri İncirlik’te olan Katar “Suriye’ye müdahalenin tam vakti” dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu Kazakistan ziyaretinden sonra bu defa Rusya’nın Batısına Ukrayna’ya gitti. Moskova’ya meydan okudu. İşgalci dedi. Esad’a ülkesine işgalcileri davet edenin sonunu hatırlattı.
Türkiye Konya üssünü Suud, Katar, Pakistan uçaklarına açarken 20 İslam ülkesinin silahlı güçleri Suudi Arabistan’a intikal etmeye başladı.
Ra’du’ş Şimal adını verdikleri Kuzeyin Gök Gürültüsü tatbikatını yapacaklar. Bölge için en geniş katılım ve en modern silahlarla yapılan ilk tatbikat bu.
Bir ince plan var. Yolunda ilerliyor.
Gayrı ok yaydan çıktı.
100 yıl önce yapılan yanlış düzeltiliyor. Tarih yeniden yazılıyor.
Yazar: Celal Kazdağlı |
15-02-16 |
||
| E mail: kanalahaber.com | Tweet | ||