HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar)
Okunma Sayısı: 2873
Yazar: D. Mehmet Doğan
ÜNİVERSİTE MEDRESENİN NERESİNDE?

GENÇ YAZARLARDAN DİNÇ YAZARLARAMedrese ne idi, üniversite ne? Bu sorunun cevabını verebilecek durumda mıyız? Medreseyi bilmiyoruz, kendi elimizle kapattık. Onu kapatmada modernlik vehmettik.

Üniversite modernleşme tarihimizin bir kurumu olarak ve elbette siyasî değişimlerimizden nasibini alarak günümüze kadar geldi. Onun muhtevası üzerinde geçmişte ve günümüzde yeterince düşünüldüğüne dair bilgiye sahip değiliz. Çünkü bu kurumu kendi gerçekliği içinde anlamaktan kaçındık.

Tabiatıyla modernleşme tarihimizin kurumu olmak, üniversiteye yüklediğimiz anlamı da belirledi. Bugün üniversiteye bakışımızda ekonomik ve teknik ihtiyaçlarımızın karşılanması, kalkınmanın sağlanması gibi pratik maksatların tayin edici olduğunu görüyoruz. Bunun üniversite kavramı ile ne kadar bağdaştığını sorgulamak ise pek aklımızdan geçmiyor.

İlmi bilgi seviyesine indiren, tahlilci olamadığı için terkibçi olamayan, keşfi, icadı ıskalayan bir yapıdan söz ediyoruz. Üniversite denilince İlim zihniyeti yerine faydacı-teknikçi yaklaşımları esas almak sürekli yapageldiğimiz yanlışlardan. Hakikat arayıcılığı, hasis menfaatlerin üstüne çıkmak, bütüne yönelmek, sonsuzu hedeflemek üniversitede konuşulan, tartışılan konular arasına ne ölçüde girebiliyor?

Üniversitenin batıda da benzer bir durumda olduğuna dair işaretler var; daha doğrusu taklid ettiğimiz kurumun böyle bir dönüşüm içinde olduğu yönünde kuvvetli deliller ileri sürülüyor. Yine de durmuş oturmuş, geleneği teşekkül etmiş memleketlerde üniversitenin Türkiye gibi ülkelerdeki nazarla görülmediğini düşünüyoruz.

Medreseden üniversiteye tabiî bir geçiş yapabilse idik, hiç olmazsa Darülfünun’u yıkmadan üniversiteye geçebilse idik, şimdi daha farklı bir noktada bulunurduk, diye düşünmeden edemiyoruz.

1933’te Darülfünun ilga edilip İstanbul Ünversitesi kuruldu. Darülfünun tarih başlangıcını Fatih Medresesi’ne götürüyordu. Profesör değil muallim veya müderris, fakülte yerine şube deniliyordu, rektör “darüfünun emini” idi. Üniversitenin böyle bir kök arayışı olmadı.

İstanbul Üniversitesi’nden sonra 20 yıl içinde iki üniversite açılabilmişti: İstanbul Teknik ve Ankara Üniversitesi. 1950-1960 arası üniversite İstanbul ve Ankara’nın sınırlarını aştı, İzmir, Trabzon ve Erzurum üniversiteleri kuruldu. Bu arada ilk yabancı dilli ünversite de (ODTÜ) Ankara’da açıldı. 1960 darbesinden sonra üniversite açılışının hız kesmesi ilgi çekici bir sonuç. Çünkü bu darbe için yüksek öğretim gençliği kullanılmıştı! Demek ki fazlası zararlı bulundu! 1970’e kadar kurulan tek ünverisite Hacettepe.

1970-1980 arasında daha öncekilerin toplamından daha fazla üniversite açılıyor. Boğaziçi dışında kurulan üniversiteler Anadolu haritasını renklendiriyor: Çukurova (Adana), Dicle (Diyarbakır), Anadolu (Eskişehir), Cumhuriyet (Sivas), Uludağ (Bursa), Fırat (Elazığ), Selçuk (Konya), İnönü (Malatya), Ondokuz Mayıs (Samsun) ve Erciyes (Kayseri). Seksenli yıllarda bazı eğitim enstitüleri, iktisadî ticarî ilimler akademileri ve özel yüksek okullar üniversite haline getiriliyor. Böylece 10 üniversite daha kazanılıyor. Bunların çoğu üç büyük şehrimizde. 90’lı yıllarda üniversite sayısı yüzde elli artıyor, bu dönemin özelliği özel (vakıf) üniversitelerinin sayısındaki artış. İki binli yıllardaki artış ise daha önceki dönemlerle kıyaslanamayacak nisbette.

Her şehrimizde üniversite açılıyor, öğrenciler geliyor, öğretim elemanları geliyor ve  üniversite bürokrasisi oluşuyor. Bu durumda üniversite öğretim kurumu olmak yanında, kurulduğu şehir için aynı zamanda ekonomi ve istihdam demek. Küçük ölçekli şehirlerin kökten bir değişim ve dönümüş geçirmesi, büyük şehirlere nüfus akışının durdurulması ve dizginlenmesi demek. Üniversite netice itibarıyla öğretimi aşan bir yapılanma olarak okunulmak durumda. İşin iktisadî, sosyal yönü olduğu kadar, siyasî vechesi de var.

Türkiye son yıllarda yüksek öğretimde kemiyetin sınırlarına ulaşmış görünüyor. Yani sayısal olarak bakıldığında, Türkiye’nin bütün şehirlerinde üniversite mevcut. Büyük şehirlerinde büyüklükleri ile orantılı sayıda üniversite faaliyette. Vakıf statüsünde hayli özel üniversite var. Sayı hesabından öze, kemiyetten keyfiyete yönelmek için şartlar hazırmış gibi görünüyor.

Bunu başarabilecek miyiz? Üniversite sayısının çokluğu meselenin çözümünü kolaylaştırır mı, zorlaştırır mı? Böyle bir tartışma zemini oluşturmak istedik. Bunda ne ölçüde başarılı olabildiğimize dergiyi okuyanlar karar vermeli.

Dergimiz bu sayıyla 6. yılına giriyor. Beş sene boyunca belirli konuları esas alan sayılar yayınladık. Aktüel olmak için değil, zamanımızın hakkını vermek için. Bu vesile ile akademi mensubu çok sayıda kişiyle münasebet tesis ettik, çok azının yazma/yayınlama konusunda istekli olduğunu gördük. Üniversitelerin bir anlamda içe kapanıklığını kırmanın yollarından biri her çeşit yayınla hocaları tanıştırmak olmalı. Tabiî öncelik ilmî yayınlardadır. Üniversitede üretilen bilgi ve değerler hepimizin yitiği olmalı. Böyle bakılırsa sadece üniversite hocalarının dışa açılma arzusu değil, kitlelerin talebi de beklenir.

Altınca yılımızın ilk sayısını bu düşüncelerle yüksek öğretim ve akademiye ayırdık. Konuyla ilgili akademik makaleler yanında yine üniversite hocalarının serbest düşünce yazılarına da yer verdik. Bu sayının editörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Fatih Toktaş hocaya da teşekkürlerimizi sunuyoruz.

TYB Akademi 16 / Mayıs 2016 Sunuş Yazısı

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: D. Mehmet Doğan
07-05-16
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÜNİVERSİTE MEDRESENİN NERESİNDE?
Online Kişi: 19
Bu Gün: 1003 || Bu Ay: 7.808 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.969 || Toplam Tıklanma: 58.662.280