HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar)
Okunma Sayısı: 1499
Yazar: Taha Uğur Türkmen
TEOG'UN KALKMASININ MÂNÂSI

TEOG'UN KALKMASININ MÂNÂSIOkullar açılırken…

Veliler seneyi sıkı tutmaya hazırlanırken…

Dershaneler, kurumlar, eğitimciler ve hatta bakanlık konuya hâkimiyet kazanacakken…

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ben TEOG olayını istemiyorum!” dedi…

Herkesin sözü şurada kaldı…

Tam da ABD’ye giderken… Tam da Türk Silahlı kuvvetleri Habur Sınır Kapısında askeri tatbikat başlatırken…

Cumhurbaşkanı “bunu artık yanlış buluyorum” dedi.

TEOG’a yapılan bu eleştiriyi muhalefet padişah fermanı gibi değerlendirse de, bu eleştiriyi Cumhurbaşkanının bir baba olarak, bir dede olarak konuya pedagojik açıdan baktığını dile getirenler de var…

Ama esas dikkat çekici olan yön, ülkede akademisyenlerin, hukukçuların, eğitimcilerin bir anda ekranlarda TEOG’dan başlayıp eğitim sistemini masaya yatırmış olmalarıdır.

Burada bir dikkat çekici kısım da Milli Eğitim’de bir türlü arzuladığı başarıyı yakalayamadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en sonunda bir veli ruhuyla patlamasıdır:

“Biz TEOG'la mı geldik? Ne TEOG vardı, ne bir şey vardı. Okursun, sene içinde notların bellidir, bu notlarınla beraber yürürsün. Gelirsin üniversite sırasına, orada da girersin üniversite imtihanlarına. Üniversite imtihanında da sosyalde, sayısalda başarı durumun neyse bu başarıya göre girmen gereken yer nereyse girersin."

İşte bu kadar…

Bu kestirip atmak ne kadar doğrudur?

Bir ülkenin eğitim sistemi bir söz ile bir anda böyle değiştirilebilir mi?

Değiştirilmesi mi lazımdır?

Bakın size bir şey söyleyeyim… Bu çıkış bir feryattır aslında…

Recep Tayyip Erdoğan’ın feryadıdır… Hatta biraz isyanıdır…

Milli Eğitim konusunda herkesin “oh be!” diyebileceği bir başarı sağlayamamanın feryadıdır.

AK Parti iktidarında en fazla değiştirilen bakanlıklardan birisi Milli Eğitim Bakanlığıdır…

Bu bir mesaj değilse nedir?

Reis milletin eğitimden şikâyetini görmektedir…

Okullardaki eğitim başarısızlığını görmektedir…

OECD'nin eğitim endeksinde Türkiye’nin sondan dördüncü olmasına kahrolmaktadır.

Bu adam İMF borçlarını ödemiş bir liderdir… Paradan sıfır atmış bir liderdir… Girdiği her seçimi kazanmış bir liderdir…

Ama bu adam Milli Eğitimde Türkiye’nin Güney Afrika seviyesine inmesine engel olamamıştır…

Denemediği bakan kalmamıştır… Her biri bir başka yöntem geliştirmiş ama her biri sonuçta hüsrana imza atmıştır…

Erdoğan bir eğitimci değildir… Ama çok iyi bir liderdir…

Liderliğini bu şekilde yumruğunu masaya vurarak yapmıştır…

Kendi döneminde örnek vererek yapmıştır…

TEOG sisteminin Milli Eğitim sistemini A’dan Z’ye etkileyeceğini bilerek bunu söylemiştir.

Şimdi muhalefet yine yüzeysel eleştirisini yapadursun…

“Padişah fermanı” gibi diyerek konuyu diktatörlük penceresinden izleyedursun…

Cumhurbaşkanı nihayetinde Eğitim sistemine el atmıştır…

Bu eğitim sistemi artık yap-boz olmaktan kurtulacak bilakis incelenip dünyadaki başarılı örnekler de –mesela Finlandiya’daki eğitim sistemi gibi- incelenip öğrenciyi kasmayan, veliye pösteki saydırmayan, sonuçta havanda su dövdürmeyen aklı başında mantıklı ve gerçekten “eğiten” bir sisteme yönelecektir.

Hangi yöntemden yararlanılırsa yararlanılsın, burada dikkat edilmesi gereken iki konu vardır…

Birincisi öğrencilere istediği yerde okuma rahatlığı ve özgürlüğü vermek.

İkincisi eğitim alan öğrencinin gerçekten eğitim alabilmesini sağlamak.

Ama bugün ne yapılıyordu?

Alabildiğince sınav yapılıyor, öğrenci eğitime değil sınava odaklanıyordu.

Bu sebeple öğrenci okula değil dershaneye odaklanıyordu…

Dershaneler kapatılmaya başlayınca bu defe merdiven altı sistemler çoğalmıştı. Çünkü sistem öğrenciyi dershaneye itiyordu. Sınav ve yüksek not üzerine kurulu sistem bu defa alt sıralarda öğrencilere gerçek olmayan, hak edilmeyen yüksek notlar verilmesine yönlendiriyordu.

Geçen TEOG-2’de çıkan şampiyon sayısı tam 17 bindi… Böyle bir sistem böyle bir başarı böyle bir sınav olur muydu?

Evet bu haliyle TEOG pat diye kaldırılamaz…

Ama Cumhurbaşkanı “istemiyorum” diyerek esasında TEOG’un altyapısını oluşturan eğitim sisteminin yeniden incelenmesi için düğmeye basmıştır…

TEOG bilmecesinin esası budur…

Erdoğan sonunda Milli Eğitime bizzat el atmıştır…

İnşallah eğitimciler bu ülkenin gerçeğine göre, yerli ve milli bir eğitim sisteminin temellerini oluştururlar...

İnşallah bu ülkeden de gerçek bilim adamları, başarılı uzmanlar yetişir...

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Taha Uğur Türkmen
19-09-17
E mail: istiklal.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
TEOG'UN KALKMASININ MÂNÂSI
Online Kişi: 51
Bu Gün: 323 || Bu Ay: 7.128 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.911 || Toplam Tıklanma: 58.651.084