HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / GEÇERKEN UĞRAYAN YAZARLAR
Okunma Sayısı: 4239
Yazar: Ahmet Çelen
ELMALI'DAN İNSAN MANZARALARI

Mısırınızı düÅŸürdünüz amca!

ÖÄŸretmen Hasan Bey’le pazardayız.

Elmalı pazarı, pazartesi günleri ÅŸehir merkezindeki üstü kapalı mekanda kuruluyor. Kapalı pazar yerinde daimi dükkanlar sıralı. Bakkal, züccaciye, manav, boya-inÅŸaat malzemecisi, leblebici, tuhafiye, ayakkabıcı, kasap, çilingir… Ne ararsan var.

Bir taze mısırcıya yaklaÅŸtık. Dördü bir lira… SeçtiÄŸim mısırları bir poÅŸete koydurup parayı ödedim, yürüdüm. Arkadan bir çocuk sesi:

-Amca mısırınızı düÅŸürdünüz!

Döndüm, biri on, diÄŸeri beÅŸ altı yaÅŸlarında iki kız çocuÄŸunu ellerinden tutmuÅŸ baÅŸörtülü bir Anadolu kadını. Bana seslenen küçük kız. Parmağıyla düÅŸen mısırı gösteriyor. Hakikaten yerde bir mısır var, ama benden düÅŸtüÄŸüne ihtimal vermiyorum. Tezgâhtan düÅŸmüÅŸtür, diyorum içimden. Elimdeki poÅŸete baktım, küçük kız haklıydı; poÅŸetin altı yırtılmış, bir mısır eksikti. Gönlümden sıcak bir bulut çıktı, küçük çocuÄŸu sarmalayıverdi. Yok yok, mısırı kurtardığımdan deÄŸil, çocuÄŸun dürüstlüÄŸünden. Yanındaki annesine karşı içimde büyük bir hürmet hissi uyandı. İşte asli hüviyetimizin en mühim unsuru dürüstlüÄŸün kökü ondaydı; onun imanlı kalbiydi. Küçük kızda gördüÄŸüm, onun mü’min kalbinden çocuÄŸa akseden aydınlıktı. Ne mutlu ona! ÇocuÄŸuna daha bu yaÅŸta iman kumaşından diktiÄŸi dürüstlük elbisesini giydirivermiÅŸ. Millet bu kadındır, istikbalimiz de ÅŸu küçük çocuk!

Yaptığı iÅŸin bir güzellik olduÄŸunu ruhuna perçinlemek ve dürüstlüÄŸü bir karakter halinde ömür boyu taşımasına bir destek olmak üzere cebimden bozuklukları çıkardım, çocuÄŸa vermek istiyorum. Anne kabul etmedi:

-Lütfen yapmayın, vermeyin, gerekmez!

-Siz karışmayın, bu benimle bu çocuk arasında, dedim. ÇocuÄŸun avucuna bir bozukluk yerleÅŸtirdim, yürüdüm.

Ey güzel anne! Ey güzel çocuk! Siz varsanız biz hâlâ varız, ki siz varsınız!

***

Kurdun kuşun hakkı

Hasan Bey’den telefon:

-Ahmet Hocam, biz kayınpederle Kortan (Yılmazlı) köyündeki üzüm bağına üzüm toplamaya gidiyoruz; arzu edersen sen de gel.

Bu, Elmalı köylerini de görüp tanımak için iyi bir fırsat. “Tamam!” deyip hazırlanıyorum. Biraz sonra Hasan Hoca’nın emektar Brodvey’i ile gelip beni aldılar. Fethiye yolu üzerinden devam ediyoruz. Her taraf elma bahçesi. Elmalı’ya niçin Elmalı dendiÄŸini bilhassa batı tarafındaki köylerini görünce anlarsınız. Arada üzüm bahçeleri de var. Bir üzüm bağının düzeni ve tertibi dikkatimi çekiyor. Uzaktan Karadeniz’in çay bahçelerini andırıyor. “Bu ne güzel bir baÄŸ!” diyecek oluyorum, Hasan Hoca sözümü kesiyor:

-Bırak onları, onlar ÅŸarap üzümü!

MeÄŸer saÄŸ taraftaki yamaca kurulu ÅŸarap fabrikası için yapılmış üzüm baÄŸları imiÅŸ.

 Kışla, Yalnız Dam ve Eski Hisar köylerinden geçtik. Bu sonuncu köy burada tanıdığım muhterem insan Alaattin Hoca’nın köyü imiÅŸ. YeÅŸil, baÄŸlık bahçelik bir köy…

Nihayet Kortan’a vardık. Hasan Hoca’nın kayınpederi Ali Amca babasına uÄŸramak için ayrıldı, biz köydeki talebe yurduna geçtik. ArkadaÅŸlarla hoÅŸ beÅŸ ettik. Ali Amca geldi, baÄŸa gitmek üzere kalktık.

BaÄŸ hafif meyilli bir yamaçta. Toprak sarı. Siyah üzümler yetiÅŸmiÅŸ, beyaz üzümler yeni yeni ışıldamış. Ali Amca bana bir bıçak verdi. “Ben elimle koparırım, sen bıçağı kullan.” dedi. Hepimiz hususiyetle siyah üzümlerden toplamaya baÅŸladık. Bu üzüme “dilmit” denirmiÅŸ. İçim gidiyor ama ramazan olduÄŸu için tadına bakamıyorum. (İftarda baktım; çekirdekli, çıtır çıtır, çok lezzetli bir üzüm)

Benim asıl söylemek istediÄŸim bunlar deÄŸil. Oraya ÅŸimdi geldik… Ali Amca, az öteden seslendi:

-Üzümü tamamen sıyırmayın, bazı salkımlar kalsın! Kurdun kuÅŸun da hakkı var.

İşte bu! Ben deminden beri lafı bu söze getirmek için uÄŸraşıyorum. Durdum, gözlerimi kıstım, düÅŸündüm. Az ötemde kendi haline üzüm toplayan ÅŸu yaÅŸlı adam menakıp kitaplarının arasından fırlamış gelmiÅŸ bir derviÅŸ, bir maneviyat kahramanı olarak göründü gözüme. SöylediÄŸi sözün derinliÄŸinin farkında bile deÄŸil. Hasan Hoca’ya döndüm.

-Hasan Hocam, dedim. Åžu basit sözün arkasında bütün zenginliÄŸi, derinliÄŸi ve geniÅŸliÄŸi ile bir îman âlemi; târihî mâcerâmız ve tecrübelerimiz kaynıyor. İnsanları bırak, hayvanların, kurdun kuÅŸun bile hakkını gözetmeyi ihtâr eden bir söz dipsiz, köksüz, üç günde söylenebilecek bir söz deÄŸildir. Ali Amca, iÅŸte bu îmânın ve mâzînin meyvesidir. Üzerinde bir dakika bile tefekkür etmemiÅŸtir belki bu sözün, ama onu mânâ olarak atalarından tevarüs etmiÅŸ, tabii olarak yaÅŸamaktadır. Mühim olan da zaten budur.

Hasan Hoca da hislenmiÅŸti:

-Evet, evet hocam, derken sözün derinliÄŸini kafasında canlandırmaya çalışıyordu.

Ey yörük derviÅŸi Ali Amca! Sen bu toprakların tapususun! Buna hakkını düÅŸündüÄŸün kurtlar kuÅŸlar bile ÅŸâhittir. Sen ve senin gibiler var oldukça ÅŸu Elmalı’nın ve bütün memleketin taÅŸları aÄŸaçları “Allah Allah!” diye sâhibini hatırlayacak…

Yazar: Ahmet Çelen
27-08-10
E mail: ahmet_ar@dogrulus.com
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları
 
 
Yorumlar: 1
Necmiye Güneylioğlu
YURDUMUN İNSANI
Tarih : 17-01-11

"Elmalı'dan İnsan Manzaraları" adlı yazınızı okuyunca dilimize pelesenk ettikleri "yurdum insanı" sözü aklıma düÅŸtü. Yurdum İnsanı Anadolu'mun biraz komik, biraz garip veya gariban, tuhaf davranışlar sergileyen anlamında kullanıldı (Yanılmıyorsam). Oysa yurdum insanı deÄŸil Yurdumun İnsanı iÅŸte bu satırlarda anlatılanlar. Elinize dilinize saÄŸlık unutmamamız gereken hasletlerimizi bir kez daha hatırlamamıza vesile olan yurdumun bu deÄŸerli insanlarını bizlere tanıttığınız için. Biz bu idik ama biz bu olmaktan hızla planlı bir ÅŸekilde uzaklaÅŸtırıldık. Çok ÅŸükür ki sizin de söylediÄŸiniz gibi o çocuklar ve anneler hâlâ var biz de varız o halde. Bahçesindeki meyvede, yaptığı evin saçağında, hayatının her anında kurdun kuÅŸun hakkını düÅŸünen yüce gönüllü insanlarımız, siz saÄŸolun, var olun! Sizleri bu satırlarla unutulmaz kılan deÄŸerli kalem sahipleri de...

 
ELMALI'DAN İNSAN MANZARALARI
Online KiÅŸi: 22
Bu Gün: 295 || Bu Ay: 74.939 || Toplam Ziyaretçi: 3.049.361 || Toplam Tıklanma: 59.071.447