
| Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar | Okunma Sayısı: 1293 |
Kripto FETÖ aklının, yargıdaki Kemalist damar eliyle, devirmeye çalıştıkları Cumhur İttifakı’nın arasına nasıl bir kama sokacaklarını merakla bekliyordum. Çünkü böyle bir hazırlıklarının olduÄŸundan haberdardım. Ama MHP’nin hassas olduÄŸunu düÅŸündükleri, AK Parti’nin de karşısında durduÄŸu bir konu bulmaları gerekiyordu sadece.
Ses Danıştay’dan geldi.
Danıştay 8. Dairesinin dünkü KARARINI okuyunca “Oh mis!” dedim.
Bir kez daha ÅŸapka çıkardım bu kripto akla.
Verilen karar ilkokullarda öÄŸrencilere okutulan ve “Türk'üm, doÄŸruyum ile baÅŸlayan, varlığım Türk varlığına armaÄŸan olsun” diye biten ama 2013 yılında kaldırılan “ÖÄŸrenci Andı” ile ilgiliydi. Danıştay, Millî EÄŸitim Bakanlığı’nın İlköÄŸretim Kurumları YönetmeliÄŸi’nin 12. Maddesindeki “ÖÄŸrenci Andı”nı kaldıran kararını iptal etmiÅŸti.
Kısaca “ÖÄŸrenci andı kaldırılamaz” diyordu.
DANIÅžTAY 8. DAİRESİ ANAYASA’YI PASPAS GİBİ EZDİ
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül Twitter üzerinden açıkladı. Karar açıkça Anayasa’yı ihlal etmekte.
Bakan Gül Anayasa’nın 125/4 maddesine atıfta bulunarak “Anayasamıza göre Danıştay, yerindelik denetimi yapamaz, idarenin yerine geçerek karar veremez. Bir yürütme tasarrufunun bilimsel temelini sorgulamak da yargının anayasal konumunu, kabiliyetini aÅŸar” dedi.
Bekir BozdaÄŸ da güzel toparlamış:
“ÖÄŸrenci Andı kararı” ile Danıştay 8. Dairesi;
1-Hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını aştı,
2-Kendisini yürütmenin yerine koydu
3-Yürütmenin takdir hakkını yok saydı
4-Dahası yürütmenin takdir yetkisini bizzat kullandı.
Kısaca; Anayasa ve yasayı alenen çiÄŸnemiÅŸtir.
Zaten Millî EÄŸitim Bakanlığı da “Hukuki süreç devam ediyor” diye bir açıklama yaptı.
Bakıyoruz yurt dışı kaçağı, FETÖ’cü olmakla suçlanan Burak Akbay’ın gazetesi Sözcü “Hemen uygulansın” diye yangın yapıyor. Nedenini biliyoruz. Tahmin ederim MHP’li bir milletvekilini ya da il baÅŸkanını da sıkıştırıp görüÅŸ de alacaklardır ki bazıları daha ÅŸimdiden Twitter üzerinden yazıyorlar. Maalesef asıl amacın ne olduÄŸunu gözden kaçırarak.
KARARIN GEREKÇESİ TAM BİR TRAJEDİ
Ama tüm bunlar bir yana kararın gerekçesi çok trajik. Hukukçularımızın seviyesi acıklı hakikaten.
Kendiyle çeliÅŸen ve ne yazık ki güldüren de bir metin:
1-Bu metin yerleşik ve istikrar kazanmış bir uygulama ve 1933 yılından beri okutuluyor.
O vakit okullarda 1930’lu yıllardan gelen ve yakın tarihte kaldırılan tüm uygulamaları da geri alalım.
2-ÖÄŸrenci Andı kaldırılmadan önce “Bilimsel ve pedagojik araÅŸtırma” yapılmadı.
Åžaka gibi. Sanırım ne dediklerinin farkında deÄŸiller! Bu ülkede 1000 yıldır kullanılan alfabe, yazı kaldırıldı. GeçmiÅŸle tüm baÄŸlarımız bir gecede koparıldı ve Latin alfabesine geçildi. Bilimsel ve pedagojik araÅŸtırma mı yapıldı? Üstelik yapılması gerekirdi. ÖÄŸrencilerin hayatlarını altüst eden, hatta tüm Türkiye’yi karman çorman eden bu alfabe nedeniyle.
3-“ÖÄŸrenci Andı” ülkeye aidiyet duygusunu güçlendiriyor.
Tam tersine aidiyet duygusunun canına okudu. Yıllarca daÄŸlara taÅŸlara “Ne mutlu Türk'üm diyene” yazıldı. Kürt çocuklarına zorla “Türk'üm, varlığım Türk varlığına armaÄŸan olsun” dedirtildi. Bunun adı tam anlamıyla faÅŸizmdi ve bu andı da zaten ülkenin temeline dinamit koysun diye sokan ReÅŸit Galip adlı bir faÅŸistti.
ANDI BU ÜLKEYE SOKAN TÜRKÇE EZAN ZULMÜNÜN DE MİMARI REŞİT GALİP’Tİ
Amaç Türk olmayan etnisitelere Türk ırkını dayatmaktı. Hitler Nazizmi de Almanya’da aynı andın benzerini, feda kültürüyle bezenmiÅŸ olarak okullarda öÄŸrencilere okutturuyordu.
Unutmadan, ReÅŸit Galip TÜRKÇE EZAN zulmünün de mimarıydı. İnsanları kafataslarına göre sınıflayan sözde “bilim insanı”ydı. Tam Danıştay 8. Dairesi üyelerinin aradığı cinsten. Mimar Sinan’ın Ermeni deÄŸil mutlaka Türk olması gerektiÄŸine inandıkları için mezarını açtırıp kafatasını ölçen yaratıklar neslinin güzide evlatlarındandı ReÅŸit Galip.
Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde toplumu formatlamak üzere çocuklar içtimaya dizilmez ve ırkçı sloganları içeren metinler okutulmaz.
Bu metin Danıştay üyelerinin dediÄŸinin tam tersine toplumu bölmek, ayrıştırmak ve geleceÄŸi emanet edeceÄŸimiz ve geleceÄŸi hazırlayacağını umduÄŸumuz gençleri birbirine düÅŸürmekten baÅŸka bir iÅŸe yaramadı yıllar boyunca.
Bu and ırkçılıktır ve CumhurbaÅŸkanı Tayyip ErdoÄŸan’ın dediÄŸi üzere ne yazık ki günümüzde kültürel ırkçılık da gün geçtikçe veba gibi yayılmaktadır. Bu karar tam da bu sözlerin söylendiÄŸinin ertesi günü çıkmıştır ne tesadüftür ki.
Etnik milliyetçiliÄŸi besleyen ve etnik terörizme kapıları aralayan her türlü uygulama hukuk dışıdır, ahlak dışıdır.
Bu böyle biline.
Yazar: Fuat UÄŸur |
20-10-18 |
||
| E mail: turkiyegazetesi.com.tr | Tweet | ||