HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 1014
Yazar: Ali KarahasanoÄŸlu
NERDE MİLLÎ EĞİTİM, NERDE DİYÂNET, NERDE ZÜMRÜT?

AİLE BAKANINDAN AİLEYİ DİNAMİTLEYENLERE Televizyonlarda bir algı..

Solak gazetelerde bir algı..

CHP’li politikacıların konuÅŸmalarında bir algı..

Sözde çaÄŸdaÅŸ geçinen dernek ve vakıfların açıklamalarında algı..

Nedir o algı?

“İslam dini, kadına ikinci sınıf varlık gözü ile bakar.. Sabah akÅŸam dövülmesini önerir.. Toplumdaki kadına karşı ÅŸiddetin de kaynağı, aslında İslam dinidir.”

Kimi açıktan bunu söylüyor.

Kimisi de, çaktırmadan...

Kamuoyunda tartışılıyor..  Bir erkek oyuncu, bir kadın  ÅŸarkıcı ile didiÅŸmiÅŸ..

Laf dönüp dolaşıp, “İslam dininde kadının yeri”ne geliyor..

Dindar insanlara mesafeli bir televizyonun önemli elemanlarından birisi, ikinci karısına ÅŸiddet uygulamış..

Söz dönüyor dolaşıyor, “Bizim toplumumuz bu kardeÅŸim. Ataerkil toplumlarda baÅŸka ne bekleyebiliriz.. Toplumun manevi deÄŸerlerinde de, ÅŸiddetin önerildiÄŸini görüyoruz”a geliyor..

Ve nihayet..

Bunların hepsini ve en aşırısını..

PKK’lılar ile FETÖ’cüleri gazeteden temizlediklerini iddia eden Cumhuriyet’in yeni yönetimi yaptı..

Ne imiÅŸ?

“Ders kitapları kadına düÅŸman” imiÅŸ..

“Ders kitaplarında, Atatürk ilkeleri kaldırılarak yeni bir tarih anlayışı yaratılıyor. Laik hukuk yerine ÅŸeriat hukukuyla insan onuru, kadının özgürlüÄŸü ortadan kaldırılıyor” imiÅŸ..

Dayağı attı ise.. Atan oyuncu Ahmet Kural..

Dayağın muhatabı, şarkıcı Sıla..

Ama, gazete sayfalarından dayak atılmak istenilen, İslam dini..

Dayağı atan İsmail Küçükkaya..

Dayağı yiyen, onun çaÄŸdaÅŸ eÅŸi!

 Ama o ÅŸiddet üzerinden dayak atılmak istenilenler, İslam’a inanmış insanlar..

Böyle bir tabloda..

Konunun direkt muhataplarından, o ders kitaplarının hazırlanmasından baskısına kadar tüm aÅŸamalarında kontrol görevi yürüten Milli EÄŸitim bakanlığı çıkıp, tek kelime etmiyor..

Ders kitabı üzerinden, İslam dinine saygısızca hakaretler edenlere, Diyanet bir ÅŸey demiyor..

Veee..

Sıla dayak yediÄŸinde, acilen kendisini arayıp, “GeçmiÅŸ olsun” diyen, Aile Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk halkın önüne çıkıp, “Dindar insanlarımıza geçmiÅŸ olsun diyorum. Böylesine pervasız., böylesine ahlaksızca dindar insanları kötüleyen bir yayını kabul etmiyorum.. Ailenin içine dinamit koyan bu söylemi, kınıyorum..” demiyor..

Veya..

Diyanet İşleri BaÅŸkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı’yı arayıp, “Diyanet’te baÅŸkan yardımcısı koltuÄŸuna oturan ilk kadın sizsiniz.. Aile Bakanlığı olarak bundan mutluluk duyduk. Bir kadın olarak, Diyanet’te bu önemli makama gelmiÅŸ olmanıza raÄŸmen, piyasadaki bazı art niyetlilerin, din karşıtlarının, kadın hakları konusunda İslam dinine yaptıkları saldırıları gördükçe, üzülüyoruz.. Tüm dindar insanlara yönelik olarak kabul ettiÄŸimiz bu saldırılardan dolayı, sizin ÅŸahsınızda tüm müslümanlara geçmiÅŸ olsun dileklerimi sunuyorum”  demiyor..

Devamında da..

“Åžu din karşıtları ile mücadelede neler yapabiliriz, kadına ÅŸiddet üzerinden, İslam’a sövenlerle hangi mücadeleleri yapabiliriz konusunu tartışmak üzere, en kısa sürede bir çalıştay düzenlemek isteriz!” demiyor..

Sıla’ya geçmiÅŸ olsun diyor da..

Kadın hakları üzerinden.

Kadının ÅŸiddet görmesi söylemi üzerinden..

İslam dinine saldıranlara tepki vererek..

Tüm dindar erkeklere saldırılmasından dolayı..

İslam inancında kadınların, aslında ikinci sınıf insan görüldüÄŸü ve bunu kabullendikleri söylemi ile dindar insanlara saldırılmasından dolayı..

Kimseye “geçmiÅŸ olsun” dileÄŸinde bulunmuyor..

“Biz yürütme makamında, bakanlık koltuÄŸunda oturuyoruz.. Dindar insanlara yapılan haksız saldırıların da müsebbibi bir anlamda biziz.. O saldırıların gerektiÄŸi ÅŸekilde cevaplandırılması bizim üzerime düÅŸen bir görevdir.. Bunu yapamadığımızda da hatamızı görmeliyiz, haksız saldırıya uÄŸrayanlardan özür dilemeliyiz” denilmiyor..

**

Milli Eğitim, kendi ders kitaplarını savunmuyor..

Diyanet, bu din karşıtlarının hakettiÄŸi netlikte bir cevabı yüzlerine vurmuyor..

Zümrüt hanım, dindar kadınların toptan suçlanmasına, dindar erkeklerin bütün olarak tahkir edilmesine karşılık bir “geçmiÅŸ olsun” dileÄŸinde bulunmuyorsa..

Bu din karşıtları cevapsız mı kalacak?

Tabii ki kalmayacak. Kalmamalı..

Milli EÄŸitim’in, Diyanet’in, Zümrüt hanımın iÅŸini yapabildiÄŸmiz kadarı ile biz üstlenelim..

Cevabını verelim..

“Åžeriat hukuku” diye saldırdığınız, siz de biliyorsunuz ki İslam dini..

“Kadın meselesinin ilk basamağı olarak Adem’in yaratıldığı ve ardından eÅŸi Havva’nın, yani kadının Allah tarafından var edildiÄŸi ifade edilir. Aslında evrim gerçeÄŸi de elenip inkâr edilerek insanlığın baÅŸladığı iddia edilmekte ve Adem’in eÅŸi vurgusuyla kadın, daha en baÅŸtan ikinci pozisyona indirilmektedir” diyerek, ancak sizler kendi kafanızdaki sınıflamayı söylemiÅŸ olursunuz..

Kadının çıplak vücudu üzerinden para kazanmayı normal gören zihniyetten, bizim öÄŸrenecek hiçbir ÅŸeyimiz yoktur..

Para karşılığı, kadının vücudunun satıldığı genelevlerin kapanmasına karşı çıkan ahlaksızlardan, müslümanların öÄŸrenecekleri hiçbir ÅŸey yoktur..

Kadını ikinci sınıf da deÄŸil, sıradan bir madde gibi görenler, bize “kadının deÄŸeri”ni öÄŸretmeye kalkışamazlar..

İslam dinine olan kinlerini, “Ders kitaplarında, kadın erkek iliÅŸkilerindeki flört gibi tercihlere radikal İslamcı gözüyle bakılmış” ifadeleri ile açığa vuranlar, Milli EÄŸitim’den cevaplarını almasalar da.. Diyanet’ten tokadı yemeseler de.. Zümrüt hanımdan bir zılgıt iÅŸitmeseler de..

Biz burdan kendilerine hatırlatmış olalım..

Sizin “flört” dediÄŸiniz, övdüÄŸünüz, desteklediÄŸiniz iliÅŸkinin sonu, İşte Ahmet Kural-Sıla iliÅŸkisindeki ÅŸiddettir..

O iliÅŸkinin ara dönemindeki Sıla-Onur iliÅŸkisindeki pespayeliktir..

Kadınların kullanılıp, sanki bir çamaşırı çıkartıp atmış gibi, kenara atılmasındaki ahlaksızlıktır..

Kadını ikinci sınıf varlık olarak görme zihniyetindeki vicdansızlıktır..

Kadına hiçbir hak tanımayan, onu kullanan ve iÅŸi bitince sokaÄŸa atan namussuzluktur..

İslam, kadın ile erkeğin ilişkisine, mutlaka ve mutlaka bir nikah ile izin verir..

Nikahın ne demek olduÄŸunu da, erkeÄŸin üzerine yüklediÄŸi sorumlulukları da, öÄŸrenmek isteyen var ise..

Milli EÄŸitim’in okullarda okuttuÄŸu ders kitaplarına bir bakıp öÄŸrensinler..

Kimse.. Kendi ahlaksızlığını, İslam’a yamamaya çalışmasın.. İslam’ın kadın hakkındaki tanımı ÅŸudur: “Cennet annelerin ayakları altındadır.”

Gerisi boÅŸ laftan ibarettir.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Ali KarahasanoÄŸlu
09-11-18
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
NERDE MİLLÎ EĞİTİM, NERDE DİYÂNET, NERDE ZÜMRÜT?
Online KiÅŸi: 26
Bu Gün: 747 || Bu Ay: 6.725 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.286 || Toplam Tıklanma: 58.641.447