HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / -İZMLERE DÂİR
Okunma Sayısı: 1504
Yazar: Yücel Oğurlu
AŞKIN KÖR GÖZÜ VE -İZMLER

AÅžKIN KÖR GÖZÜ VE -İZMLERFikrin güncel hayatın girdabına kapılmadan diri kalabilmesi, düÅŸüncenin önünün açılabilmesi, geçmiÅŸin ve mirasın üzerine yeni tuÄŸlaların konulabilmesi ideolojik takıntı ve saplantıların dışına çıkılmasıyla mümkün.

Kapitalizm, Marksizm, Sosyalizm, Maoizm, Stalinizm, Feminizm, Humeynizm, Vehhabizm, Nazizm… ve benzeri her bir -izm mensuplarını sabit birer bakış açısı vererek deÄŸiÅŸmez kalıplara hapsolan dünya görüÅŸlerinin parmaklıkları arasına sıkıştırır.

KuÅŸkusuz, insan, düÅŸünce dünyasını geliÅŸtirmek üzere baÅŸlangıçta belirli öncüllere (mukaddemat, postulat) gerek duyduÄŸunda, ideolojilerin bu doÄŸru veya eÄŸri öncülleri, zihnin iÅŸlemesinde iÅŸe yarayabilir. Bir ideolojisi olan insan diÄŸerlerine göre, soyut düÅŸünceye bir adım daha yaklaÅŸtığı için kendisini farklı ve güçlü hissedebilir. Ancak bu genellikle yanıltıcıdır.

İdeolojilerin takipçileri, ideolojilerinin sunduÄŸu önerilerinin doÄŸru ve haklılık payı olan kısımlarını hararetle savunurlar. Savundukça da bu düÅŸünceler zihinlerinde kemikleÅŸmeye baÅŸlar. O ideolojinin kendisini, zamanla “dogma”ya dönüÅŸen, basmakalıp düÅŸüncelere sıkıştıran taraflarını göremez olurlar. Yani, kendisini baÅŸlangıçta geliÅŸmeye yönelten ideolojisi, bir süre sonra onun gerçeÄŸi (hakikati) ve aÅŸkın (transandantal) düÅŸünceleri görmesine engel olur. Çünkü “aÅŸkın gözü kördür” ve sloganik ezberler hem zahmetsiz bir kolaylık sunar hem de pek tatlıdır…

İdeolojilerin takipçileri, gerçek ve saÄŸlıklı bir düÅŸünceyle ideoloji arasındaki kopmayı olayın içinde yaÅŸadıkları için mantıklı bir ÅŸekilde deÄŸerlendiremezler. Bu gerçeÄŸi örneklerle açıklayalım:

Her ÅŸeyden önce ÅŸu konuyu açıklamakta fayda görüyorum: Dini inançlar ile ideolojiler birbirinden ayrıdırlar. İslam bir dindir, inançtır mesela… İslamizm ise bir ideoloji… Musevilik (Yahudilik) bir inançtır, ama Siyonizm bir ideoloji… Hristiyanlık bir inançtır, ancak Lübnan tipi Falanjizm veya Evangelizm bir ideolojidir. Bu ayrım ÅŸu açıdan önemlidir:

Bazı insanlar bir dine inandığını düÅŸünürken, aslında içinde olduÄŸu hareket, grup, cemaat, kilise vs. dini olmaktan çok “dünyalık”tır. Din, ahlaklı, adil, dürüst ve ölçülü olmayı emrederken, ideoloji(si) ona kendinden olanı bu ilke ve kurallara raÄŸmen tutmayı emreder. Falanjist için de DAEÅž’çi için de ilkeler ve deÄŸerler yoktur. Onların yerine, ezberler, kin, intikam, öfke ve hayal ticareti ve dünyalık-ahretlik vaatler vardır.

GeniÅŸ halk kitlelerinin, yüzlerce yıllık geleneÄŸine sinmiÅŸ olan İslam, insan ve toplumun çizgilerini belirleyen ahlak ilkelerini ortaya koyan bir inanç… Adalet ve hakkaniyeti (qıst) emreden; zayıfı, yoksulu ve yetimi ezmeyi yasaklayan; adil ve dürüst olmayı buyuran; haksız yere öldürmeyi açıkça men eden; çalmayı yasaklayan ve hak ettiÄŸinden fazlasına göz dikmeyi ayıplayan; insanları aldatmayı; ölçü ve tartıda hile yapmayı net bir ÅŸekilde yasaklayan İslam’dan bir ideoloji çıkarmak ancak yaÅŸadığımız bu talihsiz iki yüzyıla düÅŸtü. Vehhabizm, DAEÅž, Humeynizm ve kiÅŸi isimlerine baÄŸlı diÄŸer -izmleri İslammış gibi ortaya dökmek onu gökyüzündeki soyut ve eriÅŸilemez, aÅŸkın ruhunu yeryüzü zindanına hapsetmeye çalışmak gibi bir ihanettir. İslam ideoloji deÄŸil, bir dindir.

Rasyonel (akılcı) düÅŸünce makul ve mantıklıdır. Ancak “rasyonalizm” vakit geçtikçe belirli bir dönemde bir ideoloji gibi kalıplaÅŸan ve diÄŸer düÅŸünceleri anlamanın önünde bariyer oluÅŸturmaya baÅŸlayan bir “dogma”ya dönebilmiÅŸtir.

Ezilen kadınların haklarını savunmak üzere haklı gerekçelerle yola çıkmış olan Feminizm, aynı çizgiyi koruyanların yanında, baÅŸladığı noktanın oldukça uzağına sürüklenen dar bir ultra-feminizm ideolojisine dönüÅŸmüÅŸ durumda…

Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e sevgi ve saygı duymak baÅŸka bir ÅŸeyken onun düÅŸüncelerini “Kemalizm” veya baÅŸka bir adla kalıplara sokup dondurmak, deÄŸiÅŸen hayatın gerçeklerinden kopararak nostaljik bir skolastisizme ve oradan da bir “dogma”ya, çevirmek, onu düÅŸüncenin ve doÄŸal akışındaki deÄŸiÅŸimin önünde bir bariyer ve araç olarak kullanmak açıkça bir “ideoloji” anlamına gelir. Çıkış noktası itibariyle eÅŸitsizlik eleÅŸtirilerine dayanan Marksizm teorisinin, gerçek hayatın pratiÄŸine indiÄŸinde açıkça baÅŸarısız bir felakete ve zulme döndüÄŸünü DoÄŸu Bloku tecrübesi gösteriyor.

Kendi milletini/ulusunu sevmeyi kısa bir sürede ırkçılık derecesine dönüÅŸtüren FaÅŸizm’in veya Nazizm’in savunucuları, baÅŸkalarına hayatı hakkı tanımamayı kendi hakları olarak görüyorlardı. Onlar, mutlak doÄŸrunun sahibi sıfatıyla dünyayı yeniden tasarlamak iddialarıyla oluk oluk insan kanı akmasına sebep oldular ve bunu yaparken de E. Hoffer’in tanımlamasıyla “kesin inançlı” -izmlerin izleyicileri olarak kendilerinden son derece emindiler.

Bu takipçiler, o dönem için anlamlı olan ve birer sığınak olarak gördükleri yarım asırlık, bir asırlık ezberleri dünyanın tek hakikati gibi sunan zihin cenderelerine sıkışıp kalmış oluyorlardı. Çünkü -izmler, takipçilerinin zihin ve algı dünyasını kendi dar alanına hapseder. İzleyicileri için bir at gözlüÄŸü fonksiyonu görerek sadece görülmesi istenen istikameti görmelerine izin verir. Geri kalan görme sahası ise, o -izme göre yalandır, hatalıdır, ÅŸeytandır. İdeolojilerin takipçileri, kendi dönemlerinde anlamlı bulunan ve taraftarları olan düÅŸünceleri dar dünya görüÅŸleriyle kolaylıkla bir “dogma”ya çevirirler.

İzm’lerin mensuplarının diÄŸer dünyaları tanımalarına izin verilmez. Mutlak teslimiyet ve tabiyet için, genellikle tektip yayın organı izletilir; grup içi evlenmeye zorlanırlar; grup dışındakilerle konuÅŸmaları ÅŸüpheli görülür. İzm’lerden birine mensup olan kiÅŸi, emredilenlerin dışında düÅŸünmemelidir. Ezberletilenlerin dışında düÅŸünürse, eleÅŸtirir ve çözümler üretirse ideolojik grubun dışına atılır. İdeolojisine ihanet etmiÅŸ görülür.

İdeolojiler kendi korku tünellerini de oluÅŸtururlar. Çizgilerinin dışında duranları ya dünya, ya ahiret veya her ikisini de “kaybedenler” zümresine sokar; diÄŸerlerini ÅŸeytanlaÅŸtırır… İdeoloji saplantısı olanlar çoÄŸu kez, kendilerinin anlaşılamayan “über-insan”lar (üst-insan) olduklarını zannederler.

Cemil Meriç’in, ülkede kanın gövdeyi götürdüÄŸü bir dönemde, iç ve dış saldırılarla gençlerin kanının su gibi döküldüÄŸü yıllarda, o dönem kimsenin anlamasını beklemeden “Bu Ülke”sinde çığlık çığlığa haykırdığı bir cümleyle sonlandıralım:

“-İzm’ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İtibarları menÅŸe’lerinden geliyor…”

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Yücel Oğurlu
11-09-19
E mail: dirilispostasi.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
AŞKIN KÖR GÖZÜ VE -İZMLER
Online KiÅŸi: 20
Bu Gün: 588 || Bu Ay: 7.393 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.334 || Toplam Tıklanma: 58.655.886