AYASOFYA ARTIK CAMİ

Bugünleri gösteren Rabbimize şükürler olsun!

 

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 271
Yazar: Hüseyin Besli
ATATÜRK İLE DÖVÜLMEK

ATATÜRK İLE DÖVÜLMEKMustafa Kemal’in iktidarı (1923-1938) on beş yıl sürdü. On beş yıl içinde icat ve tahkim edilen Atatürkçülük ile 18 yıldır kesintisiz iktidarda olan bir partinin (Ak Parti) mensupları hâlâ dövülmeye devam ediyor.

Eğer öyle olmasaydı, geçen yazımızda da belirttiğimiz üzere bir şehrin Ak Partili belediye başkanı Atatürkçülük üzerinden kendisine yöneltilen tehdit ile hareket etmezdi.

Şimdi meseleye biraz daha dikkatli bakalım isterseniz.

İsmail Saymaz isimli birisinin bir televizyon kanalında, “Bu ülkede namaz kılınıyor, ezan okunuyorsa Kemalistler sayesindedir.” şeklindeki absürt açıklamasından sonra Nihal Bengisu Karaca 6 Ocak tarihinde ‘Kemalizm’den peri masalı yaratarak mı toplumsal konsensüsü oluşturacaksınız?’ başlığıyla yazdığı yazısında diyor ki;

Kemalizm=Atatürk değildir.

Bu tespit şöyle bir köşede dursun.

Şimdi size bazı tablolar sunmadan önce Kemalizm’i üreten ve geniş kitlelere yayan kurumların başında gelmesi münasebetiyle maarif sistemimizin kurucu unsurlarından olan Hasan Ali Yücel’in 1936 yılında ‘Nutuk’un okunmasından sonra yazdıklarını hatırlatmak istiyorum:

“Her içtimai inanma sisteminin bir kitabı vardır. Bu kitap ona inananlarca kutsal tanınır. Kemalizm’in kitabı (Nutuk)tur; onu biz Türkler mukaddes tanırız… Yirmi dokuz Teşrinievvele doğru yürüyen bu günlerde, bizim kutsal kitabımız olan (Nutuk) kim bilir kaçıncı defa elime alıp bütün ruhumla onu okurken dimağıma gelen düşüncüleri yalnız kendime saklamamak, onları size de söylemek istedim. Unutmamalıdır ki, her Türk için bitmez tükenmez bir kudret kaynağı olan bu kitabın özünde, bugünkü milli varlığımızın kökü yaşamaktadır… (Nutuk), bizim kitabımızdır, onun büyük sahibine inananların kitabıdır…” (Yücel, Hasan Ali, Pazartesi Konuşmaları)

Şimdi sıra geldi tablolara:

“Turgut; gönüllerimiz birleşti aynı kapta

Sevgiyi heceledik çünkü aynı kitapta

Bu kitap biliyorsun, NUTUK adlı eserdi

Yeni din imanını bize bu eser verdi”

“Kopunca kabemizin Çankaya tepesinden

Onu tanıyacaktım habersiz de sesinden”

(Yaşar Nabi Nayır, İnkılap Çocukları)

“Bu savaşı yazanlar, yaşayanlar, yapanlar

Yeni Türklük dinine kuran hazırlayanlar.

Bu bilmem kaç sayfa uyanan bir milletin

Destanıdır evladım bu kitap işte senin

Bu kitap işte senin, Türk’ün amentüsüdür…”

(Ali Zühtü ve Müçteba Selahattin, Tarih Utandı)

“Bu yeni Türkiye’nin Kemalist çocukları

Kolumuzun gücüyle aşarız ufukları

(…)

Hepimizin yüreği bir tek duyguyla çarpar

Hepimizin kafası bir tek varlığa tapar

Gazi Mustafa Kemal bu tek varlığın adı…”

(Reşit Galip, Destan)

“Verdikçe dik başını batının rüzgarına

Benziyordu ilk devrin yarım ilahlarına”

(Vasfi Mahir Kocatürk, Yaman)

“Gönül: Evet onun eseri, o en büyük insanın.

Turgut: Ölüye can verişi bir iş mi ki İsa’nın?

En büyük peygamberdir bir milleti dirilten.

Borcumuz yalnız Onadır, Onundur bu can, bu ten…”

(Halit Fahri, Onuncu Yıl Destanı)

Yukarıdaki alıntılar Cumhuriyetin onuncu yıl kutlamaları vesilesiyle Devlet tarafından sipariş edilen/seçilen piyeslerden alınmıştır.

Komitece belirlenen ve tebliğle bütün ülkeye bildirilmiş piyes sayısı yirmidir.

Bu piyeslerin tamamı Mustafa Kemal’in bilgisi dahilinde, hatta teşviki doğrultusunda ve dahi emri tahtında yazılmış kitaplardır.

Dahası bu eserlerin neredeyse tamamını Mustafa Kemal önceden görmüş, yer yer düzeltmeler yapmış ve onaylamıştır.

Üstelik bu kitaplar sadece devlet katında basılıp kalmamış, sadece entelektüel camiada dolaşıma sokulmamış; ilkokullar ve halkevleri vasıtasıyla yurdun dört bir tarafına dağılmış ve temsiller icra edilmiştir.

Bu temsillere sadece öğrenciler değil, mahalle/köy sakinleri de izleyici olarak katılmıştır.

Yukarıdaki alıntılar, daha önce de adını zikrettiğim Onur Atalay’ın Türk’e Tapmak isimli kitabından alınmıştır.

Alıntılar atlanarak kitaba gidilirse Kemalizm, Atatürk, Atatürk’e tapmak vs. konularda daha ayrıntılı ve aydınlatıcı bilgilere ulaşılabilir.

Ve daha net görülür;

Kemalizm’in eşittir Atatürk olup olmadığı.

Kısacası

‘Kemalizm=Atatürk değildir’ önermesi doğru bir önerme değildir.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Hüseyin Besli
17-01-20
E mail: aksam.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ATATÜRK İLE DÖVÜLMEK
Online Kişi: 25
Bu Gün: 159 || Bu Ay: 4.670 || Toplam Ziyaretçi: 1.633.219 || Toplam Tıklanma: 41.679.056