
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 607 |
Afganistan’da bugün geni kitlelerce “millî kahraman” olarak görülen Ahmed ah Mesud’un siyasî ve askerî serüveni, tarihteki figürlerin birbirinden nasl çok farkl biçimlerde okunabileceinin de ilginç bir örneidir. Mesud’un taraftarlar onu Afganistan’n bamszlnn ve birliinin sembolü olarak görür. Yer yer epey abartlarla süslü bu portrede Mesud, “yerli bir direni” organize etmeye çalrken “kökü darda” Taliban’n kar koymas nedeniyle baarszla uramtr. Taliban’n kulland yöntemler ve El Kaide ile dirsek temas, ABD’nin Afganistan’ igaline giden yolu açm, böylece bir imkân heba edilmitir. Taliban taraftarlar ise, Mesud’u bir “vatan haini” ve “Batl güçlerden medet uman bir korkak” olarak deerlendirerek, onun özellikle ömrünün son aylarnda Bat ile yaknlamasn, Avrupa Parlamentosu’ndaki temaslarn ve uluslararas camiay “Usame Bin Ladin tehlikesi”ne kar uyarm olmasn kant olarak ortaya sürerler. Taraflar arasndaki keskin ve derin “dünya görüü farkll” sebebiyle, tanmlar ve tarifler üzerinde bir anlama mümkün görünmüyor.
Katar’n bakenti Doha’da geçtiimiz hafta balayan “bar müzakereleri”, ite bu “dünya görüü farkll” yüzünden yllardan beri devam eden iç çekimelerin bir uzants. 29 ubat 2020’de yine Doha’da imzalanan ABD-Taliban Anlamas çerçevesinde gerçekletirilen müzakerelerde, uluslararas kamuoyunun desteine sahip merkezî Kâbil hükümetinin temsilcileriyle, Afganistan’da hâlâ ciddi taban bulunan Taliban’n temsilcileri kar karya geldi. Esir takas gibi teknik konular yüzünden sürekli pürüzlerin çkt müzakerelerin kapsaml bir bar anlamasyla sonuçlanp sonuçlanmayaca meçhul. Böyle bir bar yaplsa bile, esas problemin, uygulama noktasnda çkaca kesin. Çatmalarn ve diyalog sürecinin imdiye kadarki seyri göz önüne alndnda, “Afgan dosyas”n kapatvermenin kolay bir yolu da yok. Yakn ve uzak tarihi boyunca sürekli d güçlerin müdahalelerine maruz kalan Afganistan’da, yerel aktörlerin “ortak bir payda” üzerinde uzlaamad düünülürse, siyasî sahnenin düzene konmas daha uzun yllar alacak gibi görünüyor.
***
Afganistan bar müzakerelerinin zamanlamas, Katar açsndan oldukça ilginç. 2017’den beri komular Birleik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Suudi Arabistan tarafndan havadan, karadan ve denizden abluka altnda tutulan Katar, ödemek zorunda kald ciddi siyasî ve ekonomik bedellere ramen, Afganistan gibi zor bir ülkede taraflar buluturabilecek bir kudrete sahip. Nitekim, Taliban temsilcileri, “Katar olmasayd, bu noktaya gelemezdik” açklamasnda bulundu.
Corafi olarak küçücük bir ülkenin böylesine kritik bir konuma gelebilmesinin altnda, geçmi on yllara dayal uzun bir diplomatik tecrübe yatyor. Bundan önceki ABD yönetimlerinin de yönlendirmesiyle, Körfez’de bir “müzakere vahas”na dönütürülen Katar, srail-Filistin meselesinde de inisiyatif sahibi. Hem Filistinli taraflarn uzlatrlmas hem de Gazze’ye ekonomik yardmlar yoluyla “bölgenin patlama noktasna sürüklenmesinin geciktirilmesi” noktasnda, Katar’n rolü oldukça önemli. 2011’den sonra, am’dan ayrlmak durumunda kalan Hamas liderliinin ikamet için Doha’y tercih etmesi de yine ayn rol sebebiyle. Katar’n elinde iki koz daha var: El Cezîre televizyonu ve 1960’larda Doha’ya yerleen Yûsuf el Karadâvî’nin Arap kamuoyu üzerindeki derin tesiri. Bu iki güçlü enstrüman da, Katar’n d siyasetinin ekillenmesinde ve dünyaya aktarmnda aktif biçimde kullanld, kullanlyor.
BAE ve Bahreyn’in srail’le ilikileri normalletirme admlarnn Filistin’e bakan tarafnda, Katar’ (ve Türkiye’yi) sahneden tamamen indirme hedefi ilk srada. srail de, Hamas ve Türkiye ile yakn ilikilerinden dolay “üphe duyduu” Katar yerine, BAE’yi partner olarak yannda istiyor. BAE, buna dünden hazr. BAE’nin siyaset yapma biçimde Katar’n gözettii baz hassasiyetlerin bulunmay, Arap kamuoyunun “normalleme”ye gösterdii tepkinin de temelini oluturuyor. Yoksa, Katar’n (veya Türkiye’nin) srail’le ilikileri, herkesin malumu zaten. BAE’nin, srail’le kurduu ilikiyi Filistin lehine kullanmayaca yönündeki güçlü kuku, “normalleme”nin “hyanet” olarak adlandrlmasna yol açyor.
***
Uluslararas arenann karmak teorileri bir yana, Ortadou’nun günümüzdeki manzarasn ülkeler arasndaki kskançlklarn, öne geçme arzusunun ve ideolojik kinlerin domine etmesi, bölgemiz adna ne büyük frsatlar kaçrdmzn bir göstergesi. Ne var ki, baz eyler yaanmadan, kaybedilenler de fark edilmeyecek.
Yazar: Taha Kýlýnç |
19-09-20 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||