
| Kategori : SANAT / ŞEHİR ve MÎMÂRÎ | Okunma Sayısı: 1125 |
“Türkiye Yazarlar BirliÄŸi Åžehir Okumaları” söyleÅŸileri kapsamında on dokuzuncu ÅŸehir okuması Mardin baÅŸlığı etrafında gerçekleÅŸtirildi.
Konya, Malazgirt , Edirne , Bursa , İstanbul ,Yozgat, Van , Malatya ,Tokat, Åžanlıurfa , Erzurum , Ankara , Kayseri , MuÄŸla , Adapazarı , Üskup’ün ardından gerçekleÅŸtirilen ÅŸehir okumasının konuÄŸu Mardin Artuklu Üniversitesi ÖÄŸretim Üyesi Dr. Fasih Dinç oldu. Dinç, Selman Çevik’in, Mardin’in tarihi, kültürü, coÄŸrafyası ve sosyolojisi gibi muhtelif yönlerine dair sorularını yanıtladı.
Birçok medeniyetin izlerini bıraktığı ÅŸehir
Mardin ismine dair birçok rivayetin bulunduÄŸunu ifade eden Fasih Dinç , “Mardin isminin tarihi kayıtlarda geçtiÄŸi günden bu yana çok fazla deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸradığını görmüyoruz. Hem Arap hem Roma kaynaklarında Mardin olarak geçiyor ”dedi. Gerek sosyal gerekse kültürel anlamda medeniyetlere ev sahipliÄŸi yapan ÅŸehrin Artuklu coÄŸrafyasında bulunduÄŸunu belirtti.
400 yıllık Osmanlı Hakimiyeti
Mardin’in tarih boyunca çeÅŸitli medeniyetlere ev sahipliÄŸi yaptığını belirten Dinç ÅŸehrin belli bir süre Roma ve Sasani çatışmasının arasında kaldığını ve bu süre zarfında tahribatların meydana geldiÄŸini söyleyerek : “640’tan sonra İslam Orduları Mardin’i fethetmiÅŸlerdir. Cumhuriyet’ e kadar da Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır” dedi.
Mardin’de geçmiÅŸten günümüze Müslümanlar, Hıristiyanlar, Süryaniler, Museviler, Yezidiler ve hatta daha farklı unsurların bir arada “öteki” olmadan yaÅŸadığını söyleyen Dinç : “Mardin’in ÅŸehir dokusunun oluÅŸumuna yıllarca kaynaklık eden bu durumda Mardin ‘in ötekisi olmamış. Bu ÅŸehirde saygı, hoÅŸgörü ve misafire hürmet vardır” dedi. Kent ve Åžehir kavramlarının kendisi için çok farklı olmadığını belirterek: “Batılı ve Müslüman âlimlerin ÅŸehir tanımlamalarına göre Mardin eskilerden beri bu hüviyeti taşımaktadır. Åžehrin câmisi ,çarşısı ve mahkemesi mevcut ayrıca yabancılar birlikte yaşıyor , bu da çok önemli” diye konuÅŸtu.
Mardin evlerinin mimari yapısından bahsederken bu yapıların komÅŸuluk hukukuna dayandığını ifade eden Dr. Fasih Dinç : “Åžehir inÅŸa edilirken öncelikle mesken esas alınmıştır. Hz. Peygamber’in komÅŸuluk hakkı üzerine bulunan hadisinden hareketle, bir kiÅŸi ev yaparken diÄŸerinin hakkına tecavüz edemez, onun ışığını ve rüzgarını engelleyemez diyor. Mardin’in evleri bu hassasiyetle inÅŸa edilmiÅŸtir ki bulunduÄŸu topoÄŸrafya ve coÄŸrafi konumu da buna uygundur” dedi.
Mardin’de farklı din , dil ,ırk , mezhep ve inanışlardan insanların yaşıyor olmasına raÄŸmen mimari yapıda gözle görülür bir farkın bulunmadığını , evlerin hemen hemen aynı tarzlarda inÅŸa edildiÄŸini ifade eden Dr.Fasih Dinç : Bir Süryani ile Ermeni’nin veya Müslüman’ın evleri arasında semboller dışında bir farklılık yok. ÖrneÄŸin bir tanesi haç koyuyor evin giriÅŸine diÄŸer gözyaşı damlası , bunlarla ayırt edebilirsiniz en fazla onun dışında genel olarak yapılar aynı ÅŸekilde inÅŸa edilmiÅŸtir dedi.”
Şehirde yaşamakla şehri yaşamak arasında ciddi fark var
Bugünkü ÅŸehir yapılarını ve unsurlarını eleÅŸtiren Dinç : “ Åžehri deÄŸerler üzerine inÅŸa etmezseniz yalnız insanlar, huzursuz yerler meydana gelir. DeÄŸerler üzerinden ÅŸehri tam anlamıyla yaÅŸamalıyız. Mesela Mardin’de “Abbara” vardır, insanlar buralarda karşılaşır sohbet ederler biz bunu kaybettik. Meskeni dikkate alarak inÅŸa ettiÄŸimiz ÅŸehirlerde maalesef bu gibi insani iliÅŸkileri görmek çok zor” diye konuÅŸtu.
Yazar: Fasih Dinç |
07-10-20 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||